|
GEÇEN çarşamba akşamı CNN Türk'te yayınlanan Ankara Kulisi programında ANAP'lı Eyüp Aşık'ın DYP'ye geçmesini, DYP Lideri Tansu Çiller'in kendisini partiye kabul etmesini eleştiren bir değerlendirme yapmıştım.
Değerlendirmemi özetle ‘‘Tansu Hanım, Eyüp Aşık'ı alarak bazı kazanımlar elde ettiğini düşünüyor olabilir. Ama kaybı, kazandıklarından çok daha fazla olacaktır’’ sözleriyle tamamlamıştım.
Bu değerlendirmem, toplumun siyaset kurumuna duyduğu tepkinin oluşmasında ilkesizlik olarak görülen transferlerin de büyük etkisinin olduğu, siyasilerin toplumu okuyamadıkları yolundaki kanaatimden kaynaklanıyordu.
Tansu Çiller, ertesi günü arayarak, bu değerlendirmeye katılmadığını, ‘‘bir başka pencereden bakış açısı sağlamak istediğini’’ belirtti.
* * *
DYP Lideri, Eyüp Aşık'ı partiye kabul etmesini önce şu noktada savundu:
‘‘Eğer bazı arkadaşlar evvelden bize çok hücum ettilerse, her şeye rağmen en sonunda bizim durduğumuz noktanın doğruluğunu ve kendi yaptıklarının yanlışlığını görüp bizim noktamıza geldilerse, bu aslında bizim bazı şeylerde haklılığımızı ortaya koymaz mı? Bizim duruşumuz, buna kucak açmak olur.’’
Aşık, 1990'lı yılların önemli bir bölümüne damgasını vuran DYP-ANAP çatışmasında, ANAP Lideri Mesut Yılmaz'ın Çiller'e dönük stratejisinin en önemli uygulayıcısıydı.
Çiller, Aşık'ın bu konumu hatırlatıldığında, şöyle dedi:
‘‘Asıl bu özelliği nedeniyle daha da anlamlı...’’
DYP Lideri, şöyle devam etti:
‘‘Siyasette bizi yermiş olabilirler. Haksızlık yapmış olanlar da olabilir. Bizim de eksikliklerimiz oldu. Ama gelinen bu noktada kişisel meseleleri aşmak gibi bir durumla karşı karşıyayız. Ben bir parti genel başkanı gibi davranmak zorundayım. Bana yapılan haksızlıklara takılıp kalamam, böyle bir lüksüm yok.’’
* * *
Çiller'in şu sözleri de, Aşık'ı kabulünde Özal misyonunu ANAP'tan DYP'ye çekmek gibi bir hedefinin yattığını gösteriyor:
‘‘Bu arkadaşlar Özal misyonunun insanları. Merkez sağı bütünleştirmek için hepimizin başlangıç noktasına dönmemiz gerekiyor. Bu DP'dir, sonra da AP'dir. ANAP'taki arkadaşların hepsinin geçmişi AP'dedir. Özal misyonu da aslında AP'nin yasaklanması sürecinde nehrin bir biçimde o tarafa doğru akmasıdır. ANAP, Özal misyonundan uzaklaştığı için bize geliyorlar. Şimdi her şey doğal yatağına dönüyor.’’
Çiller, yeni dönemde ANAP'tan katılımlarla DYP'yi merkez sağın toplanma adresi olarak göstermeyi tasarlıyor:
‘‘Öyle gözüküyor ki DYP'ye geniş bir yöneliş söz konusu. Sayın Aşık da bunu merkez sağın bütünleşmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriyor. Geçmişte çok yanlışlar olmuştur. Bu yanlışlar, bugüne gelinmesinde önemli etken olmuştur. Ama bugün merkez sağ toparlanmadığı sürece Türkiye'ye istikrar gelmeyeceği artık görülüyor.’’
Ve kendisinin değiştiğini söylüyor:
‘‘Bugün Türkiye'nin geldiği yerde hepimiz kendimize düşen görevleri farklı hissetmek durumundayız. Ben de eski Çiller değilim.’’ |