23 Haziran 2001,
Cumartesi
 Haber İndeksi
 Türkiye
 Ekonomi
 Dünya
 Spor
 Yaşam
 Dizi
 Yazarlar
 Cumartesi
 İnsan Kaynakları
 
 
 Piyasanet
 Teknonet
 Astronet
 Kültür Sanat
 Şehir Rehberi
 Hava Durumu
 Televizyon
 Bulmaca
 Seri İlanlar
 
 
 
 E-mail

Huysuz ama klas

G.Birliği'nde imparator gibiydi. Her söylediğinin yapılmasını isterdi. Ancak duracağı yeri bilemedi. Başkan Cavcav'a da yan gözle bakınca, Bursaspor'a kiralandı. Onu tanıyanlara göre F.Bahçe’nin en iyi transferi...

Ağır ve kilolu görünüşüne bakmayın... Kısa alanda Türkiye'nin en çabuk adamını hemen yakalar, ayağındaki topu çekip alır.

Kime sorsam, teknik adamından, antrenörüne, takım arkadaşına ve malzemeciye... Hiçbiri Ümit'in futbolculuğuna toz kondurmadı. Özelliklerini, sahadaki duruşunu daha sonraki satırlara bırakıyorum. Şimdi başa dönüyorum ve onun bugünlere gelişini kısa spotlarla anlatmaya başlıyorum...

Futbola ilk adımı Ankaragücü minik takımında attı. Değerini pek anlayamadılar. Ümit de yüz bulmadığı yerde fazla kalmadı, G.Birliği'ne gitti. Olmuyordu, bir türlü beklediği ortamı bulamıyordu. Ancak, hocası Sedat Karabük, Ümit'i okul takımında liberoda oynatınca, bu çocuğun ünü tüm Başkent'e yayıldı.

TEK TABANCA KALDI

Bu arada bir transfer daha yaptı. Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in takımı Keçiörengücü'nde grafiği hızla yükseliyordu Ümit'in.... Devreye hemen G.Birliği girdi. Bir zamanlar sırt çevirdikleri Ümit'in transferi için dil döküyorlardı. Ve Ümit tekrar G.Birliği'ne dönerken, bazı şeylerin eski günlerden bir hayli farklı olduğunu hemen anlıyordu.

G.Birliği'nde Ali Eren ile değişmez bir ikili oluşturdular. Rahim de Beşiktaş'a gidince, G.Birliği'nde tek tabanca kaldı. Ve Ümit Milli Takımı'na seçilmesi, yükselişin doruğa vurduğu son noktaydı.

Buraya kadar anlattıklarım Ümit Özat'ın geçmişi ve ona yönelik övgü dolu satırlardı. Şimdi sıkı durun... Bundan sonra yazacaklarım Ümit'in diğer yüzü...

Şöhret, Ümit'in huyunu değiştirmişti. Havalı yürüyüşler, farklı ve tepeden bakışlar...

Her söylediğinin yapılmasını istiyordu. Olmadı mı, huysuzlaşırdı... Hiç çekinmeden herkesi karşısına alabiliyordu. Takım arkadaşları, antrenör veya teknik direktör. Hiç farketmiyordu. Ancak, duracağı yeri bilemedi. Ve Başkan İlhan Cavcav'a da yan gözle bakınca, hemen bileti kesildi, Bursaspor'a kiralandı.

Yine biraz gerilere dönüyorum. Ve anlatılanları aynen yazıyorum. G.Birliği'nin eski kaptanlarından ve genç takım antrenörü Harun, Ümit'in kardeşini takımdan kesince, dünyası karardı. Görevinden oldu...

SEZGİLERİ GÜÇLÜDÜR

Böylesine bir egemenlik kurmuştu G.Birliği'nde. Sanki bir imparatordu. Sonra Bursaspor'daki günleri başladı.

Bakın, Bursaspor'dan takım ve savunma arkadaşı Erkan Özbey, Ümit'in futbolcu kişiliği için neler söylüyor...

Soğukkanlıdır. Hiçbir pozisyonda paniğe kapılmaz. Liberoda eşi az bulunur. Ağır yapısına karşın pozisyon hatası yapmaz. Çünkü sezgileri çok güçlüdür. Nerede duracağını bilir. Her iki ayağını kullanır. Geriden uzun toplarla forvet arkadaşlarına gollük pozisyonlar hazırlar. Bu yönüyle de mükemmeldir.''

G.SARAY MI FENER Mİ?

Evet, onu son kez Bursa'da Beşiktaş'a karşı izlemiştim. Seyrettiğim Ümit, söylenenlere aynen uyuyordu. Üstelik artıları da vardı. Hava toplarındaki zamanlaması iyiydi. Ve top tekniği de bir savunma oyuncusu için oldukça fazlaydı.

İşte, iyi ve kötü yönleriyle Ümit Özat. Sezon sonunda Başkent'te herkese yemin billah G.Saray'a gideceğini, başka kulüpte oynamayacağını söylüyordu. Onu tanıyanlarsa, F.Bahçe formasını giyeceği yolunda iddiaya giriyorlardı.

Fener'e gideceğini savunanlar, yani, iddiayı kazananlar, şimdi hergün Ankara'nın ünlü lokantalarından biri olan RV'de yemek yiyorlar. Hesabı da Ümit ödüyor.

Özel yaşamını mı sordunuz? Tam anlamı ile bir evcimendir. Aile kavramına ölesiye bağlıdır. Çocuğu ise, en büyük aşkıdır.