07/10/2001 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Otoyaşam
Seyahat
Magazin
07.10.2001
İbrahim Bey’le barışmadık
 

İbrahim Tatlıses'le Derya Tuna hakkında gazetelerde hemen hemen her gün bir haber var. Barıştılar, ayrıldılar, İbo şarkı yazdı, Derya reklam filminden vazgeçti vesaire vesaire... Tüm bunlar arkadaşımız Pakize Suda'nın canını çok sıktı. O da kalktı gitti, konuyu birinci elden ve dilden öğrendi. Derya Tuna, Pakize Suda'ya çok net konuştu: Barışmadık!..

Gazete sayfalarının vazgeçilmez ikilisi İbo ve Derya.

‘‘Barıştılar.’’

‘‘Ayrıldılar.’’

‘‘İbo, Derya'ya şarkı yazdı.’’

Garnitür olarak yanlarında bir de Asena fotoğrafı.

Son günlerdeki ‘‘Barıştılar’’ haberine ben de inandım. ‘‘Hayırlı olsun’’ demek için aradım Derya'yı. ‘‘Barışmadık ki’’ demez mi? Bu durumda karşılıklı konuşmak şart oldu. Malumunuz, Türkiye'nin önemli meselesidir. Onun evinde kahvaltıda buluştuk.

Derya son zamanlarda çok ilgimi çekiyor. Eşinin başka biriyle ilişkisini duyar duymaz ayrılmayı tercih eden ender kadınlardan biri artık o. Kadın-erkek ilişkilerinden söz ederken sayılarının çok az oluşundan yakındığım o kadınlardan.

Eskiden ‘‘İbrahim Bey'e yakışıyor’’ diyordu. Gerçi o zaman her şey söylentiden ibaretti ve Derya da kendince bu yolla dedikoducuları susturuyordu. Emin olduğu gün ise tavrını koydu. Üstelik ayrılıkların ardından duymaya alışık olduğumuz sözlerin hiçbirini duymadık Derya'dan.

Hiç, ‘‘Saçımı süpürge ettim, o bana bunu yaptı. Yazıklar olsun!’’ demedi.

Hiç İbrahim'in aleyhinde konuşmadı.

Hiç öteki kadınlara sataşmadı.

Hiç kıskandırma numaraları yapmadı.

Sadece ‘‘Ben ayrıldım’’ dedi.

Hem de İbrahim, ‘‘Sen istediğin kadar ayrıldım de, ben ayrılmadım’’, ‘‘Bu can bu bedenden çıkana kadar seni seveceğim’’, ‘‘Bu kadınlar senin karşında titremeli’’ demesine rağmen.

Hem de canından çok sevdiği oğlu İdo'nun, babası eve gelince yaşadığı mutluluğun ne denli büyük olduğunu bilmesine rağmen.

Peki neden?

Bence nedeni malum ama her gün yolunu kesip ‘‘İbrahim Bey'e yazık, nedir bu inadınız?’’ diyenler adına soralım bakalım:

GÜVENİM SARSILDI

- Neden barışmıyorsun?

- Güvenim sarsıldı. Gerçi o hep inkár ediyor, ama ben her şeyi biliyorum. Hayatında bir değil, birçok kadın olduğunu. Ayşegül'ü Oyak Sitesi'ndeki evde oturttuğunu, kaset yapacağı Sibel'i... Hepsini biliyorum. Ne yaşananları yaşanmamış farz edebiliyorum, ne de ileride bunların tekrarlanmayacağına inanabiliyorum. Hafiye gibi iz sürdüğü falan da yok. Kadınlar bizzat anlatıyorlarmış ilişkilerini. İbrahim'den gelen mesajları gösterenler bile varmış. Hatta bir defasında kadınlardan biri itirafta bulunurken İbrahim'den ‘‘İnkár et’’ telefonu gelmiş, Derya da duymuş.

ÇOK ŞARKI YAPTI

- Bak sana şarkı bile yapmış.

- Ben alışkınım, çok şarkı yaptı bana zamanında. Hem bir şarkının içerisinde ‘‘Derya’’ sözcüğünün geçmesi ne ifade eder? İbrahim Erkal'la Atilla Taş'ın da ‘‘Derya’’lı şarkıları var. Onlar da mı bana áşık yani? Ayrıca İbrahim Bey'in tanıdığı başka Derya'lar da var, onlara yapmadığı ne malum. Benim İbrahim Bey'den beklediğim tek bir şey var, işime gücüme mani olmasın. Ben ayaklarımın üstünde durabilen bir kadınım. Çalışmak istiyorum. Reklam filmi, dizi film... Bir sürü teklif alıyorum, değerlendirmek istiyorum. Çalışmak ayıp mı? Kaldı ki İbrahim Bey dansözlük dahil ekmek parası için çalışan insanları destekleyici sözler söyleyen biridir. Evet, evim barkım var ama tabağa konup yenmiyor.

Herşey İdo için

Peki, bu ‘‘Barıştılar’’ haberi nereden çıktı?

Geçtiğimiz hafta 5 gün Derya'yla İdo'nun yaşadığı evde kalmış İbrahim. Hepsi bu. İdo'nun mutlu olması için itiraz etmemiş Derya. Hele ‘‘Babamla mangal yakıcaz’’ derken gözlerinde beliren parıltıyı görünce. Zaman zaman tekrarlanabilir de aynı çatı altında olmalar, ama barışmak, beraber olmak diye bir şey yok şimdilik.

Şimdilik yok ama bir gün olabilir mi?

Sessizlik.

Kanımca olmasını istemiyor değil ama...

İçine sindiremiyor.

Formülünü bilmiyor.

Bir yere oturtamıyor. En önemlisi, güvenemiyor.

Son olarak...

‘‘Asla ‘Bana yár olmadı, o halde kötü adamdır' tavrı içerisinde olamam. Sadece neden barışmadığımı izah etmeye çalışıyorum’’ diyor.

Basından da bir ricası var Derya Tuna'nın.

Masa başında kotarılmış hayali haberlerin kahramanı olmak istemiyor. Aynı zamanda her vesileyle yan yana dizilen, artık herkesin görmekten bıktığını düşündüğü, o malum üç fotoğraftan biri olmak da istemiyor.

Bu işi avukatıyla hukuki yollardan halletmeyi düşünürlerken rica etmenin yeterli olacağına karar vermiş Derya. 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2001 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com