22/10/2001 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Otoyaşam
Seyahat
Gündem
21.10.2001
Serdar TURGUT
11 Eylül önceden biliniyor muydu?

GİZLİ dosyaların açılmasıyla birlikte, yarım asır süren çalışmalar sonucunda artık şu gerçek kanıtlarıyla biliniyor: ABD, Pearl Harbor saldırısının olacağını önceden biliyordu.

Japonların saldıracağına dair birçok istihbarat bilgisi, değişik kanallardan ABD'ye gelmişti.

Buna rağmen saldırının önlenmesi için bir şey yapılmadı. Buraya kadar yazılanlar gerçekler. İçinde spekülasyon, komplo teorisi yok.

Amerika'nın saldırının olacağını bildiği halde neden harekete geçip bunu engellemediği sorusuna verilen iki cevap var.

1- Amerikan yönetimi içinde o dönemde de büyük bir dağınıklık vardı. Birçok birim birbirinden bilgi saklıyordu. Saklanmayan bilgilerin akışında da sorunlar yaşanıyordu. Dolayısıyla saldırının olacağı haberi geldiği halde harekete geçilmemesinin nedeni bu yönetim dağınıklığıydı.

İlk teori bu. Birçok tarihçi bu açıklamayı kabul ediyor.

Ancak ikinci bir açıklama daha var ki, o çok daha kritik. Bunu kabul edenlerin sayısı da hayli fazla. Onlar da ciddi bilim adamları.

2- Amerikan toplumu, İkinci Dünya Savaşı'nı kendi meselesi olarak görmüyordu. Amerika o dönemde tamamen içine kapanmıştı. Amerikan toplumu, yönetimin bu savaşa müdahale etmesine tamamen karşıydı. Ancak başta Başkan Franklin D. Roosevelt olmak üzere yönetim ise, ABD bu savaşa müdahale etmediği takdirde savaş sonucunda oluşacak yeni düzende Amerika'nın gücünün olmayacağını bilmekteydiler. Bu nedenle Amerikan halkının savaşa karşı tavrını değiştirtecek büyük bir olay olması, gerekirse Amerikan kanı dökülmesi gerekiyordu. Yönetim işte bu nedenle Pearl Harbor baskınını önceden haber aldığı halde gereken tedbirleri almadı. Baskında 2 bin küsur askerin ölmesiyle kamuoyunun tavrı anında değişti ve ABD yönetimi büyük bir halk desteğiyle savaşa müdahale etti.

***

New York Times'ın dünkü kitap ilavesinde kapak konusu Joseph E. Persico'nun yazmış olduğu piyasaya yeni çıkan ‘‘Roosevelt's Secret War (FDR and World War 2 Espionage)-Roosevelt'in Gizli Savaşı (Roosevelt ve İkinci Dünya Savaşı'nda Casusluk)’’ kitabına ayrılmıştı.

Kitapta savaş öncesi ve sonrasında Amerikan ve İngiliz şifre çözücü casusların nasıl Alman ve Japon şifrelerini tamamen çözdükleri, onlar olmasaydı ABD'nin savaşı kaybedeceği anlatılıyor. Kitabı okumadım ama gazetede çıkan detaylı eleştiri/analizden anladığım bu.

Yazar Persico, Pearl Harbor öncesinde neler olduğunu da tartışıyor, yukarıda aktarmış olduğum iki farklı yaklaşımı ele alıyor ve sonuçta da ilk yaklaşıma, yani yönetimdeki aksama nedeniyle gelen bilginin değerlendirilmediği yaklaşımına destek veriyor.

***

Amerika çok ilginç bir döneme giriyor sevgili okurlar. Bu kitabın NY Times'a kapak yapılması, tartışmanın özellikle bu dönemde gündeme gelmesi gayet tabii ki tesadüf değil.

11 Eylül olayıyla ilgili olarak da Amerika'da bu sorular yakında sorulmaya başlanacak.

Amerika'nın 11 Eylül'de yapılan saldırıyı önceden bildiği, bu konuda birçok istihbaratın geldiği, değerlendirmeler yapıldığı kabul edildi.

Daha şimdiden istihbaratla ilgili birimler arasındaki rekabet, koordinasyonsuzluk, bilgi akmaması gibi nedenlerden dolayı önceden izlendiği bilinen terör zanlılarının ülkeye rahatça girdikleri, hatta bazılarının yakalanacaklar listesinde oldukları halde ABD'de oturdukları açıklandı.

Olayın acısı daha taze; o nedenle henüz kimse acaba yönetim bu işi kesin bildiği halde engellememiş olabilir mi sorusunu sormadı.

Onu da soracaklar yakında ve Amerika belki de tarihin en büyük tartışması içine itilecek.

***

Başkan Bush seçilmeden önce Amerika'nın tekrar içine kapanmasını savunuyordu.

‘‘Sorunlu’’ ülkelerde Amerikan birliklerinin gücüyle ‘‘ülkeyi yeniden kurma’’ amacının konmasına kesinlikle karşıydı.

Bush şu anda Afganistan'da yönetime ‘‘ülkenin yeniden kurulması’’ direktifini verdi. Kamuoyu bunu destekliyor.

Bin Ladin'in Somali'ye kaçmış olması ihtimali yüksek. Clinton, 8 yıl önce Somali'de 18 Amerikan askeri ölünce Amerikan askerlerini geri çekmiş, böylece Çevik Bir komutasındaki Birleşmiş Milletler gücünün görevi orada sona ermişti. Şimdi Amerikan yönetimi, Bin Ladin'in oraya kaçmış olması ihtimalini öğrenince dizlerini dövüyor, keşke o zamanlar geri çekilmeseydik diyor.

Ve Bush gerekirse Somali'ye de ‘‘ülke kurma’’ misyonuyla asker gönderecek.

Anlayacağınız, 11 Eylül, aynen Pearl Harbor'da olduğu gibi Amerikan kamuoyunu savaştan yana yaptı.


Serdar TURGUT
Tüm yazıları
    Ayşe ARMAN
  Her şeyi bilen adam değilim
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Ben olduğum yerde duruyorum!
 
    Doğan HIZLAN
  Yargıcın korsana örnek cezası
 
    Enis BERBEROĞLU
  Türkiye kartı neden önemli?
 
    Erdal SAĞLAM
  Kararlar artık açıklanmaya başlıyor
 
    Erkan ÇELEBİ
  Bayındır Hayat: Ayaktayız
 
    Fatih ALTAYLI
  Yatırım yapanı yatırırlar!
 
    Ferai TINÇ
  CIA Ankara'da, Iraklı ajan sorguladı
 
    Dr. Gündüz TEZMEN
  Akupunkturun temelindeki felsefe (2)
 
    İsmet SOLAK
  Kafayı kuma gömmek yetmez!
 
    Nurten ERK
  Bill Gates'e rakip olan Türk kadını
 
    Tufan TÜRENÇ
  Paşa'nın kulakları çınlasın
 
    Yasemin BORAN
  Merkür’ün özel etkisi
 
    Güzin  Abla
  Aileler anlaşamadı
 
    İlhan SÖYLER
  Kolombiyalı
 
    Korkut GÖZE
  Büyük suç...
 
    Vahap MUNYAR
  Derviş'in faturası Çiller'den 20 milyar dolar daha ağır
 
    Yener SÜSOY
  Bizim kuşak doğal güzeldi
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2001 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com