|
Terör olayından sonra ABD yönetimi ilk başlarda hızlıydı.
Savaş açtık dediler, Ölü veya Diri yakalanacak diye söylendiler, estiler üfürdüler.
Sonra gerçekler ortaya çıktı. Gerçeklik duvarına tosladılar.
Verilen demeçler daha bir düşünce süzgecinden geçirilmeye başlandı.
* * *
Hata yapıyorlar.
Koskoca Amerikan hükümeti bu konuda bana neden danışmadı bunu anlamam mümkün değil.
Bunca yıllık araştırmacı gazeteciyim.
Tecrübem var bu konularda. İşin çözümü bende, onlar gitmişler başka yerlerde arıyorlar meselenin düğümünü.
Bugün dünyaya yeni bir hizmet daha sunuyorum. Türkiye'ye yapmakta olduğum hizmetler beni artık kesmemeye başladı.
Kimse takdir etmiyor beni, değerimi anlamıyorlar.
Onun için hizmet bölgemi dünya ölçeğine çıkarmaya karar verdim.
Belki Amerikalılar bendeki cevheri tesbit ederler.
Para da istemem bu hizmetime karşılık,bir adet yeşil kart yeter bilmem anlatabiliyor muyum?
* * *
Çözüm aslında Türkiye'de.
Amerikan yönetimi memlekette yasaların hakim olmasından dolayı son derece sıkılmış durumda şu aralarda.
Fırsat bu fırsat diyerekten birçok yasa maddesinde birey özgürlüğünü törpüleyici kararlar almaya çalışıyorlar.
(Önemli not: Dünya gider bir yere biz gideriz hep tersine. Bu hep böyle olmuştur, görünen o ki hep de böyle olacak. Yıllardır Türkiye'de demokratik haklar kısıntılıydı. Şimdi dünyada devletler demokratik hakları kendi ülkelerinde kısmaya çalışıyorlar, bu sefer de Türkiye demokratik olmaya karar verdi. Komik vallahi ya. Ters ülkeyiz abi biz, ters yemin ediyorum ki)
Anayasa düzenlemeleri de yapmaya çalışıyorlar.
Yapılması planlanan en önemli değişiklik şu: Bugüne kadar Amerika mahkemelerinde bir sanık hakkında zora başvurularak toplanan bütün deliller geçersiz sayılıyordu.
Bu deliller başka ülkelerden, o ülkenin polisi tarafından toplanmış olsaydı da bu böyleydi.
Şimdi yapılmak istenilen değişiklikle Amerika içinde zora başvurularak toplanan bilgiler yine mahkemede kabul edilmeyecek. Ancak Amerika dışından gelen başka ülkelerin polisi, istihbarat birimleri tarafından gönderilecek insanlara baskı yoluyla toplanan bilgiler ABD mahkemelerinde kabul edilecek.
* * *
Bu öneri gerçekleşecek mi bilemem.
Ama şunu bilirim: Bu gerçekleşirse ABD Taliban'a karşı savaşını kesin kazanacaktır.
Çünkü bu savaşta Türkiye de var. Ve bilindiği gibi Türkiye Amerika'nın sadık müttefiği.
Ve yine bilindiği gibi Türkiye milletler topluluğu içinde baskı yoluyla bilgi toplamakta en fazla deneyimi olan ülkelerden bir tanesi.
ABD bu işe karar verirse bırakın Türkiye girsin devreye.
Afganistan'dan kaçırdığınız teröristleri (bunlara zanlı demek yanlış olur çünkü nasıl olsa suçlarını itiraf edeceklerdir) getirin Türkiye'ye verin bizimkilere.
En fazla iki gün içinde bülbül gibi öterler.
Sonra Amerikan mahkemesi bu bilgilerle ne yapar, bu da onların sorunu, bizi ilgilendirmez.
İşte bakın Türkiye'nin bütün sorunlarına olduğu gibi ABD'nin sorunlarına da çözüm bende.
* * *
Bu mesele açılmışken geçenlerde Usema bin Ladin'in kardeşi olduğu sanılan teröristi neden bu kadar çabuk bıraktılar, bunu da anlamadığımı ve herkesi kınadığımı itiraf etmeliyim.
Ne oluyor anlamıyorum, bizim polis yumuşuyor mu nedir?
Benim bildiğim onlar istese gümrük kapısında ya şundadır ya bundadır usulüyle seçecekleri herhangi bir yabancıyı- ki bu Norveçli, Danimarkalı ve hatta Çinli bile olabilir hiç farketmez- Usema bin Ladin'in has kardeşi olduğu yolunda kapsamlı bir itirafnameyi imzalamaya kolaylıkla ikna edebilirlerdi.
Eskiden durum böyleydi.
Son olayda hazır ellerine bir arap geçmiş, üstelik soyadı da tutuyor genel beklenti doğrultusunda herifi direkt idam cezasına çarptırıp hızla asmak gerekirken, bizimkiler sadece beş saat içinde yanlış yaptık deyip bıraktılar onu.
Kınıyorum kendilerini. Bu tür yumuşamaları da demokratik geleceğimiz açısından hiç de tasvip etmiyorum..
Son olarak şunu da belirtmeliyim.
Türkiye'de yapılacak yasa değişiklikleriyle artık bundan böyle düşünmek suç olmaktan çıkarılacakmış.
Yani düşünebileceksiniz ancak bunları yazmaya karar verirseniz bu yine suç olacak.
Tuvaletimi yaparkan aklıma gelen fikirlerin suç olarak kabul edilmeyeceğini öğrenmem benim çok hoşuma gitti, içim coşkuyla doldu.
Bunu sizlerle de paylaşayım dedim, bilmem anlatabiliyor muyum? |