|
SABAH Gazetesi'nin birinci sayfasında 4 sütuna kullanılmış haberi görür görmez kanımın beynime sıçradığını hissettim.
Haber, arkadaşımız Nebil Özgentürk'ün yazısından başlık alınarak yapılmış.
Büyük başlık şöyle:
‘‘Abdi İpekçi'nin eşi yeşil kart aldı.’’
Hemen altındaki ikinci başlıkta ise şu bilgiler var:
‘‘22 yıl önce öldürülen ünlü gazeteci Abdi İpekçi'nin hasta eşi Sibel İpekçi devletin verdiği yeşil kartla ilaçlarını alabiliyor.’’
İç sayfada Nebil Özgentürk'ün yazısı okununca birinci sayfayı yapan sekreter arkadaşlarımızın büyük bir yanlışlık yaptıkları hemen anlaşılıyor.
Çünkü Sibel Hanım eşi Abdi İpekçi nedeniyle sigorta emeklisi.
Hem emekli maaşı alıyor, hem de her sigorta emeklisi gibi de sağlık hizmetlerinden yararlanıyor.
Habere konu olan olay kısaca şu:
Kemik erimesi olan Sibel İpekçi sigorta hastanesinde ölçüm yaptırıyor ve kemik erimesi teşhisi kesinleşiyor.
Doktorlar kendisine gerekli olan ilaçları veriyorlar. O da bu ilaçları tüm emekliler gibi sigortadan alıyor.
Şimdi soralım, milyonlarca sigorta emeklisi gibi devletin tanıdığı haktan yararlanan Sibel İpekçi'nin durumunun haberlik bir yanı var mı?
Hele Sibel Hanım'ın yoksul insanlara sosyal hakkı olsun olmasın devletin ücretsiz tedavi için verdiği yeşil kart almakla uzaktan yakından bir ilgisi var mı?
Yok...
* * *
Sibel Hanım sadece sigortalı bir emekli olarak kendisine tanınan hakkı kullanmış, hepsi bu.
Nebil Özgentürk hiç kuşkusuz iyi niyetle yazmış bu yazıyı.
Abdi İpekçi'yi yüceltmek, onun nasıl onurlu, dürüst bir gazeteci olduğunu vurgulamak istemiş.
Başka bir amacı yok ama ne yazık ki kaş yapayım derken göz çıkarmış.
Üstelik yazıdan birinci sayfaya başlık alan sekreter arkadaşlar daha büyük bir yanlış yapmışlar ve o onurlu insanın eşini ve çocuklarını istemeyerek de olsa yaralamışlar.
Böyle olayları haber yapmak, üstelik başlıklarını da abartarak kullanmak benim inancıma göre gazetecilik değildir.
Meslektaşımız olmasından her zaman kıvanç duyduğumuz bir insanın ailesini bile bu kadar zor durumda bırakacak yanlışı yapabiliyorsak bizim meslekte arızalı bir dönem yaşıyoruz demektir.
İşte bıkmadan usanmadan vurgulamak istediğimiz durum budur.
Haberi cilveleştirmek hastalığı, zaman zaman giderilmesi güç yanlışlar yaptırıyor bizlere.
İşte bu haber buna çok güzel bir örnek.
* * *
Ben Sibel İpekçi'den ve çocuklarından meslek adına özür diliyorum.
Nebil Özgentürk'ün bu yazıyı Abdi İpekçi ile ailesini yüceltmek için yazdığına eminim.
Haberi birinci sayfaya taşıyan arkadaşlarımızın da kötü niyetli olmadığına inanıyorum.
Ama bizim mesleğe bulaşan abartma, haberi süsleme hastalığı sık sık bu tip yanlışlar yaptırıyor bize.
Bu hastalık görsel medya yüzünden son yıllarda daha da arttı.
Üzücü olan Abdi İpekçi gibi meslek kurallarına ve etiğine son derece bağlı bir gazetecinin ailesinin de bu anlayıştan zarar görmesi.
Basın bugün saygınlık erozyonuna uğramışsa ve güvenilirlik açısından altlarda yer alıyorsa bunun nedeni meslek kurallarına yeterince titizlik gösterilmemesidir. |