|
Yeni yasada aile reisliği yerine ev başkanlığı sistemi getiriliyor, evlilik yaş sınırı 15'ten 17'ye çıkartılıyor cinsiyet değişikliği zorlaştırılıyor, adının çalışmak için eşinden izin alması kaldırılıyor, evlat edinme kolaylaştırılıyor ve hayırsız evlatlara karşı anneler korunuyor.
Yeni Türk Medeni Hukuk Yasa Tasarısı TBMM Genel Kurulu'nda bu hafta görüşülmeye başlanacak. Yeni yasayla, Türk aile yapısı yeniden düzenlenip, kadın-erkek eşitliği konusunda önemli adımlar atılırken, kişisel haklardan miras hukukuna kadar pek çok alanda yenilikler getiriliyor.
Türk hukuk devriminin temel taşlarından sayılan 75 yıllık "Türk Kanunu Medenisi"ni değiştiren Yeni Türk Medeni Hukuk Yasa Tasarısı, 1030 maddeden oluşuyor. 1 Ocak 2002'den itibaren uygulanması öngörülen tasarının Genel Kurul'daki görüşmelerinin on günde tamamlanması öngörülüyor. Yeni yasa tasarısı aile yapısı, kişisel haklar ve miras hukukunda şu değişiklikleri getiriyor:
ARTIK AİLE REİSLİĞİ YOK
Yeni yasada, kadın erkek-eşitliği sağlanması için, halen yürürlükte olan yasadaki "koca, birliğin reisidir" hükmü kaldırılıyor. Evlilik birliğinin yönetiminde eşlere eşit söz hakkı tanınıyor. Yerleşim yerinin belirlenmesinde erkek ve kadınlar eşit haklara sahip olacak. Ailenin sürekli gereksinimeleri için her iki eş, temsil yetkisine sahip olacaklar. Diğer hallerde bir eşin tek başına hareket etmesi, diğer eşin rızasına veya hakimden izin almasına bağlı olacak.
EVLİLİK YAŞI YÜKSELTİLDİ
Bu yasayla, kadınların evlenme yaşı da 15'ten 17'ye çıkarılarak, "Erkek veya kadın on edi yaşını doldurmadıkça evlenemez" hükmü getiriliyor. Ancak, hakim olağanüstü durumlarda ve pek önemli sebeple onaltı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilecek.
Yasayla, akıl hastalarının evlenmelerinde tıbbi sakınca bulunmadığı resmi sağlık raporuyla belgelenmesi halinde evlenebilecek.
CİNSİYET DEĞİŞİKLİĞİ ZORLAŞTIRILIYOR
Daha önce, cinsiyet değişikliği dolayısıyla nüfus sicilinde gerekli değişikliklerin yapılabilmesi için kişinin önceden cinsiyetini değiştirmesi, bu değişikliğin resmi sağlık kurulu raporuna dayandığının belgelenmesi yeterli görülürken, yeni düzenlemeye göre cinsiyet değiştirmeden önce mahkeye başvurmak gerekecek. Cinsiyet değiştirmek için 18 yaşını doldurmuş olması ve evli olmaması koşulu da aranacak.
"AİLE REİSLİĞİ"NİN YERİNE "EV BAŞKANLIĞI"
Birlikte yaşayan kimseler ev düzenine tabi olacak, ev halkının her biri, özellikle öğrenimi, eğitimi, dini inançları, meslek ve sanatı için gerekli özgürlüklerden yararlanacak. Ev başkanı, birlikte yaşayanların evdeki eşyasını özenle korumak ve güvenlik altında bulundurmakla yükümlü olacak. Ev başkanı, ev halkından olan küçüğün, kısıtlının, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kişinin verdiği zarardan sorumlu olacak.
KADIN MESLEK SEÇİMİNDE EŞİNDEN İZİN ALMAYACAK
Kadınların meslek ve iş seçimlerinde eşlerinden izin alma zorunluluğu kaldırılıyor. Eşler meslek ve iş seçiminde ve bunların yürütülmesinde "evlilik birliğinin huzur ve yararını" gözönünde tutacak.
UZLAŞMAZLIĞI HAKİM ÇÖZECEK
Evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uzlaşmazlığa düşülmesi halinde, eşler ayrı ayrı veya birlikte hakimin müdahelesini kabul edebilecekler. Buna göre hakim, eşleri yükümlülükleri konusunda uyararak, onları uzlaştırmaya çalışacak ve eşlerin ortak rızası ile uzman kişilerin yardımını isteyebilecek.
EVLAT EDİNME YAŞI 30 OLDU
Evlat edinme yaşı 35'ten 30'a indirilirken, bir küçüğün evlat edinilmesi, evlat edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olma koşuluna bağlanıyor. Evli olmayan kişi de otuz yaşını doldurmuş ise tek başına evlat edinebilecek. Eşlerin evlat edinebilmeleri için en az beş yıldan beri evli olmaları veya otuz yaşını doldurmuş olmaları koşulu aranacak. Anne ve babaya ait olan haklar ve yükümlülükler evlat edinene geçecek ve evlatlık evlat edinenin mirasçısı olacak.
AKIL HASTALARI VE AİDS'LİLERİN ÖZGÜRLÜKLERİ KISITLANACAK
"Koruma Amacıyla Özgürlüğün Kısıtlanması" başlığıyla yeni bir düzenleme yapılıyor. Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalık veya serserilik sebeplerinden biriyle toplum için tehlike oluşturan her ergin kişi, kişisel korunmasının başka türlü sağlanamaması halinde, tedavisi, eğitimi veya ıslahı için elverişli bir kuruma yerleştirilecek veya alıkonulabilecek. Ağır tehlike oluşturan bulaşıcı hastalıklar arasına AİDS, kolera, ilerlemiş verem ve veba gibi hastalıklarda giriyor.
HAYIRSIZ EVLATLARA KARŞI ANALAR KORUNACAK
Miras hukukunda yapılan değişiklikle, eşlerden birinin ölümü halinde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa, sağ kalan eş, bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilecek. Haklı sebeplerin varlığı halinde, sağ kalan eşin veya miras bırakanın diğer yasal mirascıların istemi üzerine, mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınmasına da karar verilebilecek.
TAŞKINLIK YAPAN KOMŞU BEDELİNİ ÖDEYECEK
Düğün, nişan, asker gönderme gibi yerel adetler nedeniyle taşkınlık yapan ve komşularına zarar verenler bunun bedelini ödeyecekler. Yasanın "Komşu hakkı" başlıklı maddesine göre, özellikle taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel adete göre komşular arasında hoşgörülebilecek dereceyi aşan duman, buğu, kurum, toz, koku çıkartarak, gürültü ve sarsıntı yaparak rahatsızlık vermek de yasak. Yeni düzenlemeye göre, yerel adete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğacak hükümler burada da uygulanabilecek.
ARTIK TAPU TESCİLİ DE DÖVİZLE YAPILABİLECEK
Yeni yasada, "yabancı paraya" da yer veriliyor. en yeni bir madde kabul edildi. "Taşınmaz Yükü" ile ilgili maddeye göre, tapuda yapılan tescillerde, "taşınmaz yükünün değeri olarak Türk parası veya yabancı para ile belirlenmiş bir miktar" gösterilebilecek.
EVLİLİKTE EDİNİLEN MALLAR PAYLAŞILACAK.
Yeni yasayla, eşler sözleşme yapmazsa, yasal mal rejimi olarak "Edinilmiş Mallara Katılma" rejimi uygulanacak. Buna göre, evlilik süresince edinilen bütün mallar boşanma durumunda paylaşılacak.
Bu mal rejimine, edinilmiş mallar ile eşlerden herbirinin kişisel malları katılacak. Eşlerden her biri, evlilik birliğinin devamı süresince her iki grup mal üzerinde de mülkiyet hakkına sahip olacak. Eşlerin, evlilik süresince bir eşin çalışmasının karşılığı edindiği değerler, sosyal güvenlik ve sosyal yardım kuruluşları ve personele yardım amacıyla kurulan sandıklardan alınan tazminatlar, eşlerin kişisel mallarının gelirleri de edinilmiş mallardan sayılacak. Boşanma durumunda bu mallar ortak bir şekilde paylaşılacak. Buna göre, mal rejimi sözleşmesi, noterde düzenleme veya onaylama ya da evlendirme memurluğuna eşlerin birlikte yazılı beyanı şeklinde yapılacak. Taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak bildirebilecekler.
HALEN EVLİ OLANLARIN SÖZLEŞME YAPMASI GEREKECEK
Yasal mal rejimi, eşler arasında bir sözleşme yapılmazsa, yasanın yürürlüğe girmesinden sonra yapılan evlilikleri kapsayacak.
ZİNA VE CANA KAST PAYI DÜŞÜRECEK
Edinilmiş mallara katılma rejiminde, boşanmanın zina veya cana kast nedeniyle gerçekleşmesi halinde, kusurlu eşin payının hakkaniyete uygun olarak azaltılabilecek veya kaldırılabilecek. Buna hakim karar verecek.
MEDENİ YASA 1 OCAK 2002'DE YÜRÜRLÜĞE GİRECEK
Yeni Türk Medeni Hukuk Yasa tasarısının 10 gün içinde TBMM Genel Kurulu'ndan geçirilmesi planlanırken, 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren uygulamaya başlayacak. (ANKA) |