|
Fatih ALTAYLI
Telefon şebekesi işletmek önemli bir iştir. O kadar önemlidir ki, Türkiye'ye milyarlarca dolar kazandıracak Telekom özelleştirilmesi yıllardır yapılamıyor.
Genelkurmay, bu sisteme sahip olanların ülke sınırlarına da sahip olabilecekleri gerekçesiyle Telekom özelleştirmesine sıcak bakmıyor.
Ancak elinde devletten aldığı ve KDV'sini hálá ödemediği bir ‘‘Telefon şebekesi kurma ve işletme’’ lisansı olan Uzan Grubu elindeki bu şebekenin kendine sağladığı olanaklarla her türlü telefonu dinleyebiliyor.
Telsim'e telekomünikasyon altyapısı sistemleri satan bir firmanın yetkilisi ‘‘Telsim'in elindeki sistemleri biz satıyoruz. Bunlar öyle sistemler ki, sadece kendi şebekelerini yani 542, 543 ve 546'lı telefonları değil, her türlü telefonu dinleyebilirler’’ diyor.
Bu sözlerdeki gerçeklik önceki akşam ortaya çıktı.
Uzanlar ellerindeki olanaklarla Hürriyet'i dinlemişler.
Ve bunu fütursuzca yayınlıyorlar.
Hürriyet'i dinleyen başkalarını niye dinlemesin?
Bunların ticari rakiplerini, devleti, Genelkurmay'ı dinlemediklerini kim garanti edebilir.
Kim bilir belki de kendilerine sağlamaya çalıştıkları dokunulmazlığın ardında bu dinlemelerle yapılan şantajlar bile olabilir.
Hiç kimse Uzan Grubu'nun telefon dinleyerek elde ettiği ülke sırlarını başkalarına satmadığına dair bir garanti veremez.
Elde ettikleri kayıtlarla kendilerine rakip gördüklere herkese şantaj yapmadıkları konusunda kimse emin olamaz.
Nasıl bir dinleme arşivi oluşturup, devletin bazı kurumlarını pasifize etmeye çalıştıklarını kimse bilemez.
Ulaştırma Bakanlığı ve Telekomünikasyon Üst Kurulu hızla bu ‘‘şantaj çetesi’’nin elindeki bu müthiş gücü almak zorundadır.
Yoksa Türkiye bu grubun elinde oyuncak olabilir!
Her işleri davalık
UZANLAR hakkında SPK'nın son dönemde yaptığı suç duyuruları ve açtığı davalara dün kaldığımız yerden devam edelim:
Kepez Elektrik A.Ş. ile ilgili dosyalara bakıyoruz.
Hukuk davaları:
1. SPK'nın Kepez tarafından Adabank off Shore ve İmarbank off Shore Ltd.'den aldığı kredilerin hukuksuz olduğuna ve gizli kár aktarımı yapıldığına ilişkin Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan dava.
2. Kepez Elektrik'ten şirket dışına aktarılan 1997 yılı rakamlarıyla 12,9 trilyon liralık şirket kárının kurtarılabilmesi için çeşitli Uzan Grubu şirketlerine İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan dava.
Suç duyuruları
1. Kanuna aykırı olarak şirket kaynaklarının halka kapalı şirketlere aktarılması nedeniyle Murat Hakan Uzan hakkında Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan dava.
2. 1997 ve 1998 yıllarında gerçekleştirilen hileli hisse senedi alım satımlarına ilişkin olarak Murat Hakan Uzan ve diğer yönetim kurulu üyeleri hakkında Cumhuriyet Savcılığı'na yapılan suç duyurusu.
3. 1999 yılındaki hileli hisse senedi alım satım işlemleri nedeniyle Murat Hakan Uzan ve diğer yönetim kurulu üyeleri hakkında Cumhuriyet Savcılığı'na yapılan suç duyurusu.
4. Söz konusu alım satım işlemlerinin emsallerine göre bariz farklılıklar içermesi nedeniyle Murat Hakan Uzan ve arkadaşları hakkında yapılan suç duyurusu.
Değerli okurlar bunlar sadece SPK tarafından açılan davalar ve yapılan suç duyurularının son 6 aylık bölümü.
Bunların toplamı 58.
Siz böyle bir ‘‘şirket’’ gördünüz mü?
Her işlemleri kanuna aykırılıkla suçlanıp mahkemelik. Adamların mahkemelik olmayan işi yok.
Çünkü her yerde dolap, her yerde dümen.
Ama şimdi bütün meseleler tozlu dosyalardan çıkıyor.
Bir bir yargının önüne geliyor.
Şerefli hákimler ve şerefli savcılar yıllardır ülkenin ve ülke insanının kanını emen vampirlere karşı gerekeni yapacaklar diye bekliyorum.
Karaoğlan'ı yıpratmayın Bülent Bey
SAYIN Başbakanım, sevgili Başbakanım lütfen artık şu görevinizi birine devredin.
Ne olur, yalvarıyoruz.
Ankara'dan her gün yaptıklarınız ve yapamadıklarınızla ilgili ‘‘korkunç’’ haberler geliyor.
Üzülüyoruz.
Size olan saygımızdan bunları haber yapamıyoruz.
İçimiz kan ağlıyor.
Ama yurttaş olarak da kaygılanıyoruz.
Bülent Bey, lütfen artık bırakın.
Hatıralarımızdaki ‘‘Karaoğlan’’ imajını daha fazla zedelemeyin.
Yalvarıyorum size!
DSİ'nin parası için harekete geçildi
DEVLET Su İşleri'nin Uzanlar'dan alamadığı 22 trilyon liranın öyküsünü yazdım iki gün önce.
Dün sordum, ‘‘Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nda kimse yok mu?’’ diye.
İyi ki de yazmışım, iyi ki de sormuşum.
Ne eski Bakan Cumhur Ersümer'den, ne mevcut Bakan Çakan'dan, ne Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ile kovalamaca oynayan her daim müsteşar Yurdakul Yiğitgüden'den bir yanıt gelmedi ama kulağıma gelen bilgilere göre Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na ‘‘bomba düşmüş’’...
Çünkü bu bakanlıkta görevli ‘‘şerefli’’ bürokratlara uzunca bir süredir engel olan bazı siyasiler ve müsteşar bey artık engel teşkil edemiyor.
Hatta tam aksine 13 yıldır işletilmeyen prosedür, benim yazılardan sonra birdenbire işler olmuş.
Şaka değil, benim yazılardan sonra, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı müsteşarı başkanlığında toplanması gerektiği halde 13 yıldır toplanamayan ‘‘Mahsuplaşma Komisyonu’’ toplanıyor.
Komisyon toplandıktan sonra iş kolay.
Komisyon DSİ'nin Uzanlar namına yaptığı ancak alamadığı kamulaştırma bedellerini toplayacak.
Bu miktar üç aşağı beş yukarı belli.
DSİ'nin hesaplarına göre en az 22 trilyon.
Bu paranın yasal faizleri belirlenecek.
Gerekiyorsa eskalasyonlar yapılacak ve Uzanlar 13 yıldır ödemedikleri bu parayı ödeyecekler.
Devletin zararı bir nebze olsun azalacak ve Uzanlar'dan bir para hayli uğraşarak da olsa alınmış olacak.
Bana ulaşan bilgilere göre ‘‘Mahsuplaşma Komisyonu’’ 8 Ekim günü, yani önümüzdeki pazartesi toplanacak.
Hadi hayırlısı.
Bu Uzanlar'dan devletin koparabildiği ilk kıl olur inşallah.
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
İçimizde ordu kurup Ankara'ya yürüyüp Türkiye'yi bir daha kurtarma hissi bulunmasına gerek kalmadığı zaman. |