17/08/2001 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Otoyaşam
Seyahat
Anasayfa Son Güncelleme 04:20
17.08.2001
Çankaya'dan 'ulusal güvenlik' açıklaması

Çankaya, ulusal güvenlik konusunda Yılmaz'ın açıklamalarının hükümet görüşünü yansıtmadığını, bu nedenle devlet organları arasında bir görüş ayrılığınının sözkonusu olmadığını, tartışmaya cumhurbaşkanının katılımının da gereksiz olduğunu belirtti.

ANAP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın başlattığı "Ulusal güvenlik" tartışmalarında Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından bir açıklama yapılmamasına yöneltilen eleştirilere, Çankaya Köşkü'nden yanıt geldi.

Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü ve Dışilişkiler Başdanışmanı Tacan İldem, ANAP Genel Başkanı, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın, ulusal güvenlik kavramı konusundaki görüşleriyle ilgili olarak, ''Koalisyona ortak bir siyasi parti liderinin yaptığı ancak diğer koalisyon ortaklarınca benimsenmemiş açıklamaların hükümetin görüşünü yansıtmadığı, duraksamaya yer vermeyecek biçimde açıktır. Böyle bir durumda devlet organları arasında görüş ayrılığından söz edilmesine de olanak bulunmamaktadır'' dedi.

İldem, Çankaya Köşkü'nde düzenlenen basını bilgilendirme toplantısında, ulusal güvenlik kavramı konusunda açıklamalarda bulundu.

Tacan İldem, son zamanlarda ulusal güvenlik konusunda ortaya atılan görüşlerle ilgili olarak Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından bir açıklama yapılmamış olmasının kimi çevrelerin eleştirilerine yol açtığını kaydetti. İldem, şunları kaydetti: 

''Bir siyasi partimizin genel başkanı ulusal güvenlik konusunu partisinin kongresinde tartışmaya açmıştır. Bu siyasi parti liderinin ortaya attığı görüşler ne partisinin içinde yer aldığı koalisyon hükümetinin başı olan Sayın Başbakan, ne de koalisyon ortağı durumundaki diğer siyasi partimiz tarafından desteklenmiş değildir. Aksine böyle bir tartışma yersiz ve zamansız bulunmuştur. 

Dolayısıyla koalisyona ortak bir siyasi parti liderinin yaptığı ancak diğer koalisyon ortaklarınca benimsenmemiş açıklamaların hükümetin görüşünü yansıtmadığı duraksamaya yer vermeyecek biçimde açıktır. Böyle bir durumda devlet organları arasında görüş ayrılığından söz edilmesine de olanak bulunmamaktadır. 

Sayın Cumhurbaşkanımıza bu konuda eleştiri yöneltenlerin Anayasamızın 104. maddesine gönderme yaparak Cumhurbaşkanının devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetme sorumluluğunu bu bağlamda anımsatmaları da bu açıdan bakıldığında yersizdir."

Ulusal güvenlik konusunun esasen Milli Güvenlik Kurulu'nda ele alındığını, AB'ye tam üyelik çabaları çerçevesinde Katılım Ortaklığı Belgesi ve bunun ışığında hazırlanan Ulusal Program'ın MGK'da görüşülmesinde, atılması gereken adımlara ulusal güvenlik gerekçesiyle bir itiraz söz konusu olmadığını aktaran İldem, "Milli Siyaset Belgesi'nin görüşülüp güncelleştirildiği Milli Güvenlik Kurulu'nun haziran ayı olağan toplantısında da ulusal güvenlikle ilgili bir düşünce ortaya konmamıştır" dedi.

İldem, 17 Eylül'de Anayasa değişikliklerinin ele alması beklenen TBMM'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik sürecinde atılması gereken ve halkın hak ettiği beklentilerle de örtüşen adımları görüşüleceği, bu bağlamda demokratikleşme, hak ve özgürlüklerin genişletilmesiyle ilgili tartışma için de halkın iradesine yansıyacağı uygun ve yasal bir zemini oluşturacağını bildirdi.

CUMHURBAŞKANININ YETKİLERİ 

İldem, Cumhurbaşkanı Sezer'in cumhurbaşkanının
yetkilerinin fazlalığından şikayet ederken, şu anda sahip olduğu yetkileri de azımsayan bir tutum içinde olabildiği yolunda eleştirilerinin zaman zaman ortaya atıldığına dikkat çekti. İldem, Cumhurbaşkanının Anayasa Mahkemesi Başkanı sıfatıyla yaptığı konuşmalarda Cumhurbaşkanının yargı ile ilgili yetkilerini parlamenter demokratik sistemle bağdaşmaz bulduğu ve bu yetkilerinin kısılması gerektiğine savunduğunu anımsattı. İldem, Cumhurbaşkanı Sezer'in Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından da bu görüşlerini yinelediğini belirterek, şöyle konuştu:

"Sayın Cumhurbaşkanımızın, Cumhurbaşkanının görev ve yetkilerine ilişkin bilinen bu görüş ve düşünceleri Anayasa'da buna ilişkin hükümler geçerliliklerini korudukça o düşünceleri doğrultusunda davranmasına olanak vermemektedir. Bir başka anlatımla, Anayasa'da sayın Cumhurbaşkanımızın geniş bulduğu yetkiler kaldığı sürece bu yetkileri kullanmamak sayın Cumhurbaşkanımızın göreve başlarken TBMM önünde içtiği Anayasa'yı uygulama sorumluluğuna işaret eden andın gereğini yerine getirmemek sonucunu doğuracaktır.

Sayın Cumhurbaşkannımızın böyle bir hukuk dışı uygulamaya yönelmeyeceği açıktır."

KADROLAŞMA İDDİALARI

İldem, Cumhurbaşkanı Sezer'in Anayasa Mahkemesi'nde kadrolaşma yaptığı yolundaki haberlerin de hiçbir dayanağının bulunmadığını belirtti. Cumhurbaşkanının göreve geldikten sonra Anayasa Mahkemesi'ne doğrudan atadığı tek üye bulunduğunu vurgulayan İldem, "Sayın Cumhurbaşkanımızın, cumhurbaşkanlığına seçilmesi üzerine boşalan anayasa mahkemesi üyeliğine atadığı Ahmet Akyalçın ise Yargıtay Genel Kurulu'nca belirlenen üç aday arasında yeralmaktaydı" dedi.

 (Hürriyetim)


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2001 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com