Muharrem Sarıkaya: İstifa getiren mektubu Tantan yollayacak mı 
Muharrem SARIKAYA
İçişleri Bakanı Tantan İran'dayken yerine vekalet eden Turizm Bakanı Mumcu'nun Jandarma’ya göndermeyi reddedip, istifa noktasına getiren mektubu, Tantan’ın ne yapacağı merak konusu oldu.
ANAP Lideri Yılmaz'ın bizzat kaleme aldığı, ‘‘İçişleri Bakanlığı'na bağlı Jandarma, bundan böyle bakanın onayı olmadan basına açıklama yapamaz’’ yazılı mektup için Tantan, ‘‘Bakarız’’ dedi.
Turizm Bakanı Erkan Mumcu, önceki sabah, ‘‘İstifa ettim’’ diyerek makamını terk ediyor.
ANAP Lideri, Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'a en yakın isimlerden biri olan Mumcu'yu istifa aşamasına getiren süreç iki gün önce başlıyor.
İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, resmi ziyarette bulunmak üzere pazartesi günü Türkiye'den ayrılıyor.
Tantan, İran'a giderken Yılmaz yerine vekálet edecek bakan arıyor.
Neden; Tantan İran'da iken, yerine vekálet edecek bakanın Jandarma Genel Komutanlığı'na göndereceği mektup...
Yılmaz, geçen hafta Beyaz Enerji çerçevesinde, iktidardaki parti lideri olarak yaptığı açıklamalara Jandarma'nın verdiği yanıttan rahatsız oluyor. Siyasi otoriteyi hedef olan bu tür açıklamaların önünü kesmek istiyor. Bizzat kaleme aldığı mektupta şöyle deniliyor:
‘‘İçişleri Bakanlığı'na bağlı olan Jandarma, bundan böyle bakanın onayı olmadan basına açıklama yapamaz...’’
BEN GÖNDERİRİM
Bu mektubu, hangi bakanın gönderebileceği araştırılırken, Turizm Bakanı Erkan Mumcu, ‘‘Ben gönderirim’’ diyor. Tantan'ın yerine Mumcu'ya vekálet veriliyor.
Akşam mektubun içeriğini gören Mumcu, tereddüt geçiriyor.
Mumcu, güvendiği bazı yakın dostlarını arayıp, ‘‘Bu mektubu göndermek doğru olur mu?’’ sorusunu yöneltmeye başlıyor.
Mumcu, salı sabahı Yılmaz'ı yeniden ziyaret ediyor. Mektubun içeriğinin çok sert olduğunu vurgulayıp şöyle diyor:
‘‘Ne emrederseniz yaparım. Ama size zarar verecek hiçbir şeyi yapmam. Mektubun size zarar getireceğine inanıyorum. Göndermeyeceğim.’’
Yılmaz ısrarından vazgeçmiyor, ‘‘Bu mektubu gönderirim diye vekáleti almadın mı?’’ diye çıkışıyor. Mumcu, ‘‘Aslı varken, bir vekil olarak benim bunu göndermem doğru olmaz. Size zarar vermiş olurum’’ diyor.
GÜVEN KAVGASI
Aralarında, ‘‘Sen bana güvenmiyor musun?’’ tartışması başlıyor.
Mumcu'nun bir gün önceki tutumunun aksi bir tavır sergilemesi Yılmaz'ı sinirlendiriyor. Aralarında sert tartışma yaşanıyor. Yılmaz, partisinin TBMM Meclis Grup toplantısına geçerken, Mumcu da bakanlığa gidiyor. Mumcu, yakınlarına ‘‘istifa ettiğini’’ açıklıyor. Hatta, daha önce randevu verdiği TURSAB Başkanı Başaran Ulusoy'a da bunu açıklıyor.
İstifa kararının hemen akabinde Mumcu'ya istifasının doğru olup olmadığını sorduğumuzda, ‘‘Hayır’’ demiyor. ‘‘Senden rica ediyorum bana bir şey sorma’’ demekle yetiniyor.
Mumcu'nun istifa kararı Yılmaz'a ulaştığında ise yakın çevresine şunları söylüyor:
‘‘Sabah kendisiyle tartıştık. Biz de mektubu aslına göndertiriz.’’
Tantan: Neymiş bir bakarız
Tahran'da bulunan İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'a telefonla ulaşıyoruz. Gelişmeleri hayret ünlemleriyle dinlerken, kritik soruyu yöneltiyoruz:
‘‘Türkiye'ye döndüğünüzde mektubu siz imzalayıp gönderecek misiniz?’’
Önce gülüyor, ardından ekliyor:
‘‘Bilmediğim olay hakkında konuşmam. Mektup olayını ilk kez duyuyorum. Görmediğim, bilgim olmayan bir şey hakkında da görüş belirtmem.’’
ANAP'ta, ‘‘Yılmaz aslına mektubu göndertebilecek mi?’’ tartışması yaşanırken, en yakınındakilerden dahi eleştiri alıyor.
ORDUYLA ÇATIŞMA
En yakın isimlerden Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Taşar, Teşkilat Başkanı Ersin Taranoğlu dahi Yılmaz'a, ‘‘Ordu ile kavga doğru değil’’ telkininde bulunuyor.
Hatta, ‘‘Siz hükümetsiniz, emrinizde olanla kavga edemezsiniz, gereğini yaparsınız’’ uyarısında bulunuyorlar.
Aralarında Eyüp Aşık'ın da bulunduğu, Yılmaz'a muhalif gruptan da aynı telkinler geliyor.
ANAP'a Yılmaz'a da iletilen uyarı özetle şöyle oluyor:
‘‘Asker, Enerji Bakanlığı'ndan bir kamyon evrakı götürmek istediğinde Ecevit'in olumsuz yaklaşımını, ‘Bizim korkumuz yok, hepsini incelesinler' diyerek siz kırdınız. O zaman sesini çıkarmayıp, iddianame ortaya çıkınca bağırmak inandırıcı olmuyor. Eğer bir sorun varsa, Genelkurmay Başkanı veya Jandarma Genel Komutanı ile konuşup sorunu giderirsiniz. Üstelik kavganın nedeni demokrasi mücadelesi de değil.’’
Bunlara rağmen, FP’nin kapanma davasında sona gelindiği bir dönemde, Yılmaz'ın askerle çatışmasını destekleyen sayısı da ANAP'ta az değil.