07/10/2001 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Otoyaşam
Seyahat
Politika Son Güncelleme 09:04
07.10.2001
Yılmaz: Gündem seçim değil ekonomi

ANAP Genel Başkanı, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, ''Türk ekonomisinde kapsamlı ve çok acil hayata geçirilmesi gereken konular gündemdeyken, erken seçim veya hükümet değişikliği gibi mevcut ekonomik durumu daha da ağırlaştıracak önerilerle uğraşmak yerine ekonominin iyileştirilmesi için gerekli kararların bir an önce alınıp, hayata geçirilmesinin zorunlu olduğunu değerlendirdiklerini'' bildirdi.

ANAP TBMM Grubu'nun Abant'ta yaptığı üç günlük çalışma toplantısı sona erdi. Toplantıda, hükümet ortaklarına iletilmek üzere ekonomiyle ilgili önlemler paketi hazırlayacak bir çalışma grubu oluşturuldu.

Abant Palas'ta gerçekleştirilen çalışma toplantısının sona ermesinin ardından basın toplantısı düzenleyen Yılmaz, toplantılarda, geniş bir değerlendirme yaptıklarını, Türkiye'nin bugün geldiği ortamda halkın şikayetlerini, beklentilerini, taleplerini tespit ettiklerini söyledi. 

Toplantıda, parti içi sorunlar, hükümet uygulamaları ve koalisyon ilişkisinin de değerlendirildiğini ifade eden Yılmaz, anayasa değişikliğinin ardından, gerekli uyum yasalarının bir an önce Meclis'ten çıkarılması için ANAP olarak gerekli her türlü gayreti göstermeyi kararlaştırdıklarını söyledi. 

Uyum yasaları çıkmadan, anayasa değişikliklerinin hayata geçirilemeyeceğine işaret eden Yılmaz, ''Henüz uyum yasaları çıkmamış olmasına rağmen, anayasa değişikliklerinin sanki, hemen yürürlüğe girmiş gibi medyada değerlendirilmesinin haklı bir yaklaşım olmadığını düşünüyoruz. Bu konuda uyum yasaları çıkarken, ANAP olarak hem Türkiye'nin yükümlülüklerini, hem de kamuoyunun duyarlılığını dikkate alacağız'' dedi. 

Yılmaz, koalisyon protokolünde yer almasına rağmen, iki yıldan beri Meclis'ten çıkmayan Yerel Yönetimler Reformu'na ilişkin düzenlemenin, bir an önce çıkarılması için ANAP'ın öncülük yapmasını kararlaştırdıklarını bildirdi. 

EKONOMİK DURUM

Vatandaşın, reel kesimin, birtakım haklı şikayetleri olduğunu tespit ettiklerini kaydeden Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: 

''Bu, uygulanan ekonomik programdan herhangi bir sapma anlamına gelmemektedir. Ama gelişmeler bize göstermiştir ki, Türk ekonomisini yeniden düzlüğe çıkaracak bir programın, mali piyasaların düzenlenmesiyle, reel kesimlerin sorunlarına çözüm getirilmesini, birlikte eşzamanlı olarak gözetmesi zorunluluğu vardır. Bu ekonomik programın altındaki temel yaklaşım, mali piyasaların düzene kavuşturulması, disipline alınması, ondan sonra reel sektörün sorunlarına eğilmesiydi. Ama bugün geldiğimiz noktada, artık reel sektörün sorunları daha fazla ertelenemeyecek, ihmal edilemeyecek bir duruma gelmiştir. Dolayısıyla şimdi mali piyasalarla reel kesimi eşzamanlı olarak ele alma zorunluluğu ortaya çıkmıştır. 

Türk ekonomisinde kapsamlı ve çok acil hayata geçirilmesi gereken konular gündemdeyken, erken seçim gibi veya hükümet değişikliği gibi mevcut ekonomik durumu daha da ağırlaştıracak önerilerin geçerli olamayacağını, bunlarla uğraşmak yerine ekonominin iyileştirilmesi için gerekli kararların bir an önce alınıp, hayata geçirilmesinin zorunlu olduğunu değerlendirdik. Bunun için de zaman faktörünün çok iyi kullanılması gerektiğini düşünüyoruz.'' 

''BİRİNCİ ÖNCELİĞİMİZ EKONOMİ''

Bundan sonra birinci önceliklerinin ekonomi olacağını ifade eden Yılmaz, bu konuda, uzman kişilerden oluşan bir çalışma grubu kurduklarını bildirdi. 

Bu çalışma grubunun, bir hafta içerisinde, reel kesim temsilcileri, bu konudaki ilgili diğer kuruluşlar ve resmi kuruluşlarla temas ederek, alınması gereken tedbirler konusunda bir öneri paketi hazırlayacağını kaydeden Yılmaz, ilk yapılacak MKYK toplantısında, öneri paketinin tartışılarak, bunu hükümet ortaklarına iletileceğini ve onların da mutabakatıyla bu önerilerin hayata geçirilmesini sağlayacaklarını, takipçisi olacaklarını söyledi. 

Grubun, milletvekilleri Nesrin Nas ve Ekrem Pakdemirli'nin koordinasyonunda çalışmalarını yürüteceği belirtildi. 

MİLLETVEKİLİ MAAŞLARI

Yılmaz, düzenlediği basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı. 

Yılmaz, bir gazetecinin ''Anayasa değişikliği ile ilgili uyum yasalarında milletvekili maaşlarıyla ilgili nasıl bir düzenleme yapılacak?'' sorusu üzerine, milletvekillerinin özlük haklarıyla ilgili daha önce Anayasa Mahkemesi tarafından verilmiş olan kararlar olduğunu hatırlattı. 

Bütün bu kararların gerekçesinin, bu konunun bir kanunla düzenleneceğine ilişkin bir Anayasa maddesi olmamasından kaynaklandığını anlatan Yılmaz, şöyle devam etti:

"
'Dolayısıyla yapılan düzenlemeyle Anayasa Mahkemesi kararlarındaki bu eksiklik giderilmiş olmaktadır. Ama bununla herhangi bir düzenleme getirilmemiştir. Düzenleme ancak uyum yasasıyla gelecektir. Böyle bir uyum yasası çıkmadan, sanki çıkmış gibi 'yok milletvekilleri maaşları şu düzeye çıktı, bu düzeye çıktı' gibi değerlendirmeler doğru değildir ve haksızdır. 

Elbette ki, uyum yasalarını yaparken Meclis, kamuoyunun bu konudaki tepkilerini ve Türkiye'nin şu an içinde bulunduğu durumu da dikkate alır.''

''AYRILANLARLA GÖRÜŞMEMİZ SÖZ KONUSU DEĞİL''

Yılmaz, partiden istifa eden milletvekilleriyle görüşüp görüşmeyeceğine ilişkin bir soru üzerine de, ayrılan milletvekilleriyle görüşmenin faydalı olacağına inanmadığını kaydetti.Yılmaz, ''Ayrılan arkadaşlar netice itibariyle kararlarını vermişlerdir. Elbette ki, her milletvekili kendi siyasi geleceğiyle ilgili kararını serbestçe verme hakkına sahiptir. Ne kadar doğru bir davranış olduğunu da kamuoyu değerlendirecektir'' dedi.  

''Ayrılan arkadaşlarla görüşmemiz söz konusu değildir'' diyen Yılmaz, ''Hatta başka partilerle temas kurduğunu bildiğimiz bir-iki arkadaşımızla da görüşmemiz söz konusu değildir. Onun dışında bütün arkadaşlarımızın bizden veya kendilerinden kaynaklanan rahatsızlıklarının giderilmesi için elimizden geleni yapmak da bizim görevimizdir'' diye konuştu. 

''HEDEF, SEÇİMLERİN ZAMANINDA YAPILMASI''

Seçim tarihi konusunda koalisyon ortaklarıyla bir mutabakata varıp varmadıklarına ilişkin bir soruyu yanıtlarken de Yılmaz, bugünkü ortamda ekonomik programın uygulanmasında, bu kadar kritik bir aşamada Türkiye'de seçim sözcüğünün gündeme gelmesini bile doğru bulmadıklarını söyledi. 

Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Siyasi partiler olarak her an seçim olacakmış gibi çalışmalarımızı yürütmek zorundayız. Ama takdir edersiniz ki, bu kadar ağır ekonomik sorunları çözmek için bu kadar ciddi bir ekonomik program uygulayan, mevcut ekonomik krizi çözmeyi, hem de ilerde yeni krizlerin oluşmaması için yapısal bir değişimi gerçekleştirmeyi hedefleyen bir program uygulayan hükümet, bu programın sonuç vermesi için bir zaman avansına ihtiyaç duyacaktır. Seçimlerin normal süresi 2004 Nisanı'dır. Hükümet olarak, hedefimiz, seçimlerin zamanında yapılmasını sağlamak, ve bu zamana kadar da bu ekonomik programı sonuca ulaştırmaktır.''

''PROGRAMIN BAŞARISINI GÖRÜNCEYE KADAR...''

Mesut Yılmaz, ''Ekonomik programda revizyon için halk nezdinde yeterli krediniz olduğunu düşünüyor musunuz?'' sorusu üzerine de, hükümetin, halkın yarıdan fazlasının son seçimlerde ortaya koyduğu siyasi tercihlerin desteğine sahip bir hükümet olduğunu söyledi. 

Hükümetin bu desteğe güvenerek Türkiye'nin sorunlarına sadece geçici değil, kalıcı çözümler getirecek bir ekonomik programı uygulamaya giriştiğini anlatan Yılmaz, şunları kaydetti:

''Şimdi böyle bir programı uygulamaya başladığınız zaman hiç olmazsa belli bir sürede siyasi tercihlerde bir çalkantı yaşanması kaçınılmazdır. Daha önce size destek verenler, programın başarısını görünceye kadar, programın sıkıntılarını çektikleri sürece bu desteklerini sizden çekebilirler. Bugün Türkiye'de de böyle bir durum yaşanmaktadır. Aslında bu siyasi desteğin muhalefet partilerine yönelmemesi bile hükümet partileri için cesaret vericidir. Hükümet partilerinden desteğini çekenler şu anda kararsız konumdadır. Ama inanıyorum ki, bu program hedefine ulaştığı zaman, rahatlatıcı etkileri görülmeye başladığı zaman, siyasi tercihler de buna bağlı olarak hükümet için olumlu yönde değişecektir. Bu her ekonomik programın uygulanmasında rastlanan bir durumdur. 

Eğer her gün kamuoyu yoklamasına bakarak, arkanızda yeterli destek olup olmadığını gözeterek bir program uygulamaya kalkarsanız o program hiçbir zaman uygulanmaz. Onun için zaman avansı söz konusudur. Hükümet bu avansı kullanmaktadır. Önemli olan bu zaman avansını iyi kullanmaktır, kararları zamanında almaktır. Kriz yönetimini iyi yürütmektir. Biz ANAP olarak buna katkıda bulunmayı hedefliyoruz.''

SEÇİM İTTİFAKI

Yılmaz, bir gazetecinin ''Seçim ittifakına nasıl bakıyorsunuz? HADEP'le işbirliği yapacak mısınız?'' diye sorması üzerine, konunun toplantıda görüşüldüğünü ve böyle bir şeyin hiçbir zaman söz konusu olmayacağını belirtti. 

''Ne seçim ittifakı, ne seçim işbirliği, hiçbir şekilde söz konusu olmayacaktır'' diyen Yılmaz, ANAP'ın Güneydoğu politikasında kendisini HADEP'in alternatifi olarak gördüğünü söyledi. Yılmaz, ''Biz bütün vatandaşlarımıza ülke bütünlüğünü daha da güçlendireceğine inandığımız bir hak ve özgürlükler sistemi vaat ediyoruz. Türkiye'nin yaşadığı acı tecrübelerin, bunun, Türkiye için tek geçerli yol olduğunu tüm vatandaşlarımıza gösterdiğine inanıyoruz'' dedi. 

Yılmaz, şöyle devam etti:

''Türkiye, terör baskısı altında zaman zaman bu konuda tereddütlere sürüklenmiştir. Ama bugün geldiğimiz noktada hem ülke bütünlüğünün hem demokrasinin aynı zamanda sağlanabileceğini, bütün gelişmiş ülkelerde olduğu gibi Türkiye için de geçerli olduğunu halkımıza kanıtlamayı amaçlıyoruz''

''KABİNEDE DEĞİŞİKLİK GÜNDEME GELMEDİ''

Kabinede değişikliğin söz konusu olup olmadığına ilişkin bir soruya karşılık Yılmaz, bir kabine değişikliğinin gündeme gelmediğini,ANAP'lı milletvekillerinin hükümetin performansı hakkında çeşitli değerlendirmelerde bulunduğunu, bunları dikkate alacaklarını söyledi. 

Yılmaz, Anayasa değişikliğinin, Cumhurbaşkanlığı'nda bulunduğunu hatırlatarak ''Veto bekliyor musunuz?'' diye soran bir gazeteciye de, bunun, Cumhurbaşkanı'nın takdiri olduğunu söyledi.

Yılmaz, şunları kaydetti:

''Ama benim anlayışıma göre, Cumhurbaşkanı halkoylamasına sunma yetkisini ancak anayasa değişiklik paketinin tümü için kullanabilir. Eğer tümü için böyle bir yola gidilmesini uygun görüyorsa, Anayasa değişikliği paketi, tümüyle halkoylamasına sunulur. Ben, Meclis'te 470küsur milletvekili arkadaşımızın desteğiyle geçen böyle bir değişikliğin, Meclis iradesini, dolayısıyla millet iradesini yansıtması açısından Cumhurbaşkanımız tarafından da yeterli görüleceği düşüncesindeyim.''  

Mesut Yılmaz ve eşi Berna Yılmaz ile bakanlar ve milletvekilleri, toplantının ardından Abant'tan ayrılarak Ankara'ya gittiler.

 
(aa)


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2001 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com