|
Nurettin KURT-Oya ARMUTÇU
Büyükşehirlerde, özellikle kadınları tehdit eden kapkaççılar, affa dahil edilen gasp suçundan tahliye edilmeye başlandı. Af kanunu gerekçesi yayımlanmadan verilen bu karar, tartışma yarattı.
Anayasa Mahkemesi'nin, 4616 sayılı Af Kanunu'nu iptal kararının gerekçesi Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürürlüğe girmemesine rağmen, iptalle affa sokulan gasp suçundan tahliyeler başladı. Mahkemeler, Yargıtay'ın içtihat kararları ışığında, gaspçılar hakkında ‘infaz durdurma’ kararı veriyorlar.
Ankara 8'inci Ağır Ceza Mahkemesi, gasp suçundan sanık Yusuf Arslan hakkında ‘örnek’ bir tahliye kararı verdi. Kararda, gasp suçunun 4616 sayılı yasanın 1/7 maddesinin iptali ile af kapsamına girdiği, kararın Resmi Gazete'de yayımlanarak, yürürlüğe gireceğinin anlaşıldığı vurgulandı.
Yargıtay 5'inci Ceza Dairesi'nin de bu yöndeki içtihat kararı ile ‘Hükümlünün ilerde mağdur olmaması için infazının durdurulmasına karar verildiği’ belirtildi. Bu karar üzerine, sanık cezaevinden tahliye edildi.
17 Ağustos tarihli, 2001/232 değişik iş nolu oybirliği ile verilen kararda, sanığın TCK'nın 497/2, 522/1 maddesi uyarınca 20 yıl 10 ay ağır hapis cezasına mahkûm olduğu, suç tarihin ise 29.9.1996, tahliye tarihinin ise 30.7.2017 olduğu vurgulandı.
Anayasa Mahkemesi'nin 18.7.2001 günlü kararı ile iptal kararı verilip, gasp suçunun af kapsamına girdiği vurgulanan kararda şöyle devam edildi:
‘‘Anılan kararın bilgi kabilinden mahkememize fakslanmış olduğu, Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 9.12.1992 gün ve 1992/3706-3924 sayılı içtihatları ile TCK'nun 2/2 maddesi de gözetilerek, ileride hükümlünün mağduriyetine neden olmamak için infazın durdurulmasına. Anayasa Mahkemesi'nin Resmi Gazete'de yayımlanmasından sonra iptal hükmü çerçevesinde, buna göre gereği yapılmak üzere infaz evrakının Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdine’’
TAHLİYE TARTIŞMASI
Yargı çevrelerinde ise iptal kararı ışığında farklı bir düzenleme yapılması halinde, gasp mahkumlarının yeniden cezaevine girmelerinin gündeme gelebileceği, bu nedenle de gerekçeli kararın beklenmeden tahliye kararı verilmesinin yanlış olduğu savunuldu. Bu suçtan mahkum binlerce kişinin bulunduğu olduğu da belirtildi.
|