|
TÜRK kamuoyunun, ABD'nin Irak'a vuracağına kesin kanaat getirdiği ve müdahalenin gerçekleşmesini bir an meselesi olarak gördüğü anlaşılıyor.
Bu nedenle borsa altüst oluyor, şirketler savaş ortamında nasıl davranacakları konusunda en kötü durum senaryoları hazırlıyorlar.
Şimdi, ‘‘ABD Irak'ı vuracak mı?’’, ‘‘Vurursa, müdahale ne zaman olabilir’’ sorularına yanıt arayalım.
Bu konudaki nihai kararı verecek olan ABD Başkanı George Bush, henüz bu kararını olgunlaştırmış değil. Halen muhtelif seçenekleri tartmakla meşgul.
Ancak Başkan Bush, müdahale seçeneğine yönelirse, kararı uygulamaya koymak için önümüzdeki yazın ortasını geçmemek durumundadır.
Bunun nedeni, önümüzdeki kasım ayında yapılacak olan kongre seçimleridir. Amerikan iç politikasından kaynaklanan nedenlerle, işin sonbahara sarkmaması gerekiyor.
* * *
Bush'un karar alma takviminde kritik nokta, Başkan Yardımcısı Dick Cheney'nin önümüzdeki mart ayının ortasında bölgeye yapacağı ziyarettir.
Cheney, bu ziyaret sırasında, Türkiye de dahil olmak üzere çoğu Irak'ı çevreleyen 11 ülkeye ayak basacaktır.
Belli ki Cheney, bölgedeki ülkelerin askeri seçeneğe bakışını öğrenmeye, ayrıca müdahale olursa, bu ülkelerin ABD'ye ne gibi lojistik imkánlar sağlayabileceklerini ölçmeye çalışacaktır.
Başkan Yardımcısı'nın bu geziden Washington'a götüreceği izlenimler, Başkan Bush'un kararının şekillenmesi açısından büyük önem taşıyor.
Önemli bir nokta daha: ABD, müdahale kararı alırsa, harekát tarzı uzaktan seyir füzeleriyle ya da bombardıman uçaklarıyla sınırlı hedeflere dönük bir ‘‘havadan savaş’’ olmayacaktır.
Bütün işaretler, muhtemel bir harekátın kara unsurlarını da içereceğini, bunun gerçek anlamda arazide icra edilecek bir savaş olacağını gösteriyor.
Bu tür bir kara harekátının sürpriz saldırıyla açılması olasılığı uzaktır. ABD, önceden Irak'ın yakın çevresinde tahkimat yapmak zorundadır.
Bütün bu faktörler, bizi harekátın hazırlığında ‘‘başlama vuruşu’’ için ilkbaharın sonuna doğru bir zaman dilimine götürüyor.
* * *
Yığınağın başlaması, savaşın muhakkak çıkacağı anlamına da gelmiyor. Şu nedenlerle:
ABD açısından hedef, Irak'ın kitlesel imha silahlarına sahip olup olmadığının anlaşılması için bu ülkenin kapılarını BM denetimine açmasıdır.
Irak, son ana kadar beklemeyi tercih edecektir. Çünkü, ABD'nin kendisine dönük niyetlerinde ne ölçüde ciddi olduğunu ölçmeye çalışacaktır.
Bağdat, aynı zamanda ABD'nin uluslararası alanda yalnız kaldığı bir ortamın oluşmasını da beklemek isteyecektir.
Irak Lideri Saddam Hüseyin'in, vurulacağını hissettiği anda kapılarını ani bir kararla BM denetimine aralaması ve diplomatik manevraların devreye girmesi, harekát hesaplarını altüst edebilir.
Dolayısıyla, bu ‘‘en son dakika’’ya kadar gerilim eşiğinin daha bir hayli tırmanması muhtemeldir.
Irak'ın bu stratejide ABD açısından ‘‘geri dönülemez nokta’’yı kestirememesi, Bağdat açısından çok ciddi bir muhasebe hatası olur. |