|
DEĞİŞİKLİK teklifine imza koyan da, oy veren de ‘‘kıyak zammın’’ sorumluluğunu üstlenmiyor. Nitekim, DYP Genel Başkanı Tansu Çiller de dün milletvekili maaşlarının artışına ilişkin Anayasa değişikliğinde parti olarak sorumluluklarının bulunmadığını söyledi.
Anayasa değişiklik sürecine bakıldığında kimin ne derece sorumlu olduğu ortaya çıkıyor.
Öncelikle Anayasa değişikliğinin yöntemini görmek gerek.
Anayasa'nın bir maddesinin Meclis'te değişmesi için iki kez oylanması ve her ikisinde de 330 ve yukarısında oy alması şart.
Birinci oylamada madde üzerinde değişiklik önergesi verilmiş ise bu madde ikinci tur oylamada başka bir önerge ile de değişikliğe uğrayabiliyor. Eğer birinci tur oylamada madde üzerinde bir önerge yoksa, ikinci turda değişiklik yapılamıyor.
Milletvekili maaşlarını artıran Anayasa'nın 86'ncı maddesindeki ‘‘topyekûn uyanıklık’’ da bu noktada ortaya çıkıyor.
NEREDEN ÇIKTI BU ÖNERGE
Maddenin birinci tur görüşmesi ve oylaması 27 Ekim'de yapıldı.
İlginçtir; madde üzerinde konuşmak isteyen çıkmadığı gibi oylama öncesi ‘‘bu da nereden çıktı?’’ denilecek bir önerge verildi.
Önergenin altında DSP'li Plan Bütçe Komisyonu Başkanı Metin Şahin ile Ahmet Erol Ersoy (MHP-Yozgat) Teoman ş'zalp (DYP-Bursa), Mehmet Batuk (SP-Kocaeli), İsmail ş'zgşn (AKP-Balıkesir), Nihat Gş'kbulut (ANAP-Kırıkkale) imzaları bulunuyordu.
Başkan önerge üzerinde görüş belirtmek isteyenin olup olmadığını sorduğunda, altında imzaları bulunanlar dahi söz istemedi.
Önerge reddedildi. Buraya kadar her şey normaldi.
NİYET ORTAYA ÇIKIYOR
Maddenin ikinci tur oylamasında gizlenen niyet su yüzüne çıktı.
Milletvekili maaşında artış getiren 86'ncı madde üzerinde birinci turda önerge bulunduğu için bir başka önerge verilme hakkı kullanıldı.
Değişiklik önergesine her partiden bir milletvekili imza koydu.
Metni imzalayan ANAP'lı Erkan Kemaloğlu, o günü şöyle anlattı:
‘‘Eski ve mevcut milletvekillerinin üye olduğu Anadolu Kulübü yönetim kurulu üyesiyim. Milletvekili emekliliğiyle ilgili düzenleme her defasında Anayasa Mahkemesi'nden döner. Bana, ‘Bu aksiliği ortadan kaldıracağız' diye önergeyi getirdiler, imzaladım. Maaş artışı yapıldığını inanın bilmiyordum.’’
Oylamaya katılan 421 milletvekilinden 378’inin evet, 39'unun hayır oyu kullandığı önerge kabul edildi.
Milletvekili maaşının önündeki en yüksek rakam engeli kaldırıldı, bunun yerine en alt sınır olarak Genelkurmay Başkanı maaşı ölçü alındı.
Meclis Başkanı Ömer İzgi'nin de söylediği gibi emekli milletvekillerinin maaşlarında 697 milyon 871 bin liralık artış gerçekleşti.
İzgi, Cumhurbaşkanı'nın onaylaması halinde değişikliğin bu dönemde olmayacağını belirterek ‘‘Yasal düzenleme olmadığı için uygulanmaz’’ görüşünü dile getirdi.
Anayasa hukukçuları ise İzgi ile aynı görüşü paylaşmıyor. Maaşın alt sınırı belirlendiği için, en düşük miktarın bu seviyeye çıkarılması gerektiği görüşünü taşıyorlar.
Ya da değişikliğin Sezer tarafından onaylanması halinde, emekli bir milletvekilinin açacağı davayla bu hakkın kazanılacağı görüşündeler.
Kamuoyundan gelen tepkiler karşısında kimse sorumluluk almak istemiyor.
Oysa önergede de, oylamada da bütün partilerin imzası var.
İşçilerin emekli aylıklarının ödenmesinde zorlanılırken, ekonominin krizden çıkmak için dışarıdan kaynak arayışları sürerken, ‘‘milletvekilinin maaşına ve cakasına dokunulmaz’’ anlayışının terk edilmesi gerekiyor. |