Okuyan, Türk Hemşireler Derneği tarafından Antalya'nın Kemer İlçesi'nde düzenlenen ''2. Ulusal Klinisyen Hemşireler ve Ebeler Kongresi''nde yaptığı konuşmada, hemşirelere bugüne kadar sorumluluk verildiğini, ancak yetki verilmediğini belirtti. Okuyan, ''Hemşireler de bundan böyle hastane yönetimlerinde sözsahibi olacak. Onlar da yetki taşıyacak'' dedi.
SSK hastanelerinde başhekim ve başhemşire atamaktan ''artık sıkıldığını'' ifade eden Okuyan, bu yöneticilerin bundan böyle Ankara'dan tayin edilmeyeceğini, çalışanlar tarafından seçileceğini söyledi.
SSK hastanelerinde bilimsel çalışmaların artırılacağını, bilimsel çalışma içerisine giren hemşire ve doktorların destekleneceğini kaydeden Okuyan, bu desteğin ''lafta kalmayacağını'', kurumun resmi politikası olacağını bildirdi.
Hemşirelik Yasası'nın çıkmasıyla ilgili çalışmalara da değinen Okuyan, şöyle dedi:
''1954'den bu yana yasa çıkarmak için mücadele ediyorsunuz. İşte bu, maalesef Türkiye gerçeğidir. Hantal yapısıyla devlet, maalesef bu çizgiye gelmiştir. Sorunların çözümü yerine ertelemek tercih edilmiş. Türkiye'de yasalar, genelde 50 yılda bir çıkar. Siz de 1954'ten bu yana uğraşıyorsunuz, artık herhalde çıkar.''
Bir dönemde üniversitelerde verilen hemşirelik eğitiminin, yeniden liselerde verilmesinin üzücü olduğunu ifade eden Okuyan, hemşireliğin üniversite statüsünden lise dengine getirilerek bir anlamda geri götürüldüğünü söyledi. Okuyan, hemşirelik eğitiminde master çalışmaları yapılması gerekirken böyle bir uygulamaya gidilmesinin büyük hata olduğunu belirtti.
Sağlık sektöründeki personel eksikliği ile eğitimden kaynaklanan sorunlara da dikkati çeken Okuyan, ''1999 yılında sağlık personeli alımı için yasa çıkardık. Alımlara daha yeni başladık. Hala 400'e yakın hemşire açığını kapatamadık. Oysa Türkiye'de 10 bine yakın hemşirenin işsiz olduğunu biliyoruz'' dedi.
''SİGORTA PRİMLERİNİ, REPO FAİZİYLE YATIRIYORLAR''
Kongreden önce gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Okuyan, bir soru üzerine, ekonomik krizin sigorta prim tahsillerini zorlaştırdığını, krize paralel olarak repo faizlerinin yükselmesinin de bu zorluğa katkısı olduğunu söyledi. Okuyan, ''İnsanlar prim yatırmak yerine, parayı repoya yatırıyor. Repo geliriyle prim yatırıyorlar. Dolayısıyla işimiz biraz zorlaşıyor'' dedi.
''POPÜLİZMİN SONA ERDİRİLMESİ GEREKİYOR''
Okuyan, emeklilikle ilgili düzenlemeler konusundaki bir soruya da şu karşılığı verdi:
''1992 yılında çıkarılan Emeklilik Yasası insanları 38 yaşında emekli etti. Bu da Türkiye'ye çok büyük zarar verdi. 1991 yılında, toplam 30 milyon dolar karı olan SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı, 1992 yılında 662 milyon dolar açık verdi. Gelin bir düşünün yapılan yanlışı. 1992 yılından bu yana, Türkiye'nin bugünkü bütçesinin yarısı kadar bu kurumlara para ayrıldı.
1992'den bu yana, SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı'nın açıkları, faizleriyle birlikte kümülatif olarak 50 katrilyon liradır. Bugünkü Türkiye bütçesi ise 98 katrilyon liradır. Bu zihniyet, hala çıkmış, Türkiye'nin geleceği hakkında fikir yürütüyor. Bu zihniyet, 6 kere gidip, 7 kere gelmekle övünüyor. Artık Türkiye'de popülizmin ve oy düşüncesi ile yasa çıkarmanın sona erdirilmesi lazım. Bu zihniyet çocuklarımızın geleceğini de ipotek altına alıyor.''
"DEMİREL'E MESAJ MI?"
Okuyan, bir gazetecinin, ''Bu mesajlar Demirel'e mi verildi? Demirel'in siyasete girmesinden mi endişe ediyorsunuz?'' sorusunu da, ''Hayır efendim, hayır... Buyursun gelsin'' diye yanıtladı.
Kongrenin yarın düzenlenecek oturumlarında ''Şiddet ve Taciz Olayları İle İlgili Türk Hemşireler Derneği Genel Merkezi'ne Yapılan Başvurular'', ''Ağrı ve Ağrı Kontrolünde Hemşirenin Rolü'', ''Meslekte Sürekli Eğitim'', ''Tüketici Hakları ve Sağlık Hizmeti'', ''Ebelik, Hemşirelik ve Basın'' konularında bildiriler sunulacak.