23 Haziran 2001,
Cumartesi
 Haber İndeksi
 Türkiye
 Ekonomi
 Dünya
 Spor
 Yaşam
 Dizi
 Yazarlar
 Cumartesi
 İnsan Kaynakları
 
 
 Piyasanet
 Teknonet
 Astronet
 Kültür Sanat
 Şehir Rehberi
 Hava Durumu
 Televizyon
 Bulmaca
 Seri İlanlar
 
 
 
 E-mail

Oktay Ekşi: Beklenen sürpriz





Oktay EKŞİ

FAZİLET Partisi'nin kapatılması, itiraf edelim ki, bunu bekleyenlerde bile sürpriz etkisi yaptı. Çünkü kamuoyundaki genel kanaat, kapatılma gerekçesinin tam aksi yönde oluşmuştu. O nedenle sokaktan geçen birini çevirip, ‘‘Fazilet Partisi sence Refah Partisi'nin devamı mıdır?’’ diye sorsanız, alacağınız yanıt herhalde, tereddütsüz ‘‘evet’’ olurdu.

Mensuplarının (tahminen söylüyoruz) yüzde 90'ı Refah Partisi kökenli bir parti, başka ne olabilir ki?

Ama ‘‘Bu parti laikliğe aykırı eylemlerin odağı olmuş mudur?’’ sorusunu aynı kişilere sorsanız, kanımızca ‘‘Hayır’’dan başka yanıt alamazdınız.

Neden? Yani Fazilet Partililer gerçekten laik cumhuriyet esaslarına -nihayet- inandıklarından ve sistemle kavga etmekten yahut şeriat düzenine geçme amacından vazgeçtikleri için mi?

Sadece takıyye yaptıkları için...

İşin tuhafı, Yüksek Mahkeme, bu partinin ‘‘laikliğe aykırı eylemlerin odağı’’ haline geldiği sonucuna, bir Tokat milletvekili ile laikliği benimsemiş olduğunu bildiğimiz Nazlı Ilıcak'ın eylemleri yüzündan varmış.

Öteki zatın marifeti varsa, öğreniriz.

Nazlı Ilıcak'a gelince, -daha önce de yazdığımız gibi- kendisinin, yasalara ve düzene aykırı kişi ve kurumları savunmak gibi bir merakı olduğu (örnek olarak şimdilik sadece Yahya Demirel ile Susurluk sanıklarından İbrahim Şahin'i anımsatsak herhalde yeter) bilinir.

Nitekim laik cumhuriyetin Millet Meclisi'ne, kuralların, geleneklerin ve TBMM'yi TBMM yapan ruhun izin vermeyeceğini bile bile, Necmettin Erbakan'ın sırf sistemi sabote etme amacıyla aday gösterip seçtirdiği Merve Kavakçı isimli provokatörü başörtülü şekilde getirip milletvekili yemini ettirmeye kalkan da Nazlı Ilıcak'tır. Zaten anladığımız kadarıyla Ilıcak'ın mahkeme tarafından laikliğe aykırı görülen eylemi budur.

Mahkemenin gerekçesi açıklanınca herhalde aydınlanırız.

Yeri gelmişken özellikle İstanbul milletvekili Mehmet Ali Şahin'in, hakkında 5 yıllık yasak getirilen Denizli eski milletvekili Ramazan Yenidede hakkındaki sözlerine değinelim:

Sayın Şahin, ‘‘O arkadaşımız şimdi kapatmaya dayanak gösterilen sözlerinden yargılandı ve beraat etti’’ diyor. Yani, ‘‘Suç teşkil etmeyen sözler kapatmaya gerekçe olur mu?’’ demek istiyor.

Elbette olur... Nitekim Siyasi Partiler Yasası Ceza Kanunu yönünden suç teşkil etmeyen bir eylemi pekala parti kapatma sebebi sayabilir. Örneğin yurtdışından size yasalara uygun yollardan para gelse bu bir suç değildir ama bir siyasi partiye sadece bir dolar gelse, o bir kapatma sebebi olabilir.

Bu konuya daha sonra da değineceğiz ama şimdilik şunu soralım:

Başkalarını enayi sanmaktan ne zaman vazgeçeceğiz?