13/01/2002 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Türkiye
Piyasanet
Yeni-ekonomi
Dünya
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Ekonomi
13.01.2002
Ercan KUMCU
Gazi ve Süreyya beylerden özür diliyorum(!)
  
ekumcu@hurriyet.com.tr
 

TÜRKİYE Cumhuriyeti Hükümeti 1999 yılının sonunda IMF ile üç yıllık stand-by düzenlemesine girdi.

Verilen niyet mektubunun altına zamanın ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı ile Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel imza koydular. Bu da yetmedi. Koalisyonun üç lideri bir başka mektup yazarak niyet mektubunda yazılan her şeyi yapacaklarına söz verdiler.

Söz verilen konuların başında döviz kurunun 2000 yılında yüzde 20 artacağı ve 2001 yılının ilk yarısında ise aylık kur artışlarının 2000 yılından da daha düşük tutulacağı geliyordu. Bu çerçevede, Merkez Bankası, dalgalı kura geçene kadar gerektiğinde döviz alarak, gerektiğinde döviz satarak söz verilen çerçevede döviz kurundaki artışları sağladı.

KRİZLER

2001 yılının Şubat ayında Cumhurbaşkanı ile Başbakan'ın kavga etmesi sonucunda asabı bozulan piyasa döviz almaya kalkınca, döviz kurları yükselmesin diye, IMF programı çerçevesinde, Merkez Bankası döviz satmak zorunda kaldı. Şimdi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Gazi Erçel'i döviz satıp devleti zarara uğrattığı gerekçesiyle mahkemeye veriyor.

2000 yılının Kasım ayında çıkan krizde Merkez Bankası'nın piyasaya likidite vermemesini bu köşede çok eleştirdim. Yetmedi. Mahfi Eğilmez ile birlikte kasım ve şubat krizlerinin nasıl çıktığını ve ne yapılsaydı çıkmayacağını anlatan bir kitap yazdım. O da yetmedi. IMF'nin Merkez Bankası'nın elini kolunu bağladığını savunarak Merkez Bankası'nın piyasaya likidite vermeyip krizin çıkmasına neden olduğunu anlatan yabancı bir gazetede yazı yazdım.

Şimdi anlıyorum ki, ben yanılmışım. Eğer o dönemde Merkez Bankası doğruyu yapıp piyasaya likidite vermiş olsaydı, şimdi döviz sattığı için yargıç önüne çıkarılacak olan Gazi Erçel'in, vatan hainliğinden idamı istenecekti. O doğruyu yaptı. Kellesini kurtardı. Gazi Erçel'den geçmişteki haksız eleştirilerimden dolayı özür diliyorum(!).

VE SONRASI

Dalgalı kur sistemine geçtikten sonra Merkez Bankası'nı bu köşede çok eleştirdim. Kurlardaki istikrarın ekonomi için çok önemli olduğunu ihale yöntemi ile döviz satışının bir işe yaramayacağını savundum. Merkez Bankası'nın dövizde gerektiğinde alıcı, gerektiğinde satıcı olarak döviz kurlarını öngörülebilir bir istikrara kavuşturması gerektiğini vurguladım. Merkez Bankası bunların hiçbirini yapmadı.

Haklılarmış(!). Yapsalardı, şimdi onlar da yargıç önüne çıkacaklardı. O nedenle, geçmişteki eleştirilerimden dolayı Süreyya Serdengeçti'den de özür diliyorum(!). İktisadi açıdan yanlış yapmış olabilirler, ama hiç olmazsa yargıç önüne çıkıp avukatları zengin etmekten kurtuldular.

Yarın, yüksek faizlerle borçlanıp devleti katrilyonlarca lira zarar uğrattığı gerekçesiyle Hazine yöneticileri de mahkemeye verilebilirler. Verildiklerinde hiç şaşırmayacağım. Onlar da şaşırmasınlar. Eğer kendilerini sağlama almak istiyorlarsa, bundan sonra borçlanma ihalesi yaptıklarında Yargıtay, Sayıştay ve Danıştay gibi yüksek mahkemelerden görüş sorup Başbakan'dan yazılı onay alsınlar.

‘‘Temiz toplum’’ sloganıyla Türkiye giderek yönetilemez bir ülke haline gelmektedir. İlgilenenlere duyurulur.


Ercan KUMCU
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Haklı olmak yetmiyor
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Pazar sevişgenleri
 
    Ali Atıf BİR
  İçimden hula-hup yapmak geliyor
 
    Ayşe ARMAN
  Hangi erkek ister birlikte olduğu kadının bedenini cümle alem görsün?
 
    Ayşe  ÖZEK KARASU
  Avrupalı milli takım
 
    Bekir COŞKUN
  Kalemizi kim yıktıysa...
 
    Doğan HIZLAN
  Aman 107 tablonun akıbetine uğramasın!
 
    Doğan ULUÇ
  Kara haberler gına getirdi
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Meclis ve yargı
 
    Ferai TINÇ
  Şu sarı gelin meselesi
 
    Gila BENMAYOR
  Aman Arjantin gibi olmayalım
 
    Hadi ULUENGİN
  Sıyırtan astronom
 
    Yurtsan ATAKAN
  Zaman kötü görmeli önü
 
    Muharrem SARIKAYA
  Elektriği kim çarpıyor?
 
    Murat BARDAKÇI
  Majeste! Kábe’yi de biz yaptık, haydi onu da yık!
 
    Mustafa KUTLAY
  Larry Ellison'a ‘yılın zaferi’ni kazandıran Türk
 
    Pakize SUDA
  Bütün erkekler sübyancıdır
 
    Sedat ERGİN
  Ecevit'in Amerika ile hesaplaşması
 
    Tuğrul ŞAVKAY
  Rakıseverlere cevap hakikat şaraptadır
 
    Uğur CEBECİ
  Uçakların arkasındaki güç
 
    Yalçın BAYER
  Talay’dan yanıtlar
 
    Yasemin BORAN
  İlginç bir yemek
 
    Özdemir İNCE
  Bir yaz anısı
 
    Oğuz ARAL
  Karlar da ihtiyarlar
 
    İsmail ER
  Beşiktaş koşuyor
 
    Latif DEMİRCİ
  Press Bey
 
    Serdar TURGUT
  Son yemek
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2002 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com