18/07/2001 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Otoyaşam
Seyahat
Gündem Son Güncelleme 02:03
18.07.2001
Beyaz Enerji sanıkları suçlamaları reddetti

Beyaz Enerji davasının devamı olarak başlatılan TEDAŞ'taki yolsuzluklarla ilgili, '2. Beyaz Enerji' davasında Ankara 2 No’lu DGM, TEDAŞ eski Genel Müdür Vekili Osman Nuri Doğan’ın da aralarında bulunduğu 3 sanığın tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.

Ankara 2 No'lu DGM'de görülen davanın bugünkü ilk duruşmasına tutuklu sanıklar TEDAŞ eski Genel Müdür Vekili Doğan ve eski Dağıtım Proje Tesis Daire Başkanı (DAPT) Hasan Tiftik ile 11 tutuksuz sanık ve avukatları katıldı. Sanıkların tahliye ve mahkemenin görevsizlik kararı vermesine ilişkin istemleri sonuca bağlanmadı. Tutuklu sanık TEDAŞ eski Genel Müdür Vekili Osman Nuri Doğan, jandarmada verdiği ifadeyi yalanlayarak baskı gördüğünü öne sürdü.

Davanın öğleden sonraki bölümüne getirilen tutuklu sanık Ercan  Altınordu, savunmasında, TEDAŞ’ta teknik uzman olarak görev yaptığı  söyledi. Üyesi olduğu Merkez Kaçak İtiraz İnceleme Komisyonu’nun,  TEDAŞ eski Şanlıurfa Müessese Müdürü Şükran Kayacan ile herhangi bir  faturanın miktarının düşürülmesi konusunda görüşme yapmadığını ifade  eden Altınordu, "Kayacan’la başka bir görüşmemiz de olmamıştır. Zaten öyle bir teklifte de bulunamaz. Komisyon üyelerinin hepsi üst düzey  bürokratlardır" diye konuştu.

Aysan Yağ Sanayii Fabrikası’nın 1997 yılında kaçak elektrik  kullandığına ilişkin dosyanın komisyona geldiğini anlatan Altınordu,  dosyayı inceledikten sonra, fabrikanın kaçak kullandığı bildirilen  elektrik parasının fazla hesaplandığını belirlediklerini ve 52 milyar  lira olan fatura tutarını, 11 milyar liraya indirdiklerini söyledi.

Altınordu, Kayacan’ın açacağı avukatlık bürosuna Ankara’dan büro  malzemesi almasını istediğini, bunun içinde kendisine 1.5 milyar lira  verdiğini ifade etti. Altınordu, kendisinin de aralarında bulunduğu  bazı sanıkların uçak biletlerinin karşılanmasıyla ilgili olarak  şunları kaydetti:

"Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinin trafo sorunu vardı. Şükran  hanım, bu sorunu bana ileterek yardım istedi. Biz de hallettik. Şükran hanım daha sonra bana, Viranşehirliler’in bizi ağırlamak istediklerini söyledi. Ben de gidemeyeceğimi söyledim. O da TEDAŞ Mardin Müessese  müdürüyle uçak biletlerini karşılayabileceklerini söyledi. Ben de uçak biletini kredi kartımla alarak gittim. Şükran hanım, daha sonra uçak  biletinin parasına bana gönderdi."

Sanıklardan Müteahhitler Birliği üyesi Hayri Koca, üyelerle  müteahhitlerin sorunlarına ilişkin sık sık toplantı yaptıklarını,  ihaleler öncesi de istişarelerde bulunduklarını ifade ederek,  ihalelere ilişkin hiçbir şekilde anlaşma yapmadıklarını öne sürdü.

"YÜZDE 1 OLAYINI BÜROKRATLAR ÇIKARIYOR"

Yargıç Karabıyıkoğlu’nun, "ihale keşif bedelinin yüzde 1’ini  rüşvet olarak verdikleri yönündeki iddiayı hatırlatması üzerine"  Koca, "Öyle bir şey yok" diyerek, bu söylentilerin birbirini  çekemeyen bürokratlar tarafından ortaya atıldığını öne sürdü.

Müteahhit sanık Ali Cüneyt Kılıçöte ise idari, teknik ve mali  sorunları ele almak üzere biraraya geldiklerini, hala toplantılar  yaptıklarını belirterek, ihalelere ilişkin anlaşma sağlamak için  biraraya gelmediklerini kaydetti.

"TEDAŞ’TA DEDİKODU YAYGINDIR"

Yaklaşık 5 yıl önce Müteahhitler Birliği’ne bina alınması amacıyla üyelerden, bin de bir oranında para toplanması konusunun konuşulduğunu ancak hayata geçirilemediğini belirten Kılıçöte, "TEDAŞ caimasında  dedikodu olayı yaygındır. Bu binde bir olayı, TEDAŞ’ta herhalde yüzde  bir yapılmıştır" dedi.

Müteahhitler Celal Kudret Erdem, Metin Demiryürek, Cemil Can  Vural, Ahmet Demircan ve Şadi Türk de hiç kimseye ihale almak için  rüşvet vermediklerini, kimsenin de kendilerine bu konuda teklifte  bulunmadığını öne sürerek, müeahhitlerin, ihale keşif bedelinin yüzde  1’ini rüşvet olarak verdikleri konusunda bilgileri bulunmadığını  savundular.

Daha sonra Ahmet Fevzi Şimşek, Önder Çakmak, Ruhi Tay, İsmail  Erdamar ve Mehmet Yılmaz tanık olarak dinlendiler. Tanıklar, olaylara  ilişkin bilgileri olmadığını söylediler.

Sanık avukatlarının görevsizlik ve tahliye istemlerini dile  getirmelerinin ardından Savcı Talat Şalk, tutuklu sanıkların  tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.

TAHLİYE İSTEMLERİ REDDEDİLDİ

Yargıç Yunus Karabıyıkoğlu, duruşmaya verilen kısa bir aradan  sonra, suçun niteliği, delil durumu, sevk maddelerindeki ceza  miktarları ve tutuklu kaldıkları süreye göre Osman Nuri Doğan, Hasan  Tiftik ve Ercan Altınordu’nun tutukluluk hallerinin devamına karar  verildiğini bildirdi.

Karabıyıkoğlu, Hüseyin Arabul’un da aralarında bulunduğu 5 tanığın ihzaren celplerine (polis zoruyla getirtilmesi), Enerji ve Tabii  Kaynaklar Bakanlığı’na müzekkere yazılarak Kağızman Enerji Nakil Hattı ile ilgili olarak hazırlandığı iddia edilen teftiş kurulu raporu ile  TEDAŞ Genel Müdürlüğü’nden de Şükran Kayacan’ın beyanları üzerine  başlatılan soruşturma sonunda hazırlanan raporun istenmesine karar  verildiğini kaydetti.

Kayacan’ın hangi tarihler arasında görev yaptığının TEDAŞ’tan  sorulmasına, savunma tanıklarının dinlenilmesi talebinin reddine,  görevsizlik ile ilgili tensiple karar verildiğinden bu konuda yeniden  karar verilmesine yer olmadığına da karar verildiğini bildiren  Karabıyıkoğlu, duruşmayı erteledi.

TEDAŞ ESKİ GENEL MÜDÜR VEKİLİ DOĞAN: RÜŞVET ALMADIM


TEDAŞ eski Genel Müdür Vekili Osman Nuri Doğan, görevi dolayısıyla hiç kimseden rüşvet almadığını ifade ederek, ''Müteahhitler Birliği ile hiçbir ilgim yoktur. Toplantılarına katılmadım, aldıkları kararlardan haber yok'' dedi.

Ankara 2 No'lu DGM'de görülen davanın bugünkü duruşmasına, tutuklu sanıklar TEDAŞ eski Genel Müdür Vekili Osman Nuri Doğan ve eski Dağıtım Proje Tesis (DAPT) Daire Başkanı Hasan Tiftik ile tutuksuz yargılanan 11 sanık ve çok sayıda sanık avukatı katıldı. 

TEDAŞ DA MÜDAHİL OLDU

Mahkeme Başkanlığı'na vekalet eden Üye Hakim Yunus Karabıyıkoğlu, Cumhuriyet Savcısı Talat Şalk'ın da görüşü doğrultusunda, suçtan zarar görmesi ihtimaline göre TEDAŞ Genel Müdürlüğü'nün müdahillik talebinin kabulüne karar verildiğini bildirdi. 
Sanıkların kimlik tespitlerinin yapılmasının ardından söz verilen avukatları, ''ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet alma'' suçlarından görevsizlik kararı verilmesini talep ettiler.

SANIK AVUKATLARI GÖREVSİZLİK KARARI İSTEDİ

Tutuklu sanıklar Doğan, Tiftik ve Ercan Altınordu'nun avukatları da söz alarak, uzun süredir tutuklu olan müvekkilerinin tahliyelerini talep etti.  
Savcı Şalk, görevsizlik konusundaki taleplerin celse sonunda karara bağlanmasını istedi. 
Hakim Karabıyıkoğlu, sanıklar hakkında ''cürüm işlemek için teşekkül oluşturma ve bu teşekküle yardım etme" suçlarından da dava açıldığını belirterek, 2845 sayılı DGM'lerin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun uyarınca, bu suçlara bakmanın mahkemelerin görev alanına girdiğini bildirdi. Karabıyıkoğlu, öncelikte bu suçtan sanıkların savunmalarının alınması ve delillerin toplanması gerektiğini ifade ederek, diğer suçlara ilişkin görevsizlik talebinin daha sonra karara bağlanacağını kaydetti. Daha sonra, sanıkların savunmalarına geçildi. 

DOĞAN: JANDARMA'DA BASKI GÖRDÜM

Davanın tutuklu sanığı TEDAŞ eski Genel Müdür Vekili Doğan, savunmasında, jandarmada manevi baskı gördüğünü, bunu savcılık ve yedek hakimlikte ifade ettiğini söyledi. Hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini söyleyen Doğan, şehir şebekeleri ihalelerini kazanan müteahhitlerden yüzde 1 komisyon aldıkları iddiasının asılsız olduğunu söyledi. 

Müteahhitler Birliği ile hiçbir ilgisi olmadığını, toplantılara katılmadığını ve alınan kararlardan haberi olmadığını savunan Doğan, Şanlıurfa'da kaçak elektrik tüketim bedellerinin, Merkez Kaçak İnceleme İtiraz Komisyonu'nda düşürülmesi karşılığında komisyon aldıkları yönündeki suçlamayı da kabul etmediğini kaydetti. "Şanlıurfa'daki olayla hiç bilgim yoktur" diyen Doğan, görevi nedeniyle hiç kimseden rüşvet almadığını söyledi.  

Bilirkişi raporlarında "çifte standart" olduğunu savunan Doğan tahliyesini istedi. 

TİFTİK: KOLLUK KUVVETLERİ YANILTILDI

Eski DAPT Daire Başkanı Tiftik ise savunmasında, "şeref ve namusuyla görev yaparak TEDAŞ'ta yükseldiğini" söyledi. Bazı kişilerin siyasi çıkarları ve kurumdaki koltuk kavgası sonucu yargılandığını iddia eden Tiftik, Müteahhitler Birliği'nin yaptığı toplantılardan haberi olmadığını savundu.  

Tiftik, işini sözleşme ve şartnamelere uygun yapmayan kişilerin ''asılsız'' ihbar mektuplarında, görev yaptığı 14-15 ay içinde ''maocu, şeriatçı'' gösterildiğini belirterek, "Bu süre içinde bukalemun gibi herşey oldum. Tüm mevzuat boşluklarını doldurabilmek için 9 el kitabı dağıttım. Beni görevden almak için çok uğraştılar. Sonunda kolluk kuvvetlerini yanılttılar. Tek üzüntüm bu" diye konuştu.  

ÖZKAN: 'TEDAŞ'IN RUTİN İŞİ'

Eski TEDAŞ Genel Müdür Yardımcısı Hamit Özkan da, ihale üst komisyonu başkanı olarak görev yaptığını ifade etti. İhalelere ilişkintekliflerin, alt komisyon değerlendirmesi ve ilgili daire başkanlığının görüşüyle kendilerine geldiğini belirten Özkan, tüm komisyon üyelerinin görüşü alındıktan sonra, oylama yaptıklarını anlattı. Özkan, üyelerden birinin olumsuz fikir beyan etmesi durumunda, ihalenin iptali yönünde görüş bildirdiklerini kaydetti.

Özkan, Kağızman Elektrik Tesisi'nin demir direklerinin beton direğe dönüştürülmesi olayının ise TEDAŞ'ın yaptığı ''rutin'' işlerdenolduğunu, böyle yüzlerce olaya imza attıklarını söyledi.

RÜŞVET ALMAKTAN YARGILANIYORLAR

Ankara DGM Cumhuriyet Savcısı Talat Şalk tarafından hazırlanan İddianamede, Doğan, Özkan ve Tiftik'in ''aralarında cürüm işlemek için teşekkül oluşturdukları, TEDAŞ'ın şehir şebekeleri ihalelerini kazanan müteahhitlerden ihale sonucunu onaylamaları karşılığı ihale keşif bedelinin yüzde 1'ini rüşvet olarak aldıkları'' kaydediliyor.

Müteahhitler Birliği'nce, ihaleleri kazanan firmaların temsilcilerinden ihale keşif bedelinin yüzde 1'i oranında toplanarak elde edilen 200 milyar liranın, sanıklardan Hayri Koca'nın bürosunda Hasan Tiftik'e verildiği öne sürülen iddianamede, Tiftik'in de hissesini aldıktan sonra, kalanını Doğan ve Özkan'a verdiği iddia ediliyor.

İddianamede, Şanlıurfa ve çevresindeki kaçak elektrik kullanımına da yer veriliyor. İddianamede, sanıklar Osman Nuri Doğan, Behiç Suat Özparlak, Mehmet Arif Torunoğlu, Ümit Bilek ve Ercan Altınordu'nun, TEDAŞ eski Şanlıurfa Müessese Müdürü Şükran Kayacan ile ''cürüm işlemek için teşekkül oluşturdukları'' ifade edilerek, Bilek, Altınordu, Torunoğlu ve Özparlak'ın, Merkez Kaçak İtiraz İnceleme Komisyonu'nu oluşturdukları kaydediliyor.

'YÜZDE 5'İ KADAR KOMİSYON ALDIKLARI ANLAŞILMIŞTIR'

İddianamede, sanıkların 1999 yılı içinde TEDAŞ Genel Müdürlüğü'ndebiraraya geldikleri ve Şanlıurfa'da kaçak elektrik faturalarının bol olduğunu gündeme getirdikleri belirtilerek, fatura sahiplerinin, Merkez Kaçak İnceleme İtiraz Komisyonu'na fatura bedelleri ile ilgili itiraz etmeleri durumunda, bedellerin düşürülmesi karşılığında fatura bedelinin yüzde 5'inin alınması ve bu paranın aralarında paylaşılması konusunda anlaştıkları kaydediliyor. İddianamede, ''Sanıkların, Şanlıurfa'da aboneli ve abonesiz kullanılan kaçak elektrik tüketimi bedellerinin Merkez Kaçak İnceleme İtiraz Komisyonu'nda düşürülmesi karşılığında fatura borçlusundan fatura bedelinin yüzde 5'i kadar komisyon aldıkları anlaşılmıştır'' deniliyor.

İddianamenin sonunda, Osman Nuri Doğan'ın Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ''cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak'' hükmünü içeren 313/1-4, ''rüşvet alma'' fiilini içeren 212/2-son, ''cezayı ağırlaştıran ve hafifleten hal'' hükmünü içeren 219/1 ve ''ihaleye fesat karıştırma'' başlıklı 366. maddeleri uyarınca 24 yıl 8 aydan 66 yıl 9 aya kadar ağır hapsi talep ediliyor. 

TEDAŞ eski Genel Müdür Yardımcısı Hamit Özkan ve Hasan Tiftik'in TCK'nın 313/1, 212/2-son, 219/1 ve 366. maddeleri uyarınca 9 yıl 3'er aydan 22'şer yıla kadar hapisleri talep edilen iddianamede, Merkez Kaçak İtiraz İnceleme Komisyonu üyeleri Behiç Suat Özparlak, Mehmet Arif Torunoğlu, Ümit Bilek ve Ercan Altınordu'nun da TCK'nın 313/1, 212/2-son, 219/1-son ve ''müteselsil suçlar'' başlıklı 80. maddelerinegöre 9 yıl 3'er aydan 22 yıl 6'şar aya kadar ağır hapisleri isteniyor.

İddianamede, TEDAŞ görevlilerinin haksız edindikleri menfaatin 5 misli kadar ağır para cezasına çarptırılması ve haksız edindikleri malvarlıklarının müsaderesi de isteniyor. 

İddianamede, müteahhitler Hayri Koca, Ali Cüneyt Kılıçöte, Celal Kudret Erdem, Metin Demiryürek, Cemil Can Vural, Şadi Türk, Ahmet Demircan ve Ziver Yüksel hakkında da TCK'nın ''çete üyelerine yardım''başlıklı 314/1, ''rüşvet verme'' başlıklı 213/1, ''ağırlaştırıcı sebep'' hükmünü içeren 214 ve 366. maddeleri uyarınca 6 yıl 1'er aydan20'şer yıla kadar ağır hapisleri talep ediliyor.

 
(aa)


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2001 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com