15/08/2001 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Türkiye
Piyasanet
Yeni-ekonomi
Dünya
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Otoyaşam
Seyahat
Ekonomi / Türkiye Son Güncelleme 04:13
15.08.2001
TOBB otomotiv sektörünü masaya yatırıyor

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından geçen hafta başlatılan Sektör Kurulu Toplantıları'nın üçüncüsüne Otomotiv ve Yan Sanayi Sektör Kurulu ile bugün devam ediliyor.

TOBB Birlik Merkezi'nde saat 13.30'da başlayan Toplantıya Devlet Bakanları Kemal Derviş, Tunca Toskay, Maliye Bakanı Sümer Oral, Gümrük Müsteşarı Nevzat Saygılıoğlu, Eximbank Genel Müdürü Ahmet Kılıçoğlu katılıyor.

DERVİŞ DOLARLA İLGİLİ SORULARI CEVAPLAMADI

Toplantıya katılmak için TOBB Birlik Merkezine gelen Bakan Derviş, gazetecilerin dolar kurundaki yükselmeye ilişkin sorularını yanıtsız bıraktı.

Basına kapalı olarak gerçekleştirilen toplantıda, TOBB Otomotiv ve Yan Sanayi Sektör Kurulu tarafından hazırlanan bir rapor sunuldu.

Raporda, Türkiye'de otomotiv sanayinin zor şartlarda kurularak geliştirildiği belirtilerek, Türkiye'nin bulunduğu coğrafyada otomotiv sanayini kurmuş olan tek ülke olduğuna dikkat çekildi. Bu nedenle otomotiv sanayinin Türkiye için stratejik bir önem taşıdığı belirtilen raporda, 2000 yılının bir değerlendirilmesi yapıldı.

2000 Kasım ile 2001 Şubat arasında Türk sanayisinin tarihinin en ciddi çöküşü ile karşılaştığı vurgulanan raporda, 2000 yılında yüzde 95 artışla 340 bin araç ithal edildiği ve 5 milyar dolar döviz harcandığı belirtilirken, son 5 yılda ithal edilen her bir milyon adet araç için bundan sonra her yıl, 600-800 milyon dolarlık yedek parça ithal edileceğine dikkat çekildi.

Toplam pazarın yüzde 64 artış ile 659 bin adete ulaşırken, ithalatın yüzde 95 artarak, 340 bin adet olduğu ifade edildi. Otomobil pazarında ithal ürünlerinin pazar payının 2000 yılının sonlarında yüzde 64 düzeyine kadar yükseldiği ifade edilen raporda, toplam otomobil üretiminin ise 2001 yılı 6 aylık döneminde, 2000 yılına göre yüzde 31 gerilediği ancak, ihracat dikkate alınmadığında, iç pazara yönelik üretimdeki gerilemenin yüzde 84 gibi çok yüksek bir oranda olduğu kaydedildi.

Raporda bu üretim düzeyinin son 12 yılın en düşük değeri olduğu belirtildi.

2001 yılının ilk yarısında toplam 112 bin adet araç ihracatı ile yüzde 124 artış gerçekleştirildiği vurgulanan raporda, ihracatın değerinin ise yüzde 50 artışla 1.8 milyar dolar olduğu, yıl sonunda ise bunun 3.5 milyar dolar olmasının tahmin edildiği belirtildi. Otomotiv sanayinin stratejik hedefinin 2002 yılında 5 milyar dolar, 2005 yılında ise 8 milyar dolar ihracat düzeyine ulaşmak olduğu belirtilen raporda, ayrıca bir değerlendirmede de bulunurken Türkiye'deki otomotiv sanayinin temel sorunlarının belirlendiği, buna göre yapılan ayrıntılı analizlerle vizyon ve misyonunun ortaya konulduğu ifade edildi.

Raporda ayrıca Türkiye'deki otomotiv sanayinin sürdürülebilir bir rekabet gücü ile yeni teknoloji üreten ulusal ve uluslararası gelişmiş pazarlara mal üretimini, ana ve yan sanayi ile bir bütünlük içinde hedefleyen bir vizyona sahip olduğu kaydedilirken, temel misyonunun ise ulusal ve uluslararası pazarlara yüksek katma değer ile mal ve hizmet üretmek olarak belirlendiği kaydedildi.

Raporda ayrıca otomotiv sektörü ile ilgili öncelikli önlemler konusunda önerilerde de bulunuldu.

Bu öneriler arasında, otomobil satış vergileri sisteminin basitleştirilmesi amacıyla özel tüketim vergisi yasa tasarısının öncelikle TBMM'den geçirilmesi, motorlu taşıtlar vergisinin özel tüketim vergisi tasarısı paralelinde otomobilin silindir hacmine göre alınarak, yaş ile ağırlıklı değerlendirmesinin kaldırılması istendi.

Kullanılmış ticari araçlar ve tarım traktörlerinin satışında kdv oranının otomobilde olduğu gibi yüzde 1'e indirilmesi vurgulanırken, ithalatın düzenlenmesine ilişkin etkili önlemlere paralel olarak, 1600 cc ve 1600 cc'den küçük otomobillerde satış vergilerinin yüzde 52'den yüzde 25 düzeyine indirilmesi, ticari araçların vadeli satışlarına uygulanan vade farkına peşin kdv ödenmemesi için yatırımcının finansman yükünü azaltacak uygun bir çözüm bulunması vurgulandı.

TOBB OTOMOTİV YAN SANAYİ RAPORU

TOBB Otomotiv ve Yan Sanayi Sektör Kurulu tarafından bir de otomotiv yan sanayi raporu hazırlandı.

Kurul'a sunulan raporda da şunlar kaydedildi: "Otomotiv yan sanayi üretim kapasitesi, taşıt araçları imalat sektörünü yüzde 80 kapasite kullanımında çalışması ve ülkemizde imal edilen araçlarda yüzde 60 yerli parça kullanımının sağlanması halinde, yılda 9 milyar dolarlık üretim değeri yaratabilecek, 3 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirebilecek düzeydedir.

Sektörün bu düzeye erişmesi halinde 150 bin kişiye direkt ve 150-200 bin kişiye de endirekt istihdam sağlaması mümkündür. Otomotiv yan sanayinde son 4 yılda, yılda ortalama 3.885 milyon dolarlık üretim gerçekleşmiş olup bu süre içinde üretim potansiyelinin ancak yüzde 43'ü kullanılabilmiştir. 2000 yılında yüzde 50 olan ortalama kapasite kullanımı, 2001 yılında yüzde 25'lere kadar gerilemiştir. Bir çok firma da kapasite kullanımı yüzde 5-10'lara düşmüştür."

Yan sanayi raporunda, otomotiv yan sanayinin 5 temel sorunu bulunduğu belirtilerek bu sorunlar ve çözüm önerileri konusunda da bilgi verildi.

TAYSAD'IN RAPORU

TOBB Otomotiv ve Yan Sanayi Sektör Kurulu toplantısına, Taşıt Araçları Parça Sanayicileri Derneği (TAYSAD) tarafından da "Otomotiv Yan Sanayinin Fırsatları ve Gelişim Önerileri' adı ile bir diğer rapor sunuldu.

Raporda, otomotiv sektörünün sorunlarının başlıca nedenleri arasında, otomotiv pazar yapısının yeterince büyümemesinin yeraldığı belirtilirken, sektörün 2001 yılında yüzde 71 daraldığı, istikrarsız ve ithalat ağırlıklı geliştiği belirtildi.

Raporda, pazarı dar ve istikrarsız üretimi ekonomik ölçütlerin altında bir ülke için yüzde 53 ithalat payının çok yüksek olduğu vurgulanırken, çok sayıda firma, markanın ve modelde araç üretiminin sektörün başlıca sorunları arasında yer aldığı vurgulandı.

Sektörde, makroekonomiden de kaynaklanan sorunlar bulunduğu ifade edilen raporda, satın alma gücünün azalması nedeniyle talebin gerilediği, yüksek reel faizlerin tüketici işletme ve yatırım kredilerinin kullanılmasına olanak vermediği, üretim girdi maliyetlerinin de enflasyonun üzerinde arttığına dikkat çekildi.  
(aa)



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2001 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com