06/10/2001 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Otoyaşam
Seyahat
Dünya
05.10.2001
İlter TÜRKMEN
Jeopolitik pazarlaması
  
iturkmen@hurriyet.com.tr
 

TÜRKİYE kadar jeopolitikten ve stratejiden söz edilen başka bir ülke bulmak herhalde zordur. Birkaç yıl önce Brzezinski'nin ‘‘Satranç Tahtası’’ adlı kitabı çıktığı zaman adeta bir strateji festivali yaşadık. O tarihten beri kendilerini ‘‘stratejist’’ sayanlar çoğaldı.

Televizyonlarda izlediğimiz bu bilgiçler hepimizi büyülüyor. İleri sürdükleri karmaşık komplo teorilerini dinlerken dehşet içinde kalıyoruz. Bazen de Türkiye'nin dünyadaki rolü hakkında çizdikleri abartılı tablolarla güzel hayallere dalıyoruz. Ancak arada satranç oyununu ihmal ettik. Ruslar yine bu alanda ustalıklarını gösterdiler!

***

Türkiye'nin jeopolitik değeri bir gerçek. Bunu ne dostlarımız ve ne de muarızlarımız tartışıyor. Ne var ki jeopolitik konum potansiyel bir kozdur. Elinizdeki kozu iyi de kullanabilirsiniz, heba da edebilirsiniz. Tarihte bunun misalleri bir hayli var. Özellikle buhran devirlerinde süratle değerlendirme yapma ve karar alma yeteneğiniz yoksa, sizin oynayabileceğiniz rolü başkaları kapar.

***

Bugün Rusya'ya gıpta ile bakıyoruz, çünkü Putin kriz ortamında inisiyatifi almasını bildi. Herkes Rusya ile Batı arasında bir dönüm noktasından bahsediyor. Putin NATO Genel Sekreteri ile bir araya geliyor, buhranın parlayan yıldızı Tony Blair Moskova'ya gidiyor. Batı ile Orta Asya ülkeleri arasındaki iletişimde Rusya öne çıkıyor. Ama denebilir ki, ‘‘Rusya bunu kendi çıkarları için, Çeçenistan'da hareket serbestisi kazanmak için yapıyor.’’ Doğru, bir taşla iki kuş vuruyor.

***

Türkiye ise bu krizde açıkça hantal bir davranış içindeydi. Geçen haftaki yazımda belirtmiştim. Dışişleri Bakanı derhal Orta Asya yolunu tutmalıydı. Bunun yerine Ortadoğu'ya gitti. Orta Asya ülkelerinin bugünkü konjonktürdeki önemli konumlarını bile hemen algılayamadık. Rusya ise bu fırsatı kaçırmadı. Peki bu tutukluğumuzun nedeni ne? Görebildiğim kadarıyla çeşitli nedenler yanında Irak saplantısı da politikamızı etkileyen bir unsur oldu. Biraz bu konuyu açmak istiyorum.

***

Washington'da özellikle Savunma Bakanlığı'na yakın çevrelerin ve Saddam Hüseyin ile 1991'deki hesaplaşmanın yarım kaldığını düşünenlerin Afganistan'dan sonra Irak'a karşı da bir harekáta taraftar oldukları gözleniyor. Ancak halen Washington'un elinde Saddam ile Bin Ladin arasında ilişkiye işaret eden bir kanıt bulunmadığı kanaati yaygın. Amerikan hükümetinin bu sebeple Irak'ı vurmak konusunda kesin bir karara varmadığı anlaşılıyor. Böyle bir kararın uluslararası destek görmeyeceği de belli. Fakat Türkiye böyle düşünmüyor. Irak'a karşı bir harekát olasılığını ciddiye alıyor ve bunun Irak'ın kuzeyinde bir Kürt Devleti'nin kurulması ile sonuçlanmasından endişe ediyor. Bence, bu endişe geçerli değil. Bir kere Irak Kürtleri çok acı tecrübeler geçirdiler. İran Şahı'nın ve Kissinger'in desteği ile 1970'li yıllarda ayaklandılar, sonra birdenbire terk edildiler ve Bağdat'ın amansız intikamına uğradılar. Bağımsızlığın kendileri için geçerli bir opsiyon olamayacağını biliyorlar. Kaldı ki Irak'ın, hangi rejim altında olursa olsun, toprak terkine razı olması beklenemeyeceği gibi, Arap ülkeleri kendi hayati çıkarları açısından toprak bütünlüğü prensibine sıkı sıkıya sarılmış bulunuyorlar. ABD hem Türkiye'yi hem de desteğine bu kadar muhtaç olduğu Arap ülkelerini nasıl karşısına alır?

***

Türkiye sırf Irak yüzünden ABD ve NATO ile tam bir dayanışmada isteksiz davranıyor ve pasif bir politika güdüyorsa, hata ediyor. Bu davranışın sürdürülmesi Türkiye'nin jeopolitik öneminin fiili değeri konusunda tereddütlere yol açar. Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası'nda (AGSP) oynamak istediğimiz rolü de olumsuz etkileyebilir. Jeopolitik kozumuzu biraz daha ustalıkla kullanırsak iyi olur.


İlter TÜRKMEN
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Bu isimleri unutmayınız
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Meğer telefon dinleme de özelleşmiş
 
    Ayşe ARMAN
  Son kez dekolte tartışması
 
    Bekir COŞKUN
  Cumhurbaşkanı avantayı imzalamasın
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  İçinizdeki çocuğu asla öldürmeyin
 
    Doğan HIZLAN
  Haberi şiirleştiren adam
 
    Ege CANSEN
  Sadrazam kellesi isteme geleneği
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  İşte bu olmadı
 
    Erdal SAĞLAM
  Devleti küçültmek ne demek?
 
    Fatih ALTAYLI
  Genelkurmay'ı dinlemedikleri NE MALUM?
 
    Hadi ULUENGİN
  Amerikancı mı?
 
    Yurtsan ATAKAN
  İkinci bilgi bayramı
 
    Mustafa KUTLAY
  500 bin dolar harcayan bilgisayar bile dinliyor
 
    Pakize SUDA
  Ecevit’e mektup
 
    Tufan TÜRENÇ
  Türk yazarının çilesi
 
    Yalçın BAYER
  Meclis'te ‘Maaş lobisi’
 
    Yasemin BORAN
  Gözlem yapmanın sırrı
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
    Hulki İLGÜN
  Sergen efsanesi
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  ABD’de yeni slogan: Ya sev, ya terket…
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2001 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com