Hatipoğlu, Parlamento'da düzenlediği basın toplantısında, ABD'nin, kendisine yöneltilen terörist saldırının ardından terörle mücadele adı altında ''abartılı ve haksız bir eylem'' gerçekleştirerek Afganistan'a savaş açtığını söyledi.
Hatipoğlu, ''Nerede duracağı kestirilemeyen bir savaş bu...Oysa yapılması gereken savaş değil, teröristlerle ve terör örgütü mensuplarıyla mücadele olmalıydı. Eğer ABD bu yolu seçmiş olsaydı, hepimizin desteğini kazanmış olurdu'' görüşünü savundu.
Masum insanların kanlarının akmasına seyirci kalamayacaklarını belirten Hatipoğlu, New York'taki ikiz kulelerde hayatını kaybedenların acısını yüreklerinde hissedip terörü lanetledikleri gibi, Kandahar, Kabil, Mezar-ı Şerif'te evleri başlarına yıkılan gözlerinin önünde çocukları doğranan Afganlıların acısını da aynı şekilde yüreklerinin derinliklerinde hissettiklerini, bu nedenle SP olarak ''savaşa hayır'' dediklerini ifade etti. Hatipoğlu, felakete doğru koşan dünya uluslarına yönelik bir sağduyu çağırısında bulunarak, savaşın yaygınlaşmasının Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafyayı ateş çemberiyle saracağını kaydetti.
Hatipoğlu, Dünyada savaş rüzgarının kasırgaya döndüğü sırada, Türkiye'nin çifte felaket ve talihsizlikle karşı karşıya kaldığını ileri sürerek, şunları söyledi:
''Bugün ülkeyi yöneten iktidar, savaştan daha büyük bir talihsizliktir. Varolduğu günden bu yana ülkeyi ekonomik felaketin içine yuvarlayan, önünü göremeyen, halkının sesine kulak tıkayan, konuşmaktan, yürümekten, düşünmekten, aciz bir titrek hükümetin savaş dönemi şartlarını idrak etmesini beklemek mümkün değildir. Normal dönemde bile ülkeyi idare etmekten aciz olan bu iktidarın, anormal şartların oluştuğu bir dönemde ülkeyi yönetmesi bizatihi felakettir. Bu nedenle ülkemizin bu hükümetten en kısa zamanda kurtulması gerekmektedir.''
Hatipoğlu, ''bu sözleriyle kimi kastettiğini'' soruna bir gazeteciye, ''Sözlerim çok açık ve net...Bunu sokakta 7 yaşındaki bir çocuğa bile sorsanız söyler. Yeni bir dünya kuruluyor, Ortadoğu coğrafyası değişiyor. Ama Başbakan kalkıp ülkeyi, milleti ikna edecek birşey söyleyemiyor'' dedi.
Hatipoğlu, Başbakan Bülent Ecevit hakkında TBMM Başkanlığı'na bir gensoru önergesi verdiklerini hatırlatarak, bunun SP'nin Hükümet'e sunduğu bir ''kurtuluş reçetesi'' olduğunu savundu. Hatipoğlu, ''Ümit ediyorum ki bu ülkeye depremden ve savaştan daha büyük zararlar veren hükümet, uzattığımız bu yardım elini geri çevirmez'' diye konuştu.
ERBAKAN İÇİN GİRİŞİMİMİZ OLMADI
Hatipoğlu, ''Erbakan'ın siyasi yasağını kısaltacak bir düzenlemeyi İkinci Anayasa Paketi'nde de gündeme getirecek misiniz?'' sorusu üzerine, ''Bizim Erbakan için girişimimiz olmadı. Tüm siyasi yasaklarakarşı çıkıyoruz. 5 yıllık siyaset yasağının 4 yıla inmesini istedik. Çünkü pratikte Türkiye'de 5 yılda değil, 3-4 yılda bir seçim yapılıyor'' karşılığını verdi.
Hatipoğlu, ''Siyasilere yaşıyla ilgili eleştirilerde bulundunuz. Toplumun geniş kesiminin yaş ve siyaset konusunda sıkıntıları var. Erbakan'a da Ecevit'e de siyasetten çekilmesi yönünde bir çağrıda bulunur musunuz?'' sorusuna, şu karşılığı verdi:
''Ben SP Grup Başkanvekiliyim. Erbakan'a yöneltilen soruların muhatabı ben değilim. Kendisine sorulması gerekir. Benim kimsenin yaşıyla ilgili eleştirilerim olamaz. Yaş ayrı bir konudur, sağlık ayrıdır.''