AB'ye giremeden bayramını kutladık Nilgün KARATAŞ-Cüneyt UZUNOĞULLARI
Avrupa Günü, ilk kez bu yıl Türkiye'de de kutlandı. AB ülkelerinin 16 yıldır kutladığı Avrupa Günü nedeniyle, TÜSİAD'ın öncülüğünde bir etkinlik düzenlendi. Şarkıları, dansları ve defilesi ile alışılmışın dışında bir TÜSİAD organizasyonu olan kutlamaya, siyasiler de görüntülü mesajlarıyla katıldı.
Avruha Birliği (AB) sınırları içindeki ülkeler tarafından, 1985 yılından bu yana kutlanan Avrupa Günü, artık Türkiye'deki özel günler arasına katıldı. Henüz AB ülkesi olmadan kutlama yapmaya başlayan Türkiye'de, bu işin öncülüğünü TÜSİAD (Türk Sanayici ve İşadamları Derneği) yaptı. TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan ‘‘Bu günün kutlanması, AB'yi oluşturan temel değerleri paylaşma arzumuzun bir ifadesi olarak görülmelidir’’ derken, ‘‘AB'ye aday ülkeler arasında Türkiye'nin de yer aldığının’’ belirtilmesi gerektiğini vurguladı. Özilhan, ‘‘12 aday ülke’’ ya da ‘‘27 ülkeli AB’’ gibi söylemlere son verilmesini de istedi.
1999 yılında yapılan Helsinki Zirvesi ile birlikte AB'ye aday ülkeler arasına katılan Türkiye'de, 9 Mayıs Avrupa Günü, bu yıl ilk kez TÜSİAD ve AB Komisyonu Türkiye Temsilciliği'nin ortaklaşa düzenlediği bir etkinlikle kutlandı. İş Kuleleri'nde gerçekleştirilen etkinliğin açış konuşmasını yapan TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan, içinde bulunulan günlerin Türkiye için ‘‘fırsat’’ olarak değerlendirilebileceğini vurguladı. Özilhan, şunları söyledi:
‘‘Türkiye zor bir dönemden geçiyor. Ancak içinde bulunduğumuz derin ekonomik ve siyasi sorunların Türkiye'nin geleceği için önemli imkanlar da yarattığını düşünüyoruz. Türkiye kaçınılmaz bir yeniden yapılanma sürecinin eşiğindedir. Yaşamakta olduğumuz kriz, hem ekonomik sistemin hem de siyasi yapıların köklü bir değişime ihtiyaç duyduğunu göstermiştir. Bu krizden gerekli dönüşümleri gerçekleştirerek çıkacağımıza ve eskisinden daha güçlü olarak yolumuza devam edeceğimize inancımızdır tamdır. Türkiye'nin krizler üretmeyen bir ekonomik ve siyasal yapıya kavuşması için yapılması gereken reformlar ile AB'ye tam üyelik yolunda gerçekleştirmek zorunda olduğu reformların tümüyle örtüşmektedir.’’
Türkiye'nin değişim sürecini hızlandırmak için çıkış yolları aradığı bir dönemde, en önemli desteğin ‘‘gelecekteki partneri’’ olarak nitelendirdiği AB'den gelmesinin beklenmesinin son derece doğal olduğunu söyleyen Özilhan, AB'ye de şu mesajı verdi:
‘‘Sürekli bazı şartlar dayatan ve uyarıcı biçimde parmağını sallayan bir AB görüntüsü yerine, Türkiye-AB bütünleşmesinden doğacak sorunların çözümünde yapıcı biçimde destek olmaya hazır bir AB görüntüsü kamuoyunun bazı sıkıntılarını gidermede önemli rol oynayacaktır. AB'nin resmi söyleminde, gelecek ile ilgili tartışmalarında ve aday ülkelerle ilgili girişimlerde 'AB'ye aday ülkeler arasında Türkiye'nin de yer aldığının' belirtilmesi gerekmektedir. '12 aday ülke' ya da '27 ülkeli AB' gibi söylemlere son verilmelidir.’’
Prodi: Unutmayın öncelikle Türksünüz
Avrupa Günü etkinliğine görüntülü bir mesaj gönderen Avrupa Komisyonu Başkanı Romano Prodi, Türklere Avrupalı olurken özlerini kaybetmemelerini tavsiye etti. Prodi şunları söyledi: ‘‘AB'ye girmeyi hedefliyorsanız sadece insan hakları ve demokrasiyi değil, koyulmuş olan tüm kuralları yerine getirin, büyük bir değişim içine gireceksiniz. Ama unutmayın, öncelikle Türksünüz bunu kaybetmeyin. Ben Avrupalıyım ama ayrnı zamanda bir İtalyanım, bunu unutmuyorum. AB'nin tarihteki yeni bir deneme olduğunu vurgulayan Prodi, ‘‘6 ülke olarak doğduk, şimdi 15 ülkeyiz, 2004'te aramıza yeni ülkeler katılacak’’ dedi. AB'nin 500 milyon kişilik bir pazar olduğunu belirten Prodi, bu pazara üye olan bütün üyelerin kazanacağı mesajını verdi. AB ile önemli bir kültürel dönüşümün yaşandığını belirten Prodi, ‘‘Ben küçükken yabancı dili konuşanlar düşmanımızdı, şimdi 15 ayrı dilin kullanıldığı bir aileyiz’’ diye konuştu.
TÜSİAD AVRUPA GÜNÜ NOTLARI
Kokoreçi bırakırız canımız sağolsun
Görsel malzemeyle desteklenerek zenginleştirilen program alışılmış TÜSİAD toplantılarının aksine eğlenceli bir ortamda gerçekleşti.
Sunumunu TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Nuri Çolakoğlu'nun üstlendiği Avrupa Günü kutlamasına, tam bir televizyon düzeni hakimdi. Çolakoğlu'nun televizyonculuk deneyimini kullandığını etkinlik, birçok TV kanalından canlı olarak da yayınlandı. Kutlamayı yayınlayan kanalların program akışını da dikkate alan Çolakoğlu, etkinliği 10.00 haberleri nedeniyle 5 dakika geç başlattı. Çolakoğlu, salondaki konukları nasıl oturmaları gerektiğine kadar pekçok konuda da uyardı.
Türkiye'de ilk kez resmi olarak kutlanan Avrupa Günü'nde sadece siyasilerin görüşlerine yer verilmedi. Etkinliğin sokak röportajları ile halkın ve Türkiye'de yaşayan yabancıların Avrupa Birliği konusundaki görüşleri de ekranlara yansıtıldı. Sokak röportajı yapılanların ‘‘Kokoreçi yasaklayacaklarmış, canımız sağolsun biz de başka bir şey buluruz’’, ‘‘Bizi hiç AB'ye alırlar mı, düzelelim de alsınlar’’, ‘‘Avrupa'ya gitmek istiyorum, Türkiye bir an önce AB'ye alınsın’’ gibi yorumları gülüşmelere neden oldu.
Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Başkanı Kürşat Eser, gazeteci-yazar Hasan Cemal gibi bazı katılımcılarla röportaj yaptı. Bu röportajlar arasında en çok alkışı ise Galatasaray Üniversitesi'nde öğrenci olan Mehmet Karlı aldı. ‘‘Nasıl bir üniversite, nasıl bir Türkiye’’ beklentilerini anlatan 22 yaşındaki Karlı, AB'nin kendilerine bir vizyon sağlayacağını, AB'den bilgiyi alıp politikacıları baskı altında tutmaları, verimliliği ve üretkenliği artırmaları gerektiğini söyledi.
Açılışı ve kapanışı Beethoven'in 9. Sefonisi ile yapılan etkinlikte, sanatsal faaliyetlere yer verildi. İstanbul'da yaşayan yabancıların çocuklarının devam ettiği İstanbul İnternatonal Community School'un korosunun seslendirdiği ‘‘We are the world- biz dünyayız’’ şarkısıyla şenlenen Avrupa günü Bahar Korcan'ın danslı defilesiyle sona erdi.