06/10/2001 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Otoyaşam
Seyahat
Gündem
05.10.2001
Ertuğrul ÖZKÖK
Meğer telefon dinleme de özelleşmiş
  
 

MEĞER kanunsuz telefon dinleme suçu da ‘‘özelleştirilmiş’’ de haberimiz yokmuş. Biz devlete ait birimlerin keyfi ve kanunsuz telefon dinlemelerinden bıkmış usanmışken, başımıza şimdi bir de özel bir kuruluşun telefon dinleme olayı patladı.

Düşünüyorum.

ATT DİNLESEYDİ

Acaba Amerika Birleşik Devletleri'nde mesela ATT'nin, İngiltere'de Vodafon'un, İtalya'da Telekom Italia'nın sahibi olduğu bir yayın kuruluşu, özel kişilere ait sıradan ticari konuşmaları dinleyip, bunu şantaj amacıyla kullansaydı ne olurdu?

Hiç yorulmayın ben söyleyeyim.

O devlet ve o kamuoyu, dünyayı o şirketin başına yıkardı.

O telefon şirketi bir daha belini doğrultamazdı.

Çünkü yapılan iş ‘‘modern bir haydutluk’’ türüdür.

Adı da ‘‘teknolojik mafya...’’

Veya ‘‘Telekulak çetesi...’’

Alçaklığa bakın.

Yüz binlerce insana telefon satıyorsunuz.

Devlete ve o tüketicilere, ‘‘Merak etmeyin biz sizin bütün mahremiyetinizi koruyacağız’’ diye söz veriyorsunuz.

Sonra o insanların konuşmalarını alçakça dinleyip, banda alıyorsunuz ve kaşar peyniri gibi depoya koyuyorsunuz.

‘‘İlerde kullanmak üzere...’’

Sonra zamanı gelince, ‘‘insanların size güvenip teslim ettiği mahremiyetini’’, bir şantaj belgesi olarak tedavüle sokuyorsunuz.

Demokratik bir ülkede buna ne yapılır?

Amerika Birleşik Devletleri'nde bundan çok daha basit bir dinleme girişiminden dolayı ülkenin başkanı gitti.

Gider, normaldir.

MECLİS NEREDE

Bir özel şirket dinleme yapsa ne olur?

O ülkenin meclisi işe el koyar.

O çeteyi anında çökertir.

O teknolojik mafyanın kulaklarını çeker kopartır.

Neden mi?

Çok basit.

Çünkü telefon dinleme, ikiz kulelere yapılan baskın gibidir.

İş küçük gibi görünür ama, toplumda yarattığı etki, eylemden çok daha büyüktür.

Şimdi siz düşünün.

Elinde telefon şirketi olan bir çete oturmuş, ülkenin bütün işadamlarını, yöneticilerini, bürokratlarını, siyasetçilerini dinliyor.

MUKAVELE FESHEDİLDİ

Buradan elde ettiği bilgileri, kendi ticari amaçları için kullanıyor.

Veya satıyor.

Reklam vermiyor musunuz?

‘‘Buyrun kaset. Kendiniz bilirsiniz. Yarın televizyonumdan yayınlarım.’’

Ona ceza verecek hákim misiniz?

‘‘Hákim bey eşinizle, kızınızla, arkadaşınızla yaptığınız konuşma elimizde.’’

Bürokrat mı?

‘‘Kaseti yayınlarım ha...’’

Veya ihaleye giren bir şirketin iç konuşmalarını, rakibe el altından iletiverirsiniz.

‘‘Bak sizinkiler 2 milyon dolar daha düşük fiyat verdi. Teklifinizi ona göre düzeltin.’’

Böyle bir ülkede rekabet kalır mı?

Böyle karanlık bir ‘‘korku ve dehşet ülkesinde’’ namuslu siyaset yapılır mı?

Vatandaşın böyle bir telefon şirketi ile mukavelesi, yayınlanan bu kasetlerle tek taraflı olarak feshedilmiştir.

Vatandaşın yapacağı iş, bu mukaveleyi yırtıp, başka bir mukavele yapmaktır.

Ama böyle şirketlerle mukavelesi biten bir başka kuruluş daha var.

Telekom...

Onlar bu telefon lisanslarını belli bazı şartların yerine getirilmesi koşuluyla vermiştir.

Bu şartların başında da vatandaşın Anayasa ve kanunlarla korunan haberleşme mahremiyetini korumak gelir.

ÖYLEYSE BIRAK GİTSİN

Bir şirket tek taraflı olarak bu protokolü bozmuşsa, devlete düşen görev, bu protokolü iptal ederek, lisansı geri almaktır.

Yok bu vatandaşın özel hayatı, ticari mahremiyeti bizim için önemli değil diyorsanız, bırakın gitsin.

Zaten herkes bunu hak etmiş demektir.


Ertuğrul ÖZKÖK
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Bu isimleri unutmayınız
 
    Ayşe ARMAN
  Son kez dekolte tartışması
 
    Bekir COŞKUN
  Cumhurbaşkanı avantayı imzalamasın
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  İçinizdeki çocuğu asla öldürmeyin
 
    Doğan HIZLAN
  Haberi şiirleştiren adam
 
    Ege CANSEN
  Sadrazam kellesi isteme geleneği
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  İşte bu olmadı
 
    Erdal SAĞLAM
  Devleti küçültmek ne demek?
 
    Fatih ALTAYLI
  Genelkurmay'ı dinlemedikleri NE MALUM?
 
    Hadi ULUENGİN
  Amerikancı mı?
 
    İlter TÜRKMEN
  Jeopolitik pazarlaması
 
    Yurtsan ATAKAN
  İkinci bilgi bayramı
 
    Mustafa KUTLAY
  500 bin dolar harcayan bilgisayar bile dinliyor
 
    Pakize SUDA
  Ecevit’e mektup
 
    Tufan TÜRENÇ
  Türk yazarının çilesi
 
    Yalçın BAYER
  Meclis'te ‘Maaş lobisi’
 
    Yasemin BORAN
  Gözlem yapmanın sırrı
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
    Hulki İLGÜN
  Sergen efsanesi
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  ABD’de yeni slogan: Ya sev, ya terket…
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2001 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com