AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Gül, Tayyip Erdoğan'ın hakkında soruşturma açılmasına neden olan konuşmasının 1994 yılında yapıldığı tarihten bu yana yedi sene geçtiğini ve artık o söylemin değiştiğini söyledi.
Gül, konuşmanın yapıldığı yılların kutuplaşmaların hat safhada olduğu, fikir ayrılıklarının bağırarak dile getirildiği ve siyasi görüş ayrılıklarının keskin çizgilerle belirlendiği bir dönem olduğunu belirtti. Bugünün ise, durum farklı olduğu için o günkü konuşmalarla değerlendirilmeyeceğini savundu. Gül, o zamandan bu zamana ortaya çıkan durumu değerlendirdiklerini ve anlayışlarını değiştirdiklerini ileri sürdü.
Gül, eski partilerinden ayrılmalarıyla yeni bir anlayış ve felsefe edindiklerini söyledi. "Artık yeni bir siyasi anlayışımız ve farklı bir duruşumuz var" diyen Gül, sözlerine şöyle devam etti: "Samimiyetimiz konusunda şüphe edilmemeli çünkü biz partimizin programını tartışarak günün gereklerini gözönüne alarak belirledik. Referans olarak parti programı alınmalı."
Tayyip Erdoğan'ın konuşmasını yaptığı yıllarda abartı ve heyecanın hakim olduğunu ama bugün bu anlayışın sürdürülemeyeceğini gördüklerini öne süren Gül, sözlerini şöyle tamamladı: "Kendi özeleştirimizi yaptık, yeni bir siyaset anlayışına geldik. Ne kadar inandıcı olduğumuzu AK Parti'nin programına bakarak değerlendirmek gerek."
ÇELİK: 6 KADIN KURUCU KONUSUNU YADIRGADIM
AKP Grup Başkan Vekili Hüseyin Çelik, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun, Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuş olmasını yadırgamadıklarını söyledi. Çelik, Erdoğan'ın yanısıra 6 kurucu üyenin de kurucu üyelikten çıkarılmasının istendiğini hatırlatarak, ''Bu 6 üyenin sadece türbanlı oldukları için kurucu üyelikten çıkarılmaları istenmiştir, işte bunu yadırgıyorum. Erdoğan'ın durumuna ilişkin içtihat farklılığı olmasını normal karşılıyorum ama bu 6 üyenin kurucu üyelikten çıkarılmalarının istenmesini yadırgıyorum'' dedi.
Hüseyin Çelik, Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu belirterek, şunları kaydetti: ''Türkiye'de kurallar işleyecekse bunlar normaldir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı başvurusunu yapar, Anayasa Mahkemesi de bu başvuruyu değerlendirir. Hukuğun vereceği karara saygımız sonsuzdur. Yani böyle bir başvuru yapılmış olmasını şaşırtıcı ya da fevkalade bir olay olarak değerlendirmiyorum. Anayasa Mahkemesi bu başvuruyu değerlendirecektir, sonucunu da hep birlikte göreceğiz.''
Kendilerinin, Tayyip Erdoğan'ın genel başkan ya da kurucu üye olması konusunda bir problem olmadığı görüşünü taşıdıklarını da ifade eden Çelik, şöyle konuştu:
''Erdoğan'ın kurucu üye ve genel başkan olması konusunda, bir engel olmadığını biliyoruz. Daha önce, bu konuyu hukukçularla değerlendirmiştik. Sayın genel başkanın kendi avukatları da var. Birçok hukukçuyla da görüşme yapılmış, buna göre işlem yapılmıştır. Netice itibariyle hukuki bir süreç başlatılmıştır, sonuçlarını hep birlikte izleyip göreceğiz.''