22/10/2001 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Otoyaşam
Seyahat
Politika
21.10.2001
Fatih ALTAYLI
Yatırım yapanı yatırırlar!
  
 

TÜRKİYE niye büyümüyor, Türkiye niye yatırımları çekmiyor, Türk yatırımcı bile neden Türkiye'nin KDV'si olamayacak Bulgaristan, Suriye gibi ülkelere yatırım yapıyor diye kendi kendimize soruyoruz.

Türkiye'de üretici olmak, üretime katılan olmak ne yazık ki en büyük suç.

Türkiye'de üretmeyeceksin, katma değer yaratmayacaksın.

Yaratmaman için her şeyi yaparlar, yaratırsan da oyarlar.

İşte bir okur mektubu:

‘‘Sayın Altaylı, bu yılın ilk aylarında Türkiye'de bir iş, daha doğrusu bir fabrika kurmaya kalkıştım. Bu fabrika, Bolu'nun Dörtdivan İlçesi'nde kurulacaktı.

Bu ilçeye bağlı köylerde bol miktarda patates yetiştiğinden ve dahasını da yetiştirmeye bölge müsait olduğundan fabrikamız için burası çok uygundu.

Sağolsun, ilçede köylüler ve yerel yönetim, belediye başkanı çok destek verdiler.

Ancak ne yazık ki, bu yatırımı gerçekleştiremedik.

Maalesef bu ilçede patates işleyecek ve 3 milyon kilo patates ürünleri üretecek olan bu fabrikanın makineleri için devletimiz CIF Bedeli üzerinden yüzde 50 fon istedi.

Acaba devletimiz için gümrük mü, yoksa patates üretecek köylü mü önemli?

Üreticinin önünü böylesine kesen bir devlet, daha çoook IMF önünde el pençe divan durur.’’

Okurumun adı-adresi bende mevcut.

İşte tipik Türkiye.

Dişinden tırnağından artırmış.

Kimbilir büyük ihtimalle kredi de kullanacak ve ülkesine yatırım yapacak bir vatandaş.

Yapacağı yatırım için kendisinden yüzde 50 fon isteniyor.

‘‘Yuh’’ değil de ne?

Bırak adam yatırımını yapsın, kazandığından daha fazlasını ödeyecek.

Çalıştırdığı işçiden vergi alacaksın, SSK primi alacaksın.

Kár edecek, gelir vergisi alacaksın.

Patates üretiminden kazanacaksın.

Yok ama öyle olmuyor. Devlet enayi yatırımcının boğazına çöküyor.

Yüksek faiz ortamında yatırım yapmaya hevesli bir enayi bulmuş, bir de yüzde 50 istiyor.

Üstelik de faizler devlet yüzünden yüksek.

Devlet poposuna sahip olamadığı için yatırımcı yüksek faiz kıskacında.

Bir de üstüne yüzde elli.

Niye.

Lojmana, makam aracına, makam odası tefrişine, yandaşa verilecek ihaleye, kıyak emekliliğe kaynak olsun diye.

Benim okur yatırımdan vazgeçmiş.

Binlerce köylü mağdur.

Okurumun çok da umurunda değildir herhalde.

Götürür fabrika için ayırdığı parayı yatırır faize.

Faize yatırılan paradan yüzde elli isteyen yok.

Tam aksine, üstüne yüzde 100 veriyorlar.

Okuyan 4 çocuk kiralık ev 150 milyon lira maaş


BİR mektup da köylü okurdan.

Herkesin şikáyetçi olduğu bir ülkenin bir başka kesiminden.

Okuyun:

‘‘Sayın Fatih Bey, cuma sabahı .... şirketinde, gece 21.00'den sabah 9.00'a kadar 3 katlı bir binanın girişinde demir bekçi kulübesinde oturuyorum.

6 çocuk babası olup, 4 çocuğumun büyükleri .... Ticaret Lisesi 2. sınıf öğrencisi, kızım .... Lisesi 2. sınıf öğrencisi, .... ilköğretim 6. sınıf öğrencisi, küçüğü .... aynı okulda 2. sınıf öğrencisi.

Ben de onların babalarıyım.

Çalıştığım şirketten 150 milyon maaşla 4 öğrenci okutup, 100 milyon lira kirayla bir gecekonduda oturuyorum.

Eşimin haftada üç gün 10 milyon lira yevmiyeyle zengin evlerinin merdiven temizliğini yaparak ve çöpünü dökerek kazandığı paraya şükür diyen, yüce Atamızın milletin efendisidir dediği bir köylü yurttaşım.

O köylü efendinin durumu bu.

Ben, 3-4 milyar az diyen AK Parti Diyarbakır Milletvekili Abdülkadir Aksu gibi az çok maaşın telaşında değilim.

Eğer günde 7 ekmek alacak parayı kazanabilirsem mutluyum.

Bunu alamadığım zaman eşimden ve çocuklarımdan utanıyorum.

Ama ben niye utanayım ki diyorum.

O vekillik sıfatını taşıyıp, o sıfatın hakkını veremeyenler utansın diyorum.

İşte ben böyle çaresiz bir köylü efendi vatandaşım.

Faksım da yok!’’

İşte milletin efendisinin hali.

150 milyon maaş.

4 çocuk okutuluyor.

Aslen Adıyamanlı.

Mecburen Antalya'da.

3-4 milyar değil, günde 7 ekmek peşinde.

Alamazsa eve yüzü yerde gidiyor.

Sizce de utanması gereken o mu?

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?


Çektiklerimiz, çekeceklerimizin garantisi olmadığı zaman.

Fatih ALTAYLI
Tüm yazıları
    Ayşe ARMAN
  Her şeyi bilen adam değilim
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Ben olduğum yerde duruyorum!
 
    Doğan HIZLAN
  Yargıcın korsana örnek cezası
 
    Enis BERBEROĞLU
  Türkiye kartı neden önemli?
 
    Erdal SAĞLAM
  Kararlar artık açıklanmaya başlıyor
 
    Erkan ÇELEBİ
  Bayındır Hayat: Ayaktayız
 
    Ferai TINÇ
  CIA Ankara'da, Iraklı ajan sorguladı
 
    Dr. Gündüz TEZMEN
  Akupunkturun temelindeki felsefe (2)
 
    İsmet SOLAK
  Kafayı kuma gömmek yetmez!
 
    Nurten ERK
  Bill Gates'e rakip olan Türk kadını
 
    Tufan TÜRENÇ
  Paşa'nın kulakları çınlasın
 
    Yasemin BORAN
  Merkür’ün özel etkisi
 
    Güzin  Abla
  Aileler anlaşamadı
 
    İlhan SÖYLER
  Kolombiyalı
 
    Korkut GÖZE
  Büyük suç...
 
    Vahap MUNYAR
  Derviş'in faturası Çiller'den 20 milyar dolar daha ağır
 
    Yener SÜSOY
  Bizim kuşak doğal güzeldi
 
    Serdar TURGUT
  11 Eylül önceden biliniyor muydu?
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2001 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com