19/01/2002 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Bilim
19.01.2002
Beyin inmesi 7 şiddetinde bir deprem
 

Beyin inmelerinde ilk üç saat içinde başvuru ve acil müdahale, hastanın yaşama şansını büyük ölçüde artırıyor.

Ülkemizin saygın deprembilimcisi Aykut Barka uğradığı beyin inmesiyle bütün Türkiye'yi üzdü. Barka'nın bir şanssızlığı da, hastalığının, beyin hastalıkları içinde azınlık bir gurup içinde bulunması. "Diseksiyon" diye bilinen bu beyin hastalığının temel özelliği aniden gelişmesi ve hızla seyretmesi. Bazen erken müdahale bile hastayı kurtarmaya yetmeyebiliyor.

Barka, evde bir baş dönmesi yaşadı, sağ kolunda beceriksizlik ve güçsüzlük ve hafif konuşma bozukluğu (pelteksi) şikayetleri ile Marmara Üniversitesi Nöroloji Bölümüne başvurdu. Yanında yakınları vardı. Türkiye'nin böyle acil beyin inmeleri için en donanımlı, 24 saat hemen müdahale yapabilecek bir örgütlenme yapısına sahip en iyi bölümlerinden biri olan burada, ilk tetkikler hemen yapıldı. Beyin MR'ları çekildi.

Nörologlar beyinde akut inmeden şüphelendi. Yani beyin damarlarında önemli bir tıkanıklık olabilirdi. Böyle akut durumlarda erken dönemde yapılan özel bir teknik uygulandı, damar tıkanıklıklarını gösteren difüzyon incelemeleri yapıldı, önce herhangi bir bulgu saptanamadı. Ancak hastanın beyin damarları tıkanıklığı geçirdiğini gösteren güçlü işaretler vardı. Vakit geçirilmeden heparin infüzyonu, yani kanı sulandırıcı tedaviye geçildi.

Tam tıkanma

Kalpten veya boyun damarlarından kaynaklanan bir "emboli atması", yani bir pıhtının beyin damarlarına gitmesi mümkündü. Bu pıhtının ilerlemesine engel olabilecek heparin tedavisine devam edildi. Beyin damarlarını ayrıntılı görüntülemek için kasık damarından girilip selektif olarak beyin damarlarını gösteren inceleme yapıldı. Ve sol karotis arterde (şah damarda) diseksiyona bağlı tam tıkanma saptandı.

Tekrarlanan beyin MR görüntüleri, hastanın tedavisine rağmen beyinde yeni iskemik enfarkları (başka tıkanıklıklar) gelişiyordu.

Hastanın beyni besleyen ön sol ana damar (karotis) duvarında diseksiyon tabir edilen damar tıkanma biçimi söz konusuydu.

Nasıl oluyordu bu? Damar bir kaç tabakadan (yapraktan) oluşur. Diseksiyon, damarın iki tabakası arasında bir kanama olması, kanamanın ilerleyerek damar kan akış yolunu (lümen) bazen tamamen tıkayacak şekilde oluşuyordu. Yani bası sonucu damarın çeperi giderek daralıyor ve kan akışı engelleniyordu.

Acil müdahale

Böyle büyük damardaki tıkanıklık önemli: Konuşma merkezi, bedenin sağ yarısının motor hareket yetisini yöneten merkez, duyu merkezi orada. Karotis arter (şah damarı) disseksiyonu, beyin damar hastalıkları arasında yaklaşık yüzde 3'lük bir küçük grubu oluşturuyor. Damarın tam tıkandığı durumalarda kanı sulandırmanın, tansiyonu yüksek tutarak kan basıncını ve dolayısıyla kanlanmayı arttırmanın ve beyni koruyucu ilaç vermenin dışında, bilinen bir tedavi yöntemi yoktur. Ana damarda tıkanıklık sürdüğü sürece, beyni besleyen küçük damarlar beslenemiyor ve onlar da tıkanmaya başlıyor.

Ancak, beyin damar sisteminin kendisi diğer kan damarları aracılığıyla bazen, kansız kalan bu beyin bölgelerini beslemeye çalışıyor, yan damarlar devreye girebiliyor ve bir çok olayda da, bedende bazı hasarlar bırakarak da olsa gerekli kanlanmayı başarıyor ve hasta kurtulabiliyor. Tıp, beyne, bu sorunun üstesinden gelmesi için yardımcı oluyor, ancak her zaman tıbbın ne yazık ki durduğu ve bekleyişe girdiği anlar ve yerler var.

Böyle hastalarda bekleyiş sırasında beyinde fıtıklaşma (herniasyon) gelişebiliyor. Beyni kabaca üç bölüme ayırıyor uzmanlar. Sağ ve sol yarıküreler ile bu yarıküreleri birbirinden ayıran beyin zarı ile bu zarın beyinden ayırdığı beyincik. Beyin bu haliyle kapalı bir kutu gibi. Bir bölümünde damar tıkanıklığından kaynaklanan basınç yükselmesi olursa, bu basıncın beyinde yayılacağı bir bölge yok. Tümör veya kanama gibi nedenlerden dolayı beynin bir bölümünde basınç arttığında, beyin zarının altından beyin sapı sıkıştırılmaya başlar. Beyin sapında solunum ve dolaşım gibi en temel hayati fonksiyonları düzenleyen merkezler bulunuyor. Bu merkezler etkilendiğinde yaşam sürdürülemez bir hale gelir.

Doktorlar ani bir kötüleşme ile böyle bir fıtık oluşumunu saptıyorlar ve beyin içindeki basıncı kaldırmak ve hastayı hayatta tutabilimek için acil ameliyata girişiyorlar ve basıncı azaltıyorlar. Yani, operasyon nedene yönelik değil sonuçlarına yönelikti. Uzmanlar böyle durumlarda ameliyattan sonra kafa içi basıncını düşürebilmek için hastayı uyutarak koma durumunda tutabiliyorlar.

Tıkayıcı ve kanayıcı

Herkesin kan damar yapısı farklı, örneğin bazı damarların yapısı ve dolayısıyla damar destek duvarı da zayıf olabiliyor. Bu farklılık esas olarak doğuştan geliyor ve önceden belirlenemiyor. Yüzde üçlük ani beyin inmesi grubu hastalarının yüzde 25'i tedavi altındayken bile kaybedilebiliyor. Yani kaybedilme riski oldukça yüksek bir gurup. Kurtulan hastaların yarısı sakat kalıyor.

Beyin damar hastalıkları, tıkayıcı ve kanayıcı olarak iki büyük gruba ayrılıyor. Tüm beyin damar hastalıklarının yüzde 70'i tıkayıcı özellik taşıyor. Yani, pıhtı damarı tıkıyor ve kan akışını engelliyor. Yüzde 27'si kanayıcı olanlar, disseksiyonun da içinde olduğu diğer grup yüzde 3'ü oluşturuyor.

Üçte bir ölüyor

Sinir cerrahı Yard. Doç. Dr. İlhan Elmacı'nın verdiği bilgilere göre, ABD'de her yıl 500 bin serebro vasküler, yani beyin damar hastası vakası bildiriliyor. Bunların 400 bini tıkanma ile giden damar hastalıkları.

Bu 500 binden yaklaşık 175 bini de her yıl kaybediliyor. Hastalıklar arasında dünyada üçüncü ölüm nedeni. Kurtulanların önemli bir kısmı sakatlıkla yaşamlarını sürdürüyor. ABD'de 1988 yılı istatistiklere göre, beyin inmesine bağlı sakat olup yaşamını sürdüren 2 milyon 120 bin insan var. Bunların önemli kısmı da bakıma bağımlı olarak yaşamlarını sürdürüyor.

Kanayıcı beyin damar hastalığı grubunda kanamaların yarısı beyin kanaması denilen beyin dokusu içinde gerçekleşen cinsi. Bunun da en önemli nedeni yüksek tansiyon. Kanamaların diğer yarısı ise zarın içinde oluyor.

Örneğin şarkıcı Ebru Gündeş'inki zar içinde gerçekleşen kanamaydı. Beyin zarı içinde olan kanamalar yüzde 70 civarında anevrizma, yani baloncuk biçiminde gerçekleşiyor. Damarın en zayıf yerlerinden biri olan dallanma noktasında, beyin damarının duvarında baloncuk oluşabiliyor.

Halen hastanede yatan ve tehlikeyi büyük ölçüde atlatan Tuna Huş'ta ise kalpten kaynaklanan bir pıhtı nedeniyle oluşan damar tıkanıklığı söz konusuydu. Tuna Huş’ta da kafa içi basıncı düşürmeşe yönelik müdahale yapıldı. Tuna Huş hala yoğun bakımda olmasına rağmen durumu giderek düzeliyor.

Derhal hastaneye

Şu veya bu nedenle beyin inmesi geçiren hasta derhal serebro vasküler (beyin damar hasatalıkları) acil müdahale ünitesi tam teşekküllü bir hastaneye kaldırılmalı (Bu ise İstanbul’da tıp fakültesi hastanelerinde ve Bakırköy Ruh ve sinir hastalıklaır Hastanesinde var) ve çok acil müdahale edilmesi gerek. Zaman, hastanın kurtarılması açısından bir numaralı faktör. Cerrah İlhan Elmacı'nın verdiği bilgiye göre, örnek olarak anevrizma oluşan hastaların

yüzde 15'i olay yerinde ölüyor, çünkü atak çok güçlü oluyor.

yüzde 15'i hastahaneye intikal etmesine rağmen ilk 24 saat içinrde kaybediliyor.

Geri kalan yüzde 70'in yüzde 15'i, 24 saatle iki hafta içinde kaybediliyor. Eğer tedavi etmez ve hastalığı doğal seyrinde bırakırsanız, iki yıl sonunda sadece yüzde 15'lik bir grup hayatta kalıyor. Elmacı "Bu nedenle biz ilk 24 saatte cerrahi müdahaleyi zorunlu görüyoruz’ diyor. Kendi bölümleri, haftada ortalama 30 ameliyatla Türkiye'de en fazla ameliyat yapan tıp fakültesi bölümlerinden biri.

Yard. Doç. Nazire Afşar, bir çok kimsenin günlük hayat içinde yoğun baş dönmesi, küçük uyuşma vb gibi küçük çaplı, geçici beyin inme atakları geçirdiklerini, aslında bunların güçlü bir beyin inmesi olayının ön habercisi olabileceğini, ancak insanların genellikle bu işaretleri dakikalar veya saatler içinde geçirdikten sonra doktora başvurmadıklarını ve böylece riski büyüttüklerini belirtiyor.

İnme belirtileri

Bedenin sol ya da sağında ya da el ve ayak gibi ekstremitelerinde ani gelişen güçsüzlük, felç, uyuşma, his kayıpları.

Görmede kayıp, tek gözde ani gelişen görme kaybı, sol ya da sağ yarıyı iyi görememe.

Konuşma bozukluğu;, sarhoşvari, tutuk konuşma, ses çıkaramama veya konşulanı anlamama.

Şiddetli baş dönmesi, dengesizlik.

Bütün bunlar damar tıkanıklığını önceden haber veren olaylar. Yard. Doç. Dr. Neşe Tuncer ‘Hasta bu işaretleri görünce hemen başvurmalı, bizim bu ön işaretlerle gelen hasta grubu için yapacağımız çok şey var, büyük inmenin bertaraf edilme şansı çok yüksek. İnme geçiren hastaya ilk üç saat içinde pıhtı eritici tedavi yapabilirsek, yine başarı şansı artıyor. Ancak bu süreyi kaçıran hastada enfark yerleşmiş oluyor ve ilk müdahale şanslarını yitirmiş oluyorlar. Birinci saatte damarın açılma şansı daha yüksek, 2. ve 3. saatlerde ve sonralarında bu şans giderek azalıyor" diyor.

İlk müdahaleyi onlar yaptı

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ve Nörüşirürji bölümünün damar araştırmaları ve eğitimi laboratuvarının kaynağa ihtiyacı var. Dr. İlhan Elmacı, "mikroskop altında cerrahi eğitimi veriyoruz, burada 6 aylık mikroşirürji eğitimi veriyoruz. Ayrıca, kanayıcı ve tıkayıcı damar hastalıklarıyla ilişkili araştırma programlarımız var." diyor. Laboratuvarlarının bütün bunların üstesinden gelmek için donanıma ihtiyaçları var. Bu deneysel bilimsel çalışmalarda kan basıncı, vücut ısısı ve benzeri parametreleri izleyecek moniterasyon ve beyin kan akımlarını ölçmek için doppler cihazı gerekiyor. Maddi destek, bu araştırma ve eğitim çalışmalarını ateşleyecek. Bu destek için doktor İlhan Elmacı’ya başvurulabilir.

YÜKSEK TANSİYONUN BEYİN DAMARLARINA ETKİSİ

Damar sertliği

Kanın büyük bir güçle basınç yaptığı damar duvarı esnekliğini kaybeder. Duvar kalınlaşır, damar içi daralır ve kan akışı hızı azalır.



Pıhtı oluşumu

Kan basıncı çok yüksekse damarın duvarına hasar verebilir. Yağ ve kolesterol (plak) da bu hasarlı bölgelerde toplanır. Kan hücreleri bu plaklara yapışır. Pıhtı denen bir kütle oluşur. Ve kanın damar içindeki akışını engeller.



Damar çatlaması

Bazen kan damar duvarını zayıflatacak kadar güçlü akar. Damar küçük veya hasarlıysa duvar çatlayabilir. Ve kan dıştaki dokulara sızar. Hücre ölümleri başlar.



Aykut Barka, çeşitli beyin damar hastalıkları içinde, aniden gelişen ve etkisi ağır olan yüzde 3'lük şanssız grup içinde bulunuyor.

Barka'yı etkileyen beyin inmesi veya beyin damarları tıkanıklıkları, dünyada kanser ve kalp hastalıklarının ardından üçüncü büyük ölüm nedeni.

Doktorlara göre, beyin damarları sağlığına önem verilmesi, damar tıkanıklığı risk gurubu içindeki insanların beslenme ve yaşam biçimlerine dikkat etmeleri durumunda, bu öldürücü hastalık belirli ölçülerde denetim altına alınabilir.

Hastanede beyin inmelerine müdahale edecek bir ekip hemen her saat ulaşılabilir olarak bekliyor.  

Risk faktörleri

Yaşam ve beslenme biçimleri, beyin damar sağlığını olumlu veya olumsuz bir şekilde etkiliyor. Beyin damar tıkanıklığı için risk faktörleri arasında şunlar var:

 Sigara.

 Yüksek tansiyon.

 Şeker hastalığı.

 Kan yağları yüksekliği.

 Şişmanlık.

 Stres.

 Kalp ritm bozuklukları, enfarktüsleri, kalp kapak hastalıkları, özellikle gençlerde romatizmal kapak hastalıkları, pıhtılaşmayı kolaylaştırıcı hastalıklar.

 Bazı ilaçlar, örneğin uygunsuz kullanılan doğum kontrol hapları, beyin damar hastalıkları eğilimini güçlendiriyor. Damarın doğuştan getirdiği kendi özelliği bu etmenlerle birlikte risk grubunu oluşturuyor.

Nörolog doktorlar Neşe Tuncer ve Nazire Afşar, kent hayatının stresi artırdığını, fast-food beslenme biçimlerinin kalp, beyin ve boyun damarları sağlığı için hiç önerilmediğine dikkati çekiyor. Yukarıda sayılan riskler ve diğer alışkanlıklar inmeyi arttıran nedenler arasında. Kadınlarda menopozdan sonra da risk artıyor. Erkeklerde ise 45 yaşından itibaren risk artıyor.

İnsanlar kendi bedenlerini tanır ve içinde bulundukları risk faktörlerini iyi bilirlerse, kolesterolü yüksek olan ve sigara içen insan gerekli önlemleri alırsa, beyin inme riskini de oldukça azaltabilir. "Biz felç ve damar hastalıkları polikliniklerimizde bu hasta risk grubuna yönelik tedaviler uyguluyoruz" diyor, Nazire Afşar.

Çağın bilinçli insanının, beyin inmesi riskini azaltabileceğine olan inancımızla, hem hastanede dünya standartlarında bir hizmet veren hem de bu arada beyin inmelerini kesin önleyecek arayışlar içinde bilimsel araştırmalarını çok yönlü sürdüren Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi beyin damar hastalıkları (Serepro vasküler) grubu üyeleri yanından, verdikleri bilgilere teşekkür ederek ayrılıyoruz.

Aykut Barka için tıp biliminin elinden geleni yaptığına inanıyoruz ve onun için dua ediyoruz...

Bu yazı için görüşülen öğretim üyeleri: Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji ve Nöroloji Anabilimdalları Serepro Vasküler Çalışma Grubu üyelerinden Yard. Doç. Dr. İlhan Elmacı, Yard. Doç. Dr. Neşe Tuncer, Yard. Doç. Dr. Nazire Afşar

 


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com