|
Nereden nereye... Bulgaristan'da insanların maaşının 20-30 Leva'yı ancak bulduğu Todor Jivkov döneminde, tek bir Türkçe cümle konuşmanın cezası 10 Leva'ydı. Şimdi, Bulgaristan tarihinde ilk kez, iki Türk, eski kral Simeon'un hükümetinde bakan oldu.
Halkın yüzde 40'ının tarım ve hayvancılıkla uğraştığı Bulgaristan'da Rodoplu Mehmet Dikme Tarım Bakanı, Deliormanlı Necdet İsmail Molov Doğal Afetler ve Sanayi Kazaları Bakanı olarak görevlerine alışmaya çalışıyorlar.
Bulgaristan'ın milli kahramanlarından Vasil Levski 1870'lerde ‘‘Bulgaristan günün birinde parlak ve temiz bir Cumhuriyet olacak. Bu devleti cumhuriyete layık görüyorum. Etnik ayrımcılık olmayacak. Bulgar, Türk, Ermeni ve Yahudiler bu topraklarda mutlu bir yaşam sürecek’’ demişti. İşte Sovyet mozayiğinin dağılmasından sonra hızlı bir demokratikleşme sürecine giren Bulgaristan'da Levski'nin sözleri nihayet gerçekleşme yolunda. Bulgar tarihinde bir dönüm noktasına imza atan iki Türk bakan, Sofya'daki bakanlık makamlarıyla köylerindeki evlerini bize açtılar, projelerini anlattılar.
NECDET İSMAİL MOLOV (Doğal Afetler ve Sanayi Kazaları Bakanı)
İyi ki Türkiye’ye göç etmemişim
Bulgaristan Doğal Afetler ve Sanayi Kazaları Bakanı Necdet İsmail Molov'un Sofya'daki bakanlık makamındayız. Molov bakanlık koltuğundaki üçüncü gününü yaşıyor. Sekreterine ‘‘Türk gazeteci ile bir röportajım var. Telefon bağlama’’ diyor. İlerleyen dakikalarda telefon bağlanıyor, arayan hatırlı bir kişi herhalde, çünkü bu hayırlı olsun telefonuna çıkıyor ve ‘‘Şükürler olsun. Aşağıdan yukarıya fırladık. Beklemediğimiz işler oldu. Şimdi alışmaya çalışıyorum’’ diye cevap veriyor.
Şu anda Sofya'da bir otelde kalıyor. Bulgar eşi Zaprinka, kızları Emel (28) ve Asya (21), annesi Rahime ve babası İsmail ile birlikte, bakan olmadan bir süre öncesine kadar belediye başkanlığı yaptığı Omurtag'da üç odalı, iki katlı mütevazi bir evde yaşıyor.
Annesi Rahime, ‘‘Çok çileler çektik, ama şükürler olsun bugünleri de gördük’’ diyor. ‘‘Biz fakir bir aileyiz. Necdet bakan oldu, kendisini de bizleri de Bulgaristan'ı da doğrultacak. Fakirleri kaldıracak.’’
Necdet Molov, iş hayatında fabrika işçiliğinden müdürlüğe yükseldi. Bakan olmadan Deliorman Bölgesi'nde Targovişte şehri yakınındaki Omurtag kasabasının belediye başkanıydı. Bulgar eşi Zaprinka, kızları Emel ve Asya ile Burgaz sahillerinde tatildeyken müjdeyi aldı:
‘‘Kumda güneşlenirken telefonum çaldı. Parti başkanım Ahmet Doğan arıyordu. (Necdet Bey, seni bakan yaptım, tatilini kes Sofya'ya gel) dedi. Şaşkına dönmüştüm. Paniğe kapıldım. Bacaklarım kesildi. Targovişte valiliğini beklerken bakan oldum.’’
15-20 yıl önce tek bir Türkçe kelime konuşmanın bile yasak olduğu bir ülkede ilk kez bir Türk olarak bakanlık koltuğuna oturmak nasıl bir duyguydu? Bakan Molov'un gözleri dolu dolu oldu: ‘‘Hür bir duygu. Büyük yük. Tarihin döndüğü gün!’’
1980'lerdeki büyük göç dalgası sırasında neler yaşadığını soruyoruz Necdet Bey'e.
‘‘Önce annemle babamı Türkiye'ye gönderdim’’ diye anlatıyor. ‘‘Onlara, siz gidin, ben işlerimi toparlayıp arkadan geleceğim, dedim ama az sonra sınır kapandı. Onlar Türkiye'de üç ay kalabildiler. Hasrete dayanamadılar, tekrar baba ocağına geri döndüler. 1991'de Omurtag Belediye Başkanı seçilince ‘İyi ki gitmemişim' diye düşündüm. Soydaşlarıma kendi topraklarında hizmet daha önemli.’’
Yaklaşık 20 yıl önce, Bulgaristan’da bir Türk azınlığın varlığı bile inkar edilirken, şimdi hükümette iki Türk bakanın yer alması Bulgarlar tarafından nasıl karşılandı?
Molov, ‘‘Belki ferdi tepki olmuştur ama bana siyasal bir tepki gelmedi. Başkanımız Ahmet Doğan, Bulgaralara HÖH'ü 12 yıldır öğretti. Bulgarlar, Genel başkanımız Ahmet Doğan ile Türklerin siyasi gücünü de öğrendi’’ diyor.
MEHMET DİKME (Tarım Bakanı)
Türklerin dönmesini teşvik edeceğiz
O, yıllarca Rodopların ‘‘tütüncü’’ başkanıydı. Tütün üreticilerinin sorunlarını çok iyi bilirdi. Birkaç yıl önce tütün üreticilerinin hükümeti protesto etmek için yaptığı yürüyüşlerin lideriydi.
Bulgaristan nüfusunun yüzde 40'ının, Türklerin de yüzde 90'ının tarımla uğraştığı ülkede Tarım Bakanı olan Mehmet Dikme, Kırcali'ye bağlı Ardino Belediyesi'ndeki başkanlık görevine 35 sayfa tutan bir konuşmayla veda ettikten sonra bizi evinde kabul etti.
Tütün Lisesi, sonra da Plovdiv Gıda Mühendisliği Fakültesi'nden mezun olan Mehmet Dikme, iki dönem Ardino Belediye Başkanlığı ve Avrupa Yerel Yönetim Konsey üyeliği yapmıştı. Şimdiki hedefi belliydi: Rodoplar'da tütüncülüğü yeniden canlandırmak, bu bölgedeki tütün üreticisi Türkler'in sorunlarını tamamen gidermek ve Bulgaristan'ı Avrupa'nın buğday silosu haline getirmek...
Bulgaristan'da ilk kez Türk bakan olmak nasıl bir duygu?
-Bulgaristan'da Türklerin kazandığı bu hak HÖH'ün son 12 yılının neticesi. Ayrıca Bulgaristan tüm dünyaya demokrasi ülkesi olduğunu ispatladı. Bir Türk bakan olarak büyük bir sorumluluk yüklendim. Herkes bizi Bulgar asıllı bakanlardan çok daha sıkı izleyecek.
Türklerin yüzde 90'ının tarımla uğraştığı ülkede onlara yönelik bir programınız olacak mı?
- Rodop bölgesi, özellikle Kırcali ve kasabalarındaki soydaşlarımız tütüncülükle geçinir. Son yıllarda ülkede büyük bir tütün krizi yaşanıyor. Hükümetimiz tarımda özel bir tütün projesi uygulayacak ve mevcut tütün kanunu değiştirilecek. Ülkede 7-8 yıldır tütüncülük battı. 1989'den önce Sovyetler Birliği'ne yılda 150 bin ton tütün ihraç ediyorduk. Şu anda tüm Bulgaristan'ın tütün üretimi sadece 35 bin ton. Hem tütün fiyatı düşük, hem de pazar yok. Rodoplar'da tütün üreticilerini tütün üretimine teşvik için Avrupa fonlarından kaynak aktaracağız. Öyle zannediyorum ki, alacağımız tedbir ve teşviklerle Türkiye'ye göç eden soydaşlarımızı tekrar Bulgaristan'daki topraklarını işlemeye davet edeceğiz.
Yani terse göç mü bekliyorsunuz?
- Bulgaristan artık AB'ye girme sürecinde demokrat bir ülke. Soydaşlarımızın eski dönemdeki sıkıntıları artık olmayacak. Hükümet olarak çeşitli fonlardan yaratacağımız kaynaklarla tarımı canlandıracağız. Bu alanda Türklerin yapabileceği katkıları gözardı edemeyiz.
Tarımda yeniden yapılanma nasıl olacak?
- Bulgaristan'da işlenen toprak dağınıktır. Üretimi arttırmak, kuraklığa karşı su sarfiyatını asgariye indirmek için bu ekili toprakları bir araya toplayacağız. Ayrıca Sapord programı yürürlüğe geçirilecek. Hayvancılık geliştirilecek.
Orman alanlarında ne tür yatırımlar olacak?
- 1948'de devletin el koyduğu ormanlar sahiplerine verilecek. Orman ürünlerinde yine fonlardan para aktarımı olacak.
Kaşgaval ülkesi Bulgaristan'da süt ürünleri konusunda bir projeniz olacak mı?
- Önceki yıllarda Avrupa'da süt ve süt ürünlerinde Bulgaristan'ın iyi bir pazarı vardı. Kaşgaval bizim milli peynirimiz olmuştu. Mandraları daha modern tesislere kavuşturarak peynir üretimini arttırma yoluna gideceğiz.
Bulgar Tabak (Bulgaristan'ın sigara tekeli) özelleştirilecek mi?
- IMF'in isteklerinin başında Tabak'ın özelleştirilmesi geliyor. En kısa sürede Tabak özelleştirilecek.
Ailesi kasabada
Bulgaristan'ın Türk asıllı Doğal Afetler ve Sanayi Kazaları Bakanı Necdet İsmail Molov'un ailesi Deliorman bölgesi Targovişte'ye (Eski Cuma) bağlı Omurtag kasabasında mütevazi bir evde yaşıyor. Bakan Molov'un Bulgar asıllı eşi Zaprinka, annesi ve babası hálá Omurtag’dalar. Bakan olmadan önce Molov bu kasabanın belediye başkanıydı. |