|
Otomatik dedektiflerden oluşan bir elektronik dedektifler ordusu, İnternette izinsiz olarak kitap, fotoğraf ve müzik yayınlayanların izini sürmeye hazırlanıyor.
Amerikalı araştırmacılara göre, İnternette her yıl izinsiz kopyalanan müzik, metin ve fotoğrafların telif haklarının değeri yaklaşık 20 milyar dolar civarında. Bu sayısal ganimetin gizlenmesi amacıyla, bilgisayar korsanları dosyalara sahte adlar veriyorlar; dahası, bunları ayırıp, farklı sunuculara bile dağıtabiliyorlar.
Parmak izi
Korsanlığı engelleyici teknoloji konusunda anlaşmaya varılması yönünde bugüne dek gerçekleştirilen tüm girişimler başarısız olduğu gibi, yasal kullanıcıların silemeyecekleri sayısal ‘filigranların’ elde edilmesinde de kimse başarılı olamadı.
Şimdi Oxford yakınlarındaki Netsertion şirketi bu soruna bir çözüm getirdiğine inanıyor.
Dosyaları bir filigranla etiketlemek yerine, içeriğini çözümleyip bundan o dosyaya özgü bir kimlik şifresi, ya da telif hakkına sahip kişiye kayıtlı bir parmak izi oluşturuyor. İzinsiz kopyalanan kitap ya da müzik, dosya değiştirilmiş ya da yeniden adlandırılmış olsa bile, aynı parmak izini taşıyor.
Özgün dosyanın özellikleri örneklenip, ardından derlenip kısaltıldığında ortaya çıkan sayısal parmak izi bir veri tabanına depolanıyor. Daha sonra Web Örümcekleri adı verilen programlar, Ağ’ı sürekli tarayarak karşısına çıkan dosyalardan parmak izi örnekleri alıyor. Bu örneklerden herhangi biri Netsertion’un veri tabanındaki bir parmak iziyle uyuştuğunda, o dosyanın benzer bir içeriği olduğunu ve dolayısıyla sahibinin telif haklarını çiğneyebileceğini ortaya koyuyor. Bu aşamada nasıl bir yol izleneceğine karar vermek telif hakkını elinde tutana bırakılıyor.
Binlerce korsan
New Scientist’te yayımlanan habere göre, ilk deneylerde binlerce korsan dosyanın saptandığına dikkat çeken Netsertion sözcüsü, korsanların daha şimdiden parmak izi örümceklerinden kurtulmaya çalıştıklarını belirterek, ’Olay, otomatik detektiflerle korsanlar arasındaki bir saklambaç oyununa dönüştü,’ diyor. |