15/10/2001 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Otoyaşam
Seyahat
Yazarlar
14.10.2001
Doğan HIZLAN
Müziğin misyoneri
  
dhizlan@hurriyet.com.tr
 

HİKMET ŞİMŞEK'in ölüm haberi, Frankfurt'ta ulaştı bana. Ve hemen hayalimdeki kara plakçalarda, onun yönettiği Adnan Saygun'un Yunus Emre Oratoryosu çalmaya başladı.

Yabancı bir ülkede, çan seslerine karışan, tasavvufun hoşgörüsü.

Hikmet Şimşek, yönettiği eserlerle, yaptığı açıklamalı programlarla çok sesli müziği nice insana sevdirdi.

Benim için en önemli niteliği, Türk bestecilerini seslendirmesi, onları dünyaya tanıtması idi.

Türk Beşleri'ni bize, dünyaya o sevdirdi. Bizim sadece icracılarımızla değil, bestecilerimizle dünya çok sesli müziğinde iddialı olacağımız gerçeğini bilirdi.

O Cumhuriyet'in arzuladığı müzikçi tipiydi. Müziği, Batı kültürünün, laikliğin içine yerleştirmiş, bütünleştirmişti.

Hikmet Şimşek, dostlarına, müziğiyle, kişiliğiyle yaşam sevinci ışınlardı.

Sedat Örsel ile birlikte onun Ankara'daki evine gider, dünyanın her tarafından getirilmiş, binbir pırıltılı içki şişeleri arasında, günün yorgunluğunu, müzik ve sohbet eşliğinde giderirdik.

Hele bir derin dondurucusu vardı ki, dünya gıda panayırında onun çeşitliliğini bulamazdınız. Dünya haritasını açıp, buradan bana bir peynir ver Hikmet, deseniz, birden derin dondurucunun bir gözünü açar, onu size ikram ederdi.

* * *

DOSTLARINA çok düşkündü.

İstanbul'a konser vermeye her gelişinde çağırırdı, vefayı, bir sanatçının hasletleri arasına katmasını bilenlerdendi.

Kış konserlerinin ertesi gününde -genellikle pazar sabahı olurdu- gri kürkünün içinde güler yüzlülüğüyle bir kere daha içimizi ışıtırdı.

Hemen video kamerasını çalıştırmaya başlar, o günün güzelliğini kayda geçirirdi.

Sanatçı dostluklarından çok sanatçı düşmanlıkları vardır. Ben Hikmet Şimşek'ten bir meslektaşını kötülediğini duymadım, herkesin başarısıyla sevinen, başarısızlığını unutturmaya çalışan, insancıl bir kimliği vardı.

Macaristan'da, Bulgaristan'da çıkan her plağı bana imzalı geldiğinde, bir dostumun başarısı kadar bir Türk bestecinin eserinin daha plaklaştığına, yurtdışında tanındığına sevinirdim.

Adnan Saygun'un Yunus Emre Oratoryosu'nun yayılmasında onun katkısını kim inkár edebilir? Eser onun icrasıyla özdeşleşmiştir.

Klasik müziği çocuklara sevdiren Danny Kaye'in programları yayınlandığında, onun da içinden geçenin böyle programlar yapmak olduğunu sezmiştim. Zaten daha sonra da TRT'de böyle bir program yaptı ve çok sevildi.

İkimiz de Kültür Bakanlığı Danışma Kurulu'ndaydık. Cumartesi günü kurul yemeğine, telaşla geldi, üzerinde frak vardı. Aceleden üstünü değiştirmeyi unutmuştu. Bir şaka yaptım; Hikmet, içimizde bir tek sen iş elbisesiyle geldin.

* * *

HİKMET ŞİMŞEK'e saygımızı, sevgimizi gösterebilmek için onun açıklamalı Pazar Konseri programını sürdürmeliyiz.

Seslerde yaşayacaksın sevgili dostum.


Doğan HIZLAN
Tüm yazıları
    Ayşe ARMAN
  Size gözyaşlarımı hediye ediyorum
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  ‘Bana yar olmayan insan haklarını neyleyim!’
 
    Enis BERBEROĞLU
  Rusya IMF borcunu erken ödeyecek
 
    Erdal SAĞLAM
  Ek kaynak için hükümetin kararları beklenecek
 
    Erkan ÇELEBİ
  Cine 5'in dekoder oyunu
 
    Fatih ALTAYLI
  Tecavüz ve cinayet de serbest mi?
 
    Ferai TINÇ
  Saddam'ın oğlu, Irak'ı kurtarır mı?
 
    Dr. Gündüz TEZMEN
  Cinsellikle bulaşan hastalıklar giderek yayılıyor-6
 
    İsmet SOLAK
  Küçük akılların elinde...
 
    Nurten ERK
  Ya konsolidasyon yapın ya da borçtan yakınmayın
 
    Tufan TÜRENÇ
  Gazetecilik bu değil
 
    Tolga AKYILDIZ
  Yonca Allah'a emanet
 
    Yasemin BORAN
  Türkiye’nin önemi (4)
 
    Güzin  Abla
  Kocamı sevemedim
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
    İsmail ER
  Depresyon
 
    Korkut GÖZE
  Denizli ve Pecze
 
    Sadi Kemal YAŞAR
  Değişim
 
    Vedat OKYAR
  Fevzi, Tayfur ve Tümer
 
    Vahap MUNYAR
  3 milyon doları bahçesine gömdü
 
    Yener SÜSOY
  Bakan oldun mu akraban çoğalır
 
    Serdar TURGUT
  Türkiye savaştan uzak tutulmalıdır
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2001 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com