|
BATI, Türkiye'ye aşırı övgüler yağdırmaya başladığı zaman bilin ki ardından bir çapanoğlu çıkar.
Genellikle de Türkiye'yi kullanmak istedikleri zaman böyle övgüler yağdırarak dolduruşa getirmeye çalışırlar.
Sonra da işleri bitince, o övgüleri ve yaptıkları vaatleri unutuverirler.
Kore'de böyle oldu.
İkinci Dünya Savaşı'nda Allah'tan devletin başında İsmet Paşa gibi bir kurt politikacı vardı da bu dolduruşlara gelmedi ve Türkiye'yi savaşa sokmadı.
Onun sayesinde büyük bir felaket yaşamaktan kurtulduk.
Körfez Savaşı'nda ise Özal, Batılıların övgülerini bile beklemeden ‘‘Bir koyup üç alacağım’’ hevesiyle kraldan fazla kralcı oldu.
Sonuçta bırakın bir koyup üç almayı, milyarlarca dolar kazık yedik.
Şimdi de aynı oyun oynanıyor.
Batı'dan yine övgüler yağmaya başladı. Washington ile Amerikan ve Avrupa basını, Türkiye'yi göklere çıkarıyor.
Aman ayağımızı yere sağlam basalım ve bu dolduruşlara gelmeyelim.
Şunu iyi bilelim ki, yarın Taliban yönetimi devrilip Usame bin Ladin belası temizlenince, yağdırılan övgüler hatta ‘‘Türkiye, Avrupa Birliği için vazgeçilmezdir’’ sözleri unutuluverir.
Biz sadece terörle mücadele edilmesine ve bu illetin kökünün kazınmasına inandığımız için bu işlerden ağzı yanmış bir ülke olarak uygar dünyanın yanında yer alalım.
Aslında bugünlerde İsmet Paşa gibi bir devlet adamına ne kadar ihtiyacımız var.
* * *
Göründüğü kadarıyla Taliban deli gömleği giymiş bir illüzyonist gibi. Kurtulmak için kıvranıp duruyor.
Tepesine bombalar yağarken bile hálá halkını kandırmaya çalışıyor.
Oysa Taliban da biliyor ki, Bin Ladin'in teröristlerinin ele geçirdiği intihar uçakları Amerika'nın kalbinde patladığı an ipi çekildi.
Taliban o andan itibaren artık ölüydü.
Bu noktadan sonra ne onun için, ne Usame bin Ladin için kurtuluş var.
Bu, Amerika ve Batı için yapılması gereken savaşın bir ayağı.
Bir de öteki ayağı var: Ortadoğu'da kini, düşmanlığı körükleyen ve terörü yaratan İsrail-Filistin boğazlaşmasını sona erdirmek.
Bunu becerebilecek tek ülke Amerika'dır.
Amerika, Ortadoğu'da Arapların içine sindirebileceği bir çözümü sağlayamazsa onların nefretinden kurtulamaz.
Bugün Amerika'nın başını belaya sokan da bu nefretin yarattığı terördür.
Washington, Ortadoğu kaynaklı terörün bu nefretin ürünü olduğunu çok iyi biliyor.
Peki o zaman neden bunun gereğini yapmıyor?
* * *
Bu sorunun yanıtı iki gerekçeye dayanır.
Amerika için Ortadoğu'da petrol ve İsrail önemlidir.
Washington bu iki unsurun güvence altında olmasını ister ve politikasını ona göre şekillendirir.
İşin geri kalan yanı Amerika için ayrıntıdır ve fazla önemli değildir.
Washington, İsrail-Filistin boğazlaşmasının nasıl önleneceğini çok iyi biliyor, ama hem petrol çıkarı hem de Amerika'daki güçlü İsrail lobisi bunu engelliyor.
Ortadoğu'yu barışa götürecek yol çok da çatallı değil.
İsrail, işgal ettiği topraklardan koşulsuz çekilirse, Filistin devletinin kurulması sağlanırsa ve 3 din için de kutsal bir kent olan Kudüs kimsenin malı olmadan özel statüye kavuşturulursa, yıllardan beri kan akan bu topraklara barış gelebilir.
Ancak barış, Arap dünyasının Amerika'ya duyduğu derin nefreti ve bu nefretin ürünü olan terörü de sona erdirebilir. |