07/10/2001 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Otoyaşam
Seyahat
Dünya
06.10.2001
Hadi ULUENGİN
Talihli erkek
  
huluengin@hurriyet.com.tr
 

BARİ yatıp kalkıp annemin karnında erkek çıktığıma şükredeyim.

Eh, çünkü kadınlardan daha şanslıyım ve talih kuşu tepemde dönüp duruyor.

Neden mi ?

ŞUNDAN ki, Fransa'da yapılmış sosyolojik bir araştırma yüreciğime biraz su serpti. Biraz değil, epey serpti.

Buna göre, boşanmış, ayrılmış veya ebedi bekar bir erkeğin karşı cinsten partöner bulması; hatta geriye kalan hayatında aynı yastıkta ihtiyarlacağı ‘portakalın yarısı’nı tadabilmesi, ortalama olarak kadınlardan yüzde yirmi üç oranında daha fazlaymış.

Üstelik, madamalarda yaş ilerledikçe onların yukarıdaki şansı tepetaklak düşerken, nüfus kağıdının eskimesi mösyöleri o kadar çok etkilemiyormuş.

Örneğin, benim gibi tam yarım yüzyıla merdiven dayamış bir erkeğin bu ana kadar raslayamadığı o bulunmaz Hint kumaşına nihayet kavuşması ihtimali, aynı yaştaki bir kadınınkini fersah fersah aşıyormuş.

Bitmedi, biz beyefendilerin daha önceki ilişkilerden velet sahibi olmuş olması da öyle aman aman bir handikap sayılmıyormuş. Buna karşılık, eğer hanımefendinin çocuğu varsa, yandı gülüm keten helva, üvey babalık üstlenecek adamı on bin vatlık projektörle aramak gerekiyormuş.

Ayriyeten, sosyal statünün ve cüzdan dolgunluğunun Adem'lerde avantaj oluşturmasına rağmen, böyle bir şey Havva'larda kıymet-i harbiye taşımıyormuş.

İşte böyle, erkek doğduğuma şükretmeyecekmişim de neye şükredecekmişim ?

* * *

TAMAM
, Allah'ın gücüne gitmesin diye tabii ki şükrediyorum da, doğru doğru dosdoğru, yukarıdaki istatistik kavis bana hala ve hala dokunmuş değil...

Teğet bile değil, hep es geçiyor.

Heyhat, artık beşli rakkamları da telaffuz ediyor olmama rağmen, bırakın ‘portakalın yarısı’nı, bırakın Hint kumaşını, işte yirmi küsur senedir ayna bana, ben aynaya aval aval bakıp, karşılıklı ve teke tek ihtiyarlıyoruz.

O aynaya sureti düşenlerin sayısı azımsanmayacak bile olsa, hiç mi hiç kalıcılık kazanamıyorlar. En kabadayısı ara sıra bir iki makyaj malzemesini ‘unutuyor’ (!) ki, ben de hemen ilk koliyle acilen geri yolluyorum.

Oysa, Fransa'daki araştırmanın ‘erkek avantajları’na sahip sayılırım.

Anladık beşli rakkam ama işte Fransızların araştırması da söylüyor, şükür henüz bir ayağım çukurda gözükmediğine göre, yaşım bir engel sayılamaz.

Zaten laf aramızda ve şeytan kulağına kurşun, günübirlik ve ‘hijyenik’ aşkları fethetmekte henüz sıkıntı duymuyorum.

Fakat yetmiyor ki... İstediğim, zaten benim hiç uyuyamayacağım gecenin sabahında yanımda uyandıklarını asla görmek istemediğim kadınlar değil ki...

İstediğim, sabah, başucuna kahve ve ayçöreği götüreceğim kadınlar !

Doğru, cüzdanım ebedi yamyassılığını koruyor ve ‘sosyal statü’m (!) de sosyal yardıma avuç açıyor olabilir.

Ama ben bunlar için bana gelecek hatunun kıcına ancak okkalı tekme indiririm. Gitsin ya Arap şeyhinin, ya politika bezirganının koynuna girsin !

Başlarım parasından da, ünvanından da...

* * *

DİĞER
taraftan, madem ki diğer ilişkilerden çocuk sahibi olmuş olmak erkekler için engel addedilmiyor, o halde boy boy evlatlarımın varlığından dolayı kadınların benden kaçması da düşünülemez.

Ezelden beri tek tabanca yaşayan bir adamım ve kimseden ne onlara annelik etmelerini istedim ve Allah yazdıysa bozsun, ne de bundan böyle isterim.

Kaldı ki, zaten yetişkinken dahi zinhar kız oğlan kız aramak gibi rezilane bir küçüklüğe düşmedim, eh şimdi bir de tohuma kaçmak raddesine varmışken her halde altıma acentadan otomobil çekmek salaklığına kapılacak değilim.

Yaşı yaşıma, başı başıma uygun hanım hanımcık bir karşı cins mensubuyla yastık eskitmek kararını versem, eğer çocuk veya çocukları mevcutsa, onların da kabullenmeyi bir yükümlülük addederim.

Tabii, fazla ayak altında dolaşmamaları, kütüphanemi dağıtmamaları, cd' lerime dokunmamaları, banyoyu leşe çevirmemeleri, bilgisayarı tekele almamaları, avaz avaz hard rock müzik dinlememeleri kaydıyla...

Benimkilerden tecrübe sahibiyim de...

* * *

FAKAT
dediğim gibi, Fransa'daki sosyolojik araştırma talih kuşunun kadınlardan ziyade biz erkek milletinin üzerinde kanat çırptığını müjdelese de, o kuş bir türlü benim başımın üzerine konmuyor.

Mübarek hayvan, bari tepeme şöyle okkalı cinsinden bir güzel pisle de, hiç olmassa şansımın bundan böyle yaver gideceğine gerçekten inanayım...


Hadi ULUENGİN
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Meclis'e zarar verdiler
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Hal ve gidişten sınıfta çakanlar
 
    Ayşe ARMAN
  Alo... Hürriyet Gazetesi’nden arıyorum
 
    Ayşe  ÖZEK KARASU
  Entelektüel sermaye dramı
 
    Bekir COŞKUN
  Önce insan...
 
    Doğan ULUÇ
  Eski teröristlerin canı tatlıydı
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Atatürk farkı
 
    Ercan KUMCU
  Böyle başa böyle tarak
 
    Erkan ÇELEBİ
  Cimbom Destek Hattı'nda güvenlik tartışması
 
    Ferai TINÇ
  Hediye vermesini beceremediler
 
    Gila BENMAYOR
  Usame, Carlos gibi
 
    Muharrem SARIKAYA
  Milletvekili maaşını kim artırdı
 
    Murat BARDAKÇI
  Görev başındayken bunayan sadrazamlar
 
    Mümtaz SOYSAL
  Ortak aklın delirmesi
 
    Pakize SUDA
  Babalar ve çocuklar
 
    Sedat ERGİN
  ‘Ben de eski Çiller değilim’
 
    Tuğrul ŞAVKAY
  Kral Midas’ın şölenindeydim
 
    Uğur CEBECİ
  Efsane zor göreve hazır
 
    Yalçın BAYER
  Karar senin...
 
    Yasemin BORAN
  Gözlem yapmanın sırrı (2)
 
    Özdemir İNCE
  Umutsuzluğun ötesinde
 
    Oğuz ARAL
  Şaşkın bir Türk
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Bin Ladin, Türk ekonomisini de çökertti
 
    Latif DEMİRCİ
  Press Bey
 
    Serdar TURGUT
  ABD’nin kazanması artık kesin
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2001 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com