  |
| |
‘Gölün suyu dingin. Hava hafif sisli. Yaprakların taze yeşili dağların soluk mavisi üzerine düşüyor... Bir tekne geçiyor. Gülüşmeler duyuluyor. İnsanlar eğleniyor. Yaşamlarından bir andır bu, dünyanın tarihinden bir an.
Mevsimlerin ve mevsim sevinçilerinin dönüşü. Mor menekşe derlemek, bülbülün ötüşünü dinlemek. Toy kırlangıçların uçuş derslerine tanıklık etmek. Biraz da hüzünle, sağanların bizi terk edişini, mor çiğdemlerin nemli topraktan bitişini gözlemek’.
‘Sol parmağım sağ bileğimin tüzerinde, yüreğimin atışını duyumsuyorum. Uzun bir an, doğumumdan beri bana eşlik eden, varoluşumun yapısında bulunan bu sadık ve kaçınılmaz ritmi dinliyorum.’
Bu ritmi bana aktarmış olan ana-babamın ve büyük ana-babalarımın hiç kopmayan zincirlenişi boyunca, başparmağımın altındaki bu vuruş beni doğrudan doğruya yeryüzü yaşamının uzak geçmişine bağlıyor, yüz milyonlarca yıl süren bir öykünün içine sokuyor.’
‘Ben Dünya’nın öyküsünün bu kesin anında yer alıyorum. Bu yürek atışının bana sağladığı bilinç meşalesini altmış yıl boyunca taşıyordum. Bir sürü başka insanın yüreği atmaya başlarken, benden önceki birçok başkası gibi benim yüreğimin atışı da duracak. Dünya üzerindeki yaşamın eşsiz serüveninin döngüsü bu.’
‘Gelip geçici bir kişide bilincin ortaya çıkışının gizemi. Bu başarının kuşaklar boyu sürüp gidişi. Peki ne zaman için?’
‘Güzel doğada mı? Güzellik dünya ile onu algılayan insanoğlunun buluşmasından doğar.’Çılgın bir ot gördüm/Adını öğrendiğimde/ Onu daha güzel buldum’. Görünce güzelleşti, adlandırılınca daha da güzelleşti... Güzellik insanın bakışından kaynaklanır. Ne ki insanın bakışı da doğadan kaynaklanır. ‘
‘Fizik, kimya, biyoloji, atomlarımızın, moleküllerimizin ve hücrelerimizin kendiliğinden bildiklerini yeniden ‘keşfetmeye’ çalışır. Acaba bizim bilmediğimiz daha neleri biliyorlardır?’
‘Hayvanların becerilerinin bilimsel olarak araştırılması bize gösterdi ki onların da doğayı olağanüstü bir incelikle kullanma yetenekleri var. Böylece teknolojik düzeyimizin onlarınkinden ne kadar geride olduğunu keşfettik...’
* * *
Tübitak Popüler Bilim Kitaplığı uzun soluklu ve kaliteli bir yayıncılığın sonunda 150. kitabına ulaştı. Bunun anısına da Fransız astrofizikçi, kozmoloji dersleri veren Reeves’in günlüklerinden kitaplaştırdığı, bir çeşit ‘kozmik dua’ kitabını yayımladı. Yukarıdaki sözcükleri, bu kitabın içinde gezinirken gelişigüzel alıntıladık. Yazar,
‘BOŞLUK bakışımın biçimini alıyor’ adının, Paul Eluard’ın bir şiirindeki ‘Boşluk bakışlarımın biçimini taşıyor’ dizesinin serbest yorumu olduğunu vurguluyor.
Yazar büyük bir sessizlikle varoluşu yudumluyor tümcelerinde. ‘Geçen Zaman’ içinde dolaşıyor, doğayı bütün saflığıyla gözlemliyor; duyuları ve düşünceleri ile doğanın birlikteliğinin izleri üzerinde dolaşıyor.
Sessiz ve sakin.
Ve ‘Varoluşun geçiciliğinin bilinci, şimdiki ana değer katar’ diyor.
Bir solukta biten bu kitabı okuyun. |