07/10/2001 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Otoyaşam
Seyahat
Gündem
06.10.2001
Yalçın BAYER
Karar senin...
  
ybayer@hurriyet.com.tr
 

HAYAT; sadece mutlu olmaya çalıştığında ya da mutlu etmeye çalıştığında seni hiç beklenmedik yerlere savurur.

Ne hayaller taşırdı yüreklerimiz; umutlarla, mutluluklarla süslerdik hayatı. Hiçbir zaman sararmış yapraklara, kurumuş topraklara yer yoktu, hayatımızda. Küçüktük, ama yüreklerimiz öyle büyüktü ki. Saflıklarıyla, çocuktuk ama temizdik. Hayat seni çok farklı koşullarda, hiç beklemediğin, ne olduğunu henüz anlamamışken, farklı bir yere sürükler rüzgárıyla, hayallerinden uzak. Bir nehir gibi akıp gidiyor ömrümüz.

Nehrin olunması gerektiği yerde değiliz. Akıntıya kapıldık bazı zaman. Bir dala tutunduk, gücümüzün yettiğince. Ta ki o dal çürüyüp, kopana kadar. Yaşamaya çalıştık, káh başardık, káh başaramadık. Bazen bu hayatta nefes aldığımıza şükreder hale geldik. Kendi umutlarımızı, hayallerimizi bıraktık, kendimizden bir parça saydığımız bizlerin mutlulukları için yaşadık. Bir yerde yanlış yapıyorduk. Hayatla bir oyuna girmiştik. Kazanmalıydık. Günden güne oyunu kaybediyorduk, hayallerimizle birlikte. Hayat, oyun karşısında kazandıkça bizden bizi götürüyordu. Düşünmeliydik! Bizde kalan diğer bizi kurtarabilmek için. Ama çözüm yok denecek kadar az görünüyordu.

Anlatmak istiyorsun, ama kelimeler yetersiz, zaman az geliyordu. Her şeyi yazmalıydık. Seni anlayacak birileri olmalıydı bu hayatta. Rüzgárın yönü, nehrin belirsizliği seni bilmediğin yerlere sürüklüyordu. Çaresiz kalmış, istemediğin kaktüste ufak bir çiçek olmaya çalışıyordun. Büyüyordun belki de ama, hayır bu olmamalıydı büyümek!

Bu bir sitemkárlıktı belki de. Yüreğindeki umutları, sevinci, mutluluğu bastıran güce, hayata karşı bir sitem. Hiçbir zaman olmadı senin hayallerin. Yalan! Sen hep başkalarının hayallerinin hayallerini yaşatmaya çalıştın. Özgür irade kavramı yoktu. Bu bir masaldı. Okuduğun bir roman ya da başkahramanı sen olmasını istediğin bir tiyatro, belki de acı bir sinema.

Tabiri caiz ne olursa olsun sadece hayallerin içindeki hayaller hepsi, gerçeğe aykırı. Ya isyan edeceksin savaşı kazanmak için, ya da kendi isteğinle esir alacaklar seni. Ellerin ceplerinde teslim ol! Başın eğik umutlarına karşı. Sen bir kahraman ya da kötü bir oyuncu. Ya kamerayı yönet, ya da figüran kal. Karar senin, doğru ya da yanlış.

Şenay KILIÇ-İSTANBUL

Kayıp gidiyoruz


ÖĞRETİM üyesi İnci Gökmen'den milletvekillerine... Biz öğretim üyeleri, boğaz tokluğuna işleri yürütmeye çalışıyoruz. Bir arkadaşım, en son ayakkabısını ne zaman aldığını hatırlayamadı. Öğrencilerimiz arasında aç olanlar var. Üniversiteden mezun olan gençlerin en kaymak tabakası geri dönmemek üzere yurtdışına gidiyor, oysa bu gençlere ülkemin ne kadar çok ihtiyacı var. Bu insanların eğitilmesi, fakir insanlardan alınan vergilerin katkısı ile olmuştu. Ülkemin geleceği hızla ayaklarımızın altından kayıyor. Ekonomik zorluklar içinde milyonlarca insanın kıvrandığı bir ülkede maaşınızın bir kısmını üniversitelerdeki gençlerin eğitimi, onların karınlarını doyurmaları için burs olarak vereceğinize, tutup kendinize kıyak çekiyor, maaşınıza katmerli zamlar yapıyorsunuz. Ülke olarak eğitime öncelik vermezsek hiçbir yere gidemeyiz. Şimdiye kadar sizleri beceriksizlikle suçluyordum ama artık pek çoğunuzu bencil, halkını umursamaz insanlar olarak görüyorum.

DR. Ali Haydar: Milletvekillerinin kendilerine sağladıkları ayrıcalıklı değişiklikler konusunda, veto etmesi ya da referanduma sunması için Cumhurbaşkanı'na başvuralım. (cankaya@tccb.gov.tr) Bugün iki satır yazı yazmaya çekinirsek gelecekte daha kötü günler görürüz. Liderlerin vekillerine ve partilere boşuna yazmayınız, Meclis web sitesinde yayınlanan e-mail adreslerinden hemen hiçbiri çalışmamaktadır.

GÜNÜN SÖZÜ


‘‘Başarısızlıklar, insanları başarılı olmak için kamçılar.’’

(Theodor Fontane)

Yalçın BAYER
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Meclis'e zarar verdiler
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Hal ve gidişten sınıfta çakanlar
 
    Ayşe ARMAN
  Alo... Hürriyet Gazetesi’nden arıyorum
 
    Ayşe  ÖZEK KARASU
  Entelektüel sermaye dramı
 
    Bekir COŞKUN
  Önce insan...
 
    Doğan ULUÇ
  Eski teröristlerin canı tatlıydı
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Atatürk farkı
 
    Ercan KUMCU
  Böyle başa böyle tarak
 
    Erkan ÇELEBİ
  Cimbom Destek Hattı'nda güvenlik tartışması
 
    Ferai TINÇ
  Hediye vermesini beceremediler
 
    Gila BENMAYOR
  Usame, Carlos gibi
 
    Hadi ULUENGİN
  Talihli erkek
 
    Muharrem SARIKAYA
  Milletvekili maaşını kim artırdı
 
    Murat BARDAKÇI
  Görev başındayken bunayan sadrazamlar
 
    Mümtaz SOYSAL
  Ortak aklın delirmesi
 
    Pakize SUDA
  Babalar ve çocuklar
 
    Sedat ERGİN
  ‘Ben de eski Çiller değilim’
 
    Tuğrul ŞAVKAY
  Kral Midas’ın şölenindeydim
 
    Uğur CEBECİ
  Efsane zor göreve hazır
 
    Yasemin BORAN
  Gözlem yapmanın sırrı (2)
 
    Özdemir İNCE
  Umutsuzluğun ötesinde
 
    Oğuz ARAL
  Şaşkın bir Türk
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Bin Ladin, Türk ekonomisini de çökertti
 
    Latif DEMİRCİ
  Press Bey
 
    Serdar TURGUT
  ABD’nin kazanması artık kesin
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2001 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com