|
ANAP lideri ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın, ‘‘AB Ulusal Programı üzerinde MGK'da anlaşma sağlanamadı’’ sözlerine, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'den yalanlama geldi.
Dün basına haftalık bilgilendirme toplantısı yapan Cumhurbaşkanı Dış İlişkiler Başdanışmanı ve Özel Kalem Müdürü Tacan İldem ve Sözcü Metin Yalman, Sezer'in bu görüşlerini dile getirdi. Sezer'in Ulusal Güvenlik tartışması ile ilgili görüşleri İldem tarafından açıklandı. İldem, Yılmaz'ın iki televizyon kanalında dile getirdiği, ‘‘MGK'da anlaşma olmadığı için bunları tartışmaya açıyorum’’ sözlerine Sezer adına yanıt verdi. İldem, ‘Türkiye’nin AB'ye sunduğu Ulusal Program'ın Milli Güvenlik Kurulu'nda görüşülmesi sırasında, atılması düşünülen adımlara karşı ulusal güvenlik gerekçesiyle bir itiraz yapılmadığını' söyledi. Çankaya bu açıklamayla, askerlerin AB yolunda ilerlemeye ulusal güvenlik gerekçesiyle karşı çıkmadığı mesajını verdi.
MGSB'YE SESSİZ KALDI
İldem, ‘‘Milli Siyaset Belgesi'nin görüşülüp güncelleştirildiği Milli Güvenlik Kurulu'nun Haziran ayı olağan toplantısında da ulusal güvenlikle ilgili bir düşünce ortaya konmamıştır’’ dedi. Çankaya bu açıklamasıyla da, Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'nin güncelleştirilmesi sırasında Yılmaz'ın sessiz kaldığını vurguladı. İldem, TBMM'nin 17 Eylül'de Anayasa değişikliklerini görüşmek için toplanmasının beklendiğini belirterek, Sezer'in bu konudaki düşüncesini de şöyle dile getirdi: ‘‘TBMM, Avrupa Birliği'ne tam üyelik için atmamız beklenen ve esasen halkımızın da hakettiği beklentilerle de örtüşen adımların görüşüleceği ve bu bağlamda demokratikleşme ve hak ve özgürlüklerin genişletilmesiyle ilgili tartışma için de halkımızın iradesinin yansıyacağı uygun ve yasal bir zemini oluşturacaktır.’’
HÜKÜMET'İN GÖRÜŞÜ DEĞİL
Yılmaz'ın, Sezer'e, ‘‘Cumhurbaşkanı olarak devlet organları arasında uyum sağlama görevini yerine getirmiyor’’ eleştirilerine de Çankaya'dan şu yanıt geldi: ‘‘Bir siyasi partimizin genel başkanı ulusal güvenlik konusunu partisinin kongresinde tartışmaya açmıştır. Bu siyasi parti liderinin ortaya attığı görüşler, ne içinde yer aldığı koalisyon hükümetinin başı olan Sayın Başbakan, ne de koalisyon ortağı durumundaki diğer siyasi partimiz tarafından desteklenmiş değildir. Aksine böyle bir tartışma yersiz ve zamansız bulunmuştur. Dolayısıyla koalisyona ortak bir parti liderinin yaptığı, ancak, diğer ortaklarınca benimsenmemiş açıklamaların, hükümetin görüşünü yansıtmadığı açıktır. Böyle bir durumda devlet organları arasında bir görüş ayrılığından behsetmek olanaksızdır. Bu nedenle Anayasa'nın 104'üncü maddesine gönderme yaparak Cumhurbaşkanına eleştiri yapılması yersizdir.’’
Kadro da yalan
Sezer'in Anayasa Mahkemesi üyeliklerine kendi arkadaşlarını atayarak, burada kadrolaştığı iddiasını da Çankaya, ‘‘Kamuoyunda yanlış değerlendirmelere yol açılmasını önlemek’’ gerekçesiyle yalanladı. İldem, Sezer'in, Anayasa Mahkemesi'ne sadece iki üye atadığını anımsattı. Bunlardan birisini Yargıtay'ın önerdiği üç aday arasından, birisini de doğrudan atadığını söyledi. İldem, Yüksek Mahkede Sezer'in de sınıf arkadaşı olan diğer bazı üyelerin kendisinden önceki Cumhurbaşkanları Turgut Özal ve Süleyman Demirel döneminde atandığına dikkat çekti. İldem, Sezer'in, Cumhurbaşkanının bazı yetkilerinin fazla olduğu konusundaki görüşlerinin değişmediğini, ancak bu yetkiler Anayasa'da kaldığı sürece kullanmak zorunda olduğunu söyledi ve ‘‘Bu yetkileri kullanmamak, göreve başlarken TBMM önünde içilen andın gereğini yerine getirmemek sonucunu doğuracaktır’’ dedi. |