10/02/2002 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Yazarlar
10.02.2002
Oktay EKŞİ
Hak yemeyelim
  
oeksi@hurriyet.com.tr
 

BİZDE galiba ortak bir ‘‘şikáyetçi olma’’ kültürü var. ‘‘Sen önce şikáyet et... Gerisini sonra düşünürsün’’ der gibiyiz.

Beceriksizliğimizden pek emin olduğumuz için mi? ‘‘Ağlamayana meme vermezler’’ sözü iliklerimize kadar işlediğinden mi? Her nedense fotoğrafın orijinalini değil de -eski deyimle- arabını pek severiz.

Afyon-Sultandağı depremi bu huyumuzu bir kere daha sergiledi:

Örneğin, Başbakan Yardımcısı Sayın Mesut Yılmaz bile, deprem bölgesini gezerken özellikle Kızılay'a çok haksızlık etti. Bu yardım kuruluşunun ‘‘görevini tam olarak yapmadığını’’ ileri sürdü.

Gerçi hem Başbakan Ecevit, hem de Meclis'e MHP Afyon Milletvekili olarak giren Bayındırlık Bakanı Abdülkadir Akcan, ‘‘Hayır! Kızılay görevini tam olarak yaptı’’ dedilerse de yörenin öteki milletvekilleri ucuz popülizm uğruna ağlamayı sürdürdüler.

Ağlayan bağıran ‘‘Bu ne biçim hükümet?’’ diye lafa başlayıp ipe sapa gelmez istek ve gerekçelerle insan içini karartan görüntüler de ekranlara gelince, ‘‘yine her şey kötü gitti’’ izlenimi zihinlere yerleşiyor.

Oysa daha ilk günden anlaşıldı ki hem hükümet hem de başta Kızılay olmak üzere gönüllü yardım kuruluşlarımız yaklaşık üç yıl önce yaşadığımız 17 Ağustos felaketinden ders almış olarak hemen olay yerine koştular.

Dün araştırıp sorduk:

Deprem bölgesindeki halkın ihtiyacı ne idi? Oraya yardım ne ölçüde ve ne zaman yapıldı, öğrenelim istedik.

Kızılay Genel Başkan Vekili Fadıl Ünver bize net ve açık yanıt verdi:

Afyon-Sultandağı depremi, bildiğiniz gibi 3 Şubat Pazar sabahı saat 09.11'de meydana geldi.

Kızılay ilk beş saat içinde, o zaman ihtiyaç gösterilen kadar çadır, battaniye ve diğer yardım maddelerini deprem bölgesine gönderdiği gibi o akşam özellikle Sultandağı ve Eber'de felaketzedelere sıcak yemek vermeye de başlamış.

Bölgeye yardım malzemesi dolu 281 adet TIR gönderilmiş.

Bölgede yaklaşık 25 bin konut içinde toplam 100 bin kişi yaşıyormuş. Binalardan 1258'i ağır hasarlı olmak üzere 3142'si depremden zarar görmüş. Buna göre asıl ihtiyacın yani 3 binin iki misli yani 6 bin çadırın yetip artması gerekirken Afyon Valisi ‘‘illa 20 bin çadır isterim’’ diye tutturmuş. Kızılay, ‘‘Zaten gereği yok ama, sayınız ki gönderdik, bir felaket daha olsa ne yapacağız?’’ dese de -belli ki- dinletememiş. Böylece felaketten zarar görmeyen uyanıklar dahil isteyene hem çadır hem de 11 bin 682 adet katalitik soba ile 50 bin adet battaniye dağıtılmış.

Depremzedelere elbet üzülüyoruz ama depremi bahane edip devleti veya Kızılay'ı soyacak kadar çakal olanlara da birilerinin ‘‘dur’’ demesini istiyoruz.


Oktay EKŞİ
Tüm yazıları
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Hep bir numara küçük gelen bacaklar
 
    Abdülkadir Küşin
  Enflasyondan da KDV alıyorlar
 
    Ali Atıf BİR
  Margarin pazarında işler bildiğiniz gibi değil
 
    Ayşe  ÖZEK KARASU
  Bin Ladin tipi otomobil
 
    Bekir COŞKUN
  Havalar nasıl olsun?..
 
    Doğan HIZLAN
  Hatıra cimriliğine hakkımız var mı?
 
    Doğan ULUÇ
  Zengin koca avlama sanatı
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Kurbanı başkalarına kaptırmayın
 
    Ercan KUMCU
  Kitapların yazdığı gibi bankacılık
 
    Erkan ÇELEBİ
  Daireye pahalı, villaya ucuz doğalgaz tartışması büyüyor
 
    Ferai TINÇ
  Saddam'ın yanıtı ve gerçekler
 
    Gila BENMAYOR
  İranlı gazeteciler güçlü oldukları için hapisteymiş
 
    Hadi ULUENGİN
  İki virüs
 
    Yurtsan ATAKAN
  İnternet reklamcılığı ukala dahilerini arıyor
 
    Muharrem SARIKAYA
  Afet kararnamesi depremi
 
    Murat BARDAKÇI
  Suudiler Ecyad’ı yıktı, sıra Suriye’deki Türk Mezarı’nda
 
    Nurten ERK
  Oyak'ın lojistik savaşında hedefi 1 milyar dolar
 
    Pakize SUDA
  Düzlük
 
    Sedat ERGİN
  ABD, Irak'ı ne zaman vuracak?
 
    Tuğrul ŞAVKAY
  Tire köftesinin sırrı
 
    Uğur CEBECİ
  A380 krizi yendi
 
    Yalçın BAYER
  Polisimizi de Arap yaptılar
 
    Yasemin BORAN
  Öldükten sonra doğan adam
 
    Özdemir İNCE
  Türkiye’yi Noam Chomsky’nin ipiyle asmak
 
    Oğuz ARAL
  Umut fakirin ekmeği mi, yoksa pastası mı?
 
    Devrim SAĞIROĞLU
  Çin işkencesi
 
    İbrahim Bilik
  Puro nasıl tadılır?
 
    Sevgi'nin Diviti
  Küçük bir mücevher dersi
 
    Serdar TURGUT
  Karşınızda Dennis Miller
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com