09/02/2002 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Anasayfa Son Güncelleme 23:43
09.02.2002
Depremin şiddeti 7.0 ile 9.0 arasındaydı

Selçuk Üniversitesi (SÜ)Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yüksel Aydın, Afyon depreminin Akşehir-Sultandağı fay zonunun hareketlerine bağlı olarak oluştuğunu belirterek "Sultandağı, Eber ve Çay çevresinde depremin şiddeti 7.0 ile 9.0 arasındadır" dedi.

Prof. Dr. Aydın, SÜ Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Jeoloji Mühendisliği üyelerinden Prof. Dr. Hükmü Orhan, Yrd. Doç. Dr. Yaşar Eren, Yrd. Doç. Dr. Adnan Özdemir, Yrd. Doç. Dr. Rahmi Aksoy, Yrd. Doç. Dr. Güler Göçmez, Yrd. Doç. Dr. Ahmet Turan ve Yrd. Doç. Dr. Kerim Koçak'tan oluşan ekiple birlikte Afyon deprem bölgesinde inceleme yaptıklarını söyledi. 

Yapılan incelemeler sonucu ortaya koydukları raporla ilgili A.A muhabirine açıklamada bulunan Prof. Dr. Aydın, yıkılan binaların daha çok Çay Deresi'nin oluşturduğu gevşek kumlar üzerineki yapılar olduğunun tespit edildiğini belirtti. 

Aydın, şunları söyledi: 

''
Ana ve sonraki artçı depremlerle yörede Dereçine Beldesi'nden başlayarak Sülümenli Beldesi'ne kadar 50 kilometre uzunluğunda ve yaklaşık 20 kilometre genişliğindeki bir alanda değişen oranlarda hasar meydana gelmiştir. Hasarlar genellikle KB-GD doğrultusunda oluşmuştur. Sultandağı, Eber ve Çay çevresinde depremin şiddeti 7.0 ile 9.0 arasında değişmekte olup en fazla Çay'da hasara yol açmıştır. Sultandağı ile Eber arasında hasar daha çok yükseltilerden itibaren Akşehir-Afyon havzasına doğru gelişmiş, havza çökellerine göre nispeten biraz daha sağlam alüviyal yelpaze çökelleri üzerinde bulunanyapılarda oluşmuştur.''

''BÖLGEDEKİ SIVILAŞMA HASAR VE CAN KAYBINA NEDEN OLDU''

Bölgedeki sıvılaşmanın hasar ve yıkımların ana nedeni olduğunu da anlatan Aydın, ''Arazi gözlemleri sırasında yüzey kırıklarına Çay İlçesi'nde rastlanılmıştır. Bu kesimde yüzey kırıkları yaklaşık 10 metre genişliğinde ve 3 kilometre uzunluğunda bir zon içerisinde N 50-70 derece E doğrultusu olarak izlenmiştir'' diye konuştu. 

Bölgede meydana gelen orta büyüklükteki depremin yol açtığı hasar ve can kaybının asıl nedeninin yanlış yer seçimi ve binaların yapısı olduğunu ifade eden, Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü: 

''
Bu nedenle yeni yerleşim alanları oluşturulurken, yer seçiminin mutlaka uygun jeolojik ve jeoteknik etütler yapıldıktan sonra gerçekleştirilmesi, alüviyal zeminler üzerinde çok katlı yapılaşmalaraizin verilmemesi gerekir. Bölgede oluşan 2000 ve 2002 tarihli depremler, Akşehir-Sultandağı fay zonunun, Akşehir'den itibaren kuzeybatıya doğru olan kesimlerinin kırılmaya devam ettiğini göstermektedir. Akşehir-Sultandağı fay zonunun kuzeybatıya doğru devamı olan kesimlerin çevresinde, yerleşim alanları için bir tehlike oluşturulabileceği düşünülmelidir.''

Prof. Dr. Aydın, Akşehir-Sultandağı fay zonunun kırılmasıyla oluşabilecek bir depremin Konya'yı da etkileyebileceğini sözlerine ekledi.

 
(aa)


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com