|
DÜNYANIN her yerinde kişiler, firmalar, gruplar arasında çatışma, hatta kavga olabilir. Bunlar medya grupları da olabilir.
Ancak çatışmanın, kavganın bir onuru, ayrıca kuralları olması gerekir.
Bu amaçla yasalar çiğnenirse, belden aşağı vurulursa, hele gizlice dinlenen telefon konuşmaları gazete ve televizyonlarda yayınlanırsa, eninde sonunda bunu yapanlar zararlı çıkar.
Dün Star Gazetesi'nde, bizim gruptan Mehmet Ali Yalçındağ ile Soner Gedik arasında yapılan telefon konuşmalarının bant çözümü vardı. Bu konuşmayı önceki gece kendi televizyonlarından da sesli olarak yayınlamışlar.
Anayasa ve yasalarımızda ‘‘haberleşme özgürlüğü’’ denilen bir kavram var. Yapılan telefon konuşmalarının dinlenmesi yasak. Mahkeme kararı olmadıkça telefon dinlenemez.
Bu suçu Tansu Çiller'in eski İçişleri Bakanı Meral Akşener de işlemiş, bizim gazetenin dinlenen konuşmalarını açıklamaktan çekinmemişti. Hakkında davalar açıldı, Akşener suçlu bulundu ve büyük miktarda tazminat ödemeye mahkûm edildi.
***
Star Grubu, telefon konuşmalarını açıklamakla büyük yanlış yaptı. İnsanlar telefonda konuşur. Bu konuşmalar özeldir. İş konuşması, gırgır, geyik muhabbeti, hal hatır sorma... Her gün milyonlarca telefonda neler söylenir!..
Ve söylenen her şey, içinde suç da olsa, ayıp şeyler de olsa, yargı kararı olmadığı sürece özeldir. Dinlenmesi mümkün değildir.
Varsayalım ki dinlendi, bunları açıklamak suçtur.
Tabii bu ülkede Anayasa ve yasalar geçerliyse ve bu kurallara uyulmasını sağlayacak makamlar işbaşında ise!
***
Star Grubu, 542'li cep telefonu sisteminin, yani Telsim'in sahibidir. Bu açıdan bakıldığında, dinlenen telefonların bant çözümlerini açıklaması daha büyük sonuçlara gebedir.
Şimdi ortada iki olasılık var:
1- Star Grubu, cep telefonu şebekesi sahibi olarak telefonları teknik yöntemlerle dinleme olanağına sahiptir. Kendisine ait olan 542'li telefonları rahatça dinleme olanağına zaten sahiptir. 542'li telefonları kimlerin kullandığını da, elindeki kayıtlardan bilmektedir. Ayrıca, bir düğmeye basınca, kimin kimlerle konuştuğunun listesini anında önünde görür.
2- Bu konuşmaları Star Grubu dinlememiş, ancak geçmişte yasadışı olarak dinleyenlerden elde etmiştir. Bu durumda, belki bu bantları getirenlere para verilmiş, bantlar satın alınmıştır. Bunları satışa sunan dinleme şebekesinin elinde daha yüzlerce, binlerce kişinin bant çözümleri vardır ve bunlar da, sırası geldiğinde piyasaya sürülecektir. Belki de parasız elde edilmiştir.
Ülkemizin büyük bir yayın kuruluşu olan Star Grubu, bu inanılmaz yanlışı televizyonlarında ve gazetesinde nasıl yaptı?
Bunu yapmak, yarın kendi patronlarının, kendi mensuplarının telefon görüşmelerinin de açıklanmasını kabul etmek demektir.
Herkesin konuşmaları gibi, o konuşmalarda da ticari sırlar, özel direktifler, hatta ‘‘çok çok özel muhabbetler’’ olabilir.
Star dün yayınladığı konuşma bantlarını Telsim olanaklarıyla elde etmediyse, o bilinen satıcı şebekeden parasıyla veya parasız temin ettiyse, şunu iyi bilmelidir:
Aynı şebeke yarın öbürgün, belki Star Grubu'nun konuşmalarını da başkalarına getirip satacak, ya da verecektir.
Ama burada en çok mide bulandıran husus, elinde çok sayıda teknik olanak bulunan ve Telsim'in sahibi olan Star Grubu'nun bu bantları açıklamış olmasıdır.
Yapılan iş yasal değildir. Anayasa ve yasalar, hem de bir yayın grubu tarafından ayaklar altına alınmış ve çiğnenmiştir.
Haberleşme özgürlüğü resmen yok edilmiştir.
Bu durumda kim ne yapacaktır?
RTÜK Yasası, bu yapılanı suç sayıyor. RTÜK şimdi ne diyecektir? Hükümet, Ulaştırma Bakanlığı, savcılar ne yapacaktır?
***
Tekrar ediyorum: Kişiler ve kuruluşlar arasında tartışma, kavga olabilir. Bu kavgaya yayın kuruluşları da girebilir.
Ama belden aşağı vurulursa, bu amaçla Anayasa ve yasalar paspas gibi çiğnenirse, işin tadı kaçar.
Bugün başkalarına karşı kullandıkları silah, yarın kendilerini vurur.
Ben bugüne kadar iki yayın kuruluşu arasındaki kavgaya hiç girmedim, değinmedim.
Ama dünkü olay sabrımı taşırdı. Açık söyleyeyim, yakıştıramadım.
Türkiye'de eğer bu çığır açılırsa, telefon görüşmelerinin bantları böyle yasadışı yöntemlerle, pervasızca ve uluorta yayınlanırsa, haberleşme özgürlüğü böyle göz göre göre ayaklar altına alınırsa, işin sonunu Star Grubu da getiremez.
Yapılan yasadışıdır, hukuka, ahlaka aykırıdır, kişilik haklarına saygısızlıktır.
Bakalım yetkili kişi ve kuruluşlar bu konuda ne yapacaklar! Yine seyirci kalıp başkalarına ‘‘Siz de aynı şeyi yapın’’ mesajını mı verecekler!
|