|
CUMHURBAŞKANI, milletvekili maaşlarını artıran ve kıyak emeklilik hakkı tanıyan maddeleri imzalamak zorunda değil...
(Anayasa; madde 101)
İsterse öbür değişiklikleri onaylayıp, sadece o iki maddeyi referanduma götürebilir...
Ki o zaman halk oylamasında, millet onların utanmazlığını suratlarına çarpsın...
Cumhurbaşkanı isterse; değişikliklerin tümünü onaylar, ama yine o iki avanta maddesini Anayasa Mahkemesi'ne götürüp, iptal edilmelerini isteyebilir...
Şimdi söz onda...
*
Kimi milletvekilleri tarafından şimdiye kadar ilgisiz birçok kanunun içine monte edilen, ama bir türlü geçmeyen kıyak emeklilik ve maaşlara zam maddelerini, elbette bir başka biçimde geçirmek isteyeceklerdir.,.
Artık meteoroloji yasasının içine monte ederek mi olur, tohum islah kanununun içi mi olur, eşeklerin iaşe bedeli kanununa ek madde mi olur...
Bir yere sokuşturup yine getireceklerdir...
Ama bu ortamda, bu zamanda, bu biçimde olmaz...
Anayasa'nın çağdaşlaşması paketi içine, Türk siyasetinin ilkelliğini koyup geçirmeleri önlenmeli...
Toplum bunu Sezer'den bekliyor...
Hepimiz...
Herkes...
*
Yoksa kamu görevlileri, yaptıkları iyi bir şeyin (ki Meclis öbür değişiklikleri yaparak iyi bir şey yaptı) karşılığında mutlaka bir avanta mı almalılar?..
Diyelim ki su borusu döşeyen görevli, muslukları götürüp satmalı mı?..
Ya da; maliyeci, gecikme zamlarını cebine mi atmalı?..
O zaman yurdun dört bir yanındaki kamu görevlilerinin yaptıkları her iş için avanta almalarını nasıl önleyeceksiniz...
Asıl; sabahtan beri gazetelerin telefonları-faksları kilitlendi...
Hiçbir güç, ulus olma bilincine bu denli heybetli bir çomak sokamazdı... Bu kriz ve bunalım ortamında, hiçbir olay toplumu bu denli umutsuzluğa ve güvensizliğe sürükleyemezdi...
Ama bunu ulusun kendi Meclis'i yapabildi...
Şimdi onarmak Sezer'e düşüyor...
Parlamentoya güven tümden bitmiş bile olsa, hiç olmazsa devlete birazcık güven için...
Yukarda adam gibi adamların da olduğunu görmek için...
|