|
KRİZ dönemlerinde kişi, kurum ve hatta devletler mevcut pozisyonlarını gözden geçirip olası fırsat ve tehditlere göre hareket eder.
Rusya Afganistan krizinin daha ilk günlerinden itibaren siyasi ve ekonomik cephede peş peşe adımlarla pozisyonunu güçlendirdi...
(Ancak Moskova'nın yeni politikasını tarife yeltenmeden önce bir uyarımız var. Niyetimiz kesinlikle Türkiye ve Rusya'nın kıyaslanması değil. Amacımız Moskova'da esen rüzgárın yönünün değişmesinin Türkiye'yi mutlaka etkileyeceğini hatırlatmaktan ibaret.)
* * *
Türkiye ve Rusya yabancı fon yöneticileri açısından ikiz piyasalardır... Sermaye hareketleri açısından rakip bu iki mali pazarda eşanlı hareketlere sıkça rastlanır.
Rusya'da kaybeden Türkiye'deki kazancını toplar gider ve bilançosunu dengeler veya bazen tam tersi yaşanır.
Bu çerçevede Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in geçen cuma günü IMF borcunu erken ödeme kararını açıklamasının önemi daha iyi anlaşılır.
Çünkü bu sürpriz hamle Moskova ve Washington hattında 1998 yılında patlak veren mali skandalın son perdesini kapatma niyetini yansıtıyor.
ABD Kongresi'nin dahi aktif olarak müdahale ettiği skandalda Rusya IMF kredisinin 4.8 milyar dolarlık bölümünü amaç dışı kullanmakla suçlanıyordu.
Vladimir Putin sorunlu kredinin geri ödemesini erken yerine getirerek hem ülkesinin ekonomik gücünü yansıtmak istiyor, hem de Batılı finans kuruluşları ile arayı düzeltmeyi amaçlıyor.
* * *
Rusya yeni pozisyonu sayesinde ABD ve NATO ile arasını düzeltiyor... Dahası Orta Asya ve Kafkasya'da elini güçlendiriyor.
Moskova açısından tek risk, ABD gibi süper gücün hemen güneyinde konuşlanmasına seyirci kalmak olabilir -ki Rus askeri uzmanları muhtemelen kendi tecrübelerinden yola çıkarak ABD'ye hiç başarı şansı tanımıyor.
Kuzey Kafkasya'daki İnguş Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı Ruslan Auşev Afganistan gazisi emekli bir general.
1979 işgalinde zırhlı birlik komutanıydı, 1982'de savaş madalyası aldı, 1986'da yaralandı, tedavisinin ardından yeniden Afganistan'da savaştı.
Rus generale göre, ABD askeri operasyonu üç açıdan büyük risk taşıyor:
‘‘1) Ruslar on yıl boyunca Afganistan'ı bombaladı. Ancak sonuç alamadı. Entegre herhangi bir sisteme dayanmadığı için bu ülkede günlük yaşamı veya askeri ağı felç etmek zaten mümkün değil.
2) Afganistan'da bir birlik vadide sıkışır kalırsa kurtarmak için en az üç birlik yollamanız gerekir. O yüzden ABD'nin en az 500 bin askerle kara harekátına başlaması lazım, 1.5 milyon asker olursa daha iyi...
3) Kuzey İttifakı'na güvenmek yanlış olur. Afganistan toprağındaki her yabancı güç nefret uyandırır. Bakarsınız Kuzey İttifakı ve Taliban arasında ittifak kurulur. Yabancılara karşı birlikte savaşırlar.’’
(Kaynak: Gazeta.Ru)
* * *
Gözüken o ki Ruslar bir bile koymadan üç kazanacaklarını düşünüyor.
KARŞI GÖRÜŞ-KATKI
‘‘(Oya) Akgönenç'in söyledikleri Meclis'e çok seslilik getirmekte ve ‘‘milli strateji’’ olarak yansıtılan şeylerin belki de tartışılması gerekliliğini vurgulamaktadır. Meclis'in var olma sebebi de budur. Kaldı ki, General Dostum geçenlerde New York Times'ta Türkiye'nin Taliban'a destek vermiş olduğundan bahsetmişti. Kendisinin bize yakın olduğunu nereden çıkartıyoruz bilmiyorum. Ayrıca gerçekten 70 yaşındaki eski kralı getirerek, ne gibi bir demokrasi savunuculuğu yapmaktayız? İran'ın Kuzey İttifakı'na destek verdiği de doğrudur. Taliban yerine elbette İran tarzı bir rejimi tercih edebilirsiniz, ya da Rusya'ya endekslenmiş bir rejimi. Ancak, taşlar yerinden oynarken biraz daha farklı alternatiflerimiz olabilir mi? Bunu düşünmenin ne sakıncası var?’’
(Kıvanç ONAN/New York, ABD)
‘‘Sizden ummadığım sığlıkta bir yazı olmuş. Hele sondaki cümleniz, ‘Araplarla Pestunları, Özbek-Tacik-Türkmen koalisyonuna tercih mi ediyor?' yazınızın evvelki kısımlarında yaptığınız alıntılarla bağlantısı olmayan çirkin bir polemik cümlesi. Afganistan'ın en büyük etnik grubu olan Peştunları dışlayan bir hükümet yapısının zayıflığı aşikár olmalı.’’
(Tanju ÇATALTEPE/ABD)
‘‘Sayın milletvekilinin bazı tespitlerini mutlaka göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Özellikle Pakistan'la ilgili olanlarını. Pakistan bu süreçte en önemli aktörlerden biri olacak. Pakistan Kuzey İttifakı'na kesinlikle karşı. Amerika bunu göz önüne alarak özellikle Taliban ile İttifak arasındaki cephedeki Taliban güçlerine dokunmuyor. Boylece Kuzey İttifakı'na Kabil yolunu açmıyor. Acaba Türkiye bölgedeki Türkmenistan ve Özbekistan'ı etkileyebilir mi? Bu sayede, Afganistan'daki Türkmen ve Özbek kartını güçlendirebilir mi? Bunu Pakistan'ı tedirgin etmeden nasıl yapabilir?’’
(T. Tankut SOYKAN/McGill University/KANADA) |