Turgay Şeren: Lucescu'nun yanlışı Turgay ŞEREN
GALATASARAY, Samsunspor karşısında 2 puan bıraktı. Bu çok önemli. Nedeni; Mustafa Denizli'nin Fenerbahçe'si büyük bir çıkışta. Hem averajca, hem de puanca G.Saray'ın 2 puan üstüne çıktı.
G.Saray, Samsun'da farklı kazanabilirdi. Özellikle ilk yarıda Hasan Şaş, Ergün, Hagi, kim Samsunspor sağ tarafına deplase olduysa, bomboş bir alan buldular. Ve bir sürü gol pozisyonu yakaladılar. Bir teki gol oldu. Onu da Okan attı. Sonra, Arif, Emre, Hasan Şaş inanılmayacak goller kaçırdılar.
Lucescu'nun yanlışı, Hasan Şaş ile Arif'i değiştirmesidir. Oyunun 1. dakikasından itibaren Samsunspor'dan alınan Serkan'ı oynatmamasıdır. Lucescu, sen Serkan'ı bu maçta oynatmazsan, hangi maçta oynatırsın. Çocuk Samsun seyircisinin sevgilisi.
ATILAN TEKME
Ayrıca orada kendini ispat etmek isteyeceği kesin. Sen 3 dakika kala oyuna aldın. Maç sonrası da hakemden şikayet ettin. Kulaklarımla duydum, televizyon ekranından izledim. Hakem ne yaptı? Gol attın, vermedi mi? Jardel tekme atmadı mı?
Hasan Şaş topu tribünlere vurmadı mı? G.Saray'ın en iyisi Hagi, hakeme el kol işaretleri yapıp, sözlü davranış içine girmedi mi? Lucescu, seni geldiğinden beri destekledim.
Gene de desteklerim. Zira sen Galatasaray'ın teknik direktörüsün. Herkes televizyon ekranlarından ve canlı olarak maçları izliyor Lucescu. Neyin ne olduğunu görüyor. Boşuna insanları yanlış yönlendirmeye çalışma. Yoksa gözden düşersin.
Denizli ve Baliç
Ank.Gücü ile oynanan Türkiye Kupası maçında Mustafa, Baliç'i çıkardı. Soktuğu Serhat iki gol attı. İstanbulspor karşılaşmasında Baliç'i kadroya almadı, gene Serhat iki gol attı ve maçı kazandırdı. Maç sonraki yazımda, ‘‘Baliç’’ dedim, ‘‘F.Bahçe sensiz de kazandı. Dikkat.’’
G.Saray, G.Birliği, Siirt maçlarını da Mustafa'nın F.Bahçe'si kazandı, hem de sensiz kazandı. En önemlisi de senin yerine oynayan Revivo bu maçları kazandıran adam oldu. Sen hala gece kulüplerinde geziyorsun, Mustafa'ya telefon edip, geç geleceğini söylüyorsun. Aferin Mustafa. Baliç'e çok iyi bir ders verdin. Ve diğer F.Bahçeli futbolculara bir futbol takımı nedir, onu gösterdin. Şimdi yapacağın bir şey var. Oynat yahut, oynatma ama Baliç'i de yıl sonuna kadar kiralık da olsa, bir gün ihtiyacım olur düşüncesiyle F.Bahçe'ye kazandır.
Ata Aksu, yalanlarına devam et
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy ve yardımcısı Ata Aksu, Türk futbolunu yönetiyor. Vah benim zavallı Türk futboluma... Kimlerin eline kaldı, kimlerle yönetiliyor ve kimlerden alkış alıyor?
Spor kulüplerimizin başkanlarının büyük bir bölümü, Haluk-Ata ikilisine destek veriyor. Bakan Fikret Ünlü'ye müracaat etmişler. Ünlü'nün hazırladığı tüm kulüplerimizi ilgilendiren yeni yasa taslağında federasyon başkanları yüksek okul mezunu olacak. Ne yazık ki, Haluk, yüksek okul mezunu değil. Haluk'a şefaat etmişler. Ve demişler ki: ‘‘Sayın Ünlü, hepsi yüksek okul mezunu olsun, bizim federasyon başkanımız da bugünkü durumuyla orada yerini alsın.’’
YÜKSEK OKUL
Benim Fikret Ünlü'den bir ricam var. Yeni çıkacak yasaya iki madde eklesin. Birincisi, Başbakanlık Denetleme Kurulu'nun suçlu bulduğu ve savcılığa devrettiği federasyon başkanı görevden alınsın. O zaman söyleyecek hiçbir şey yok, tartışılacak bir şey de yok. İkincisi, Profesyonel Futbol Federasyonu Başkanı da yüksek okul mezunu olmalıdır. Bu da Profesyonel Futbol Yasası'na eklenecek diğer maddedir.
Ata Aksu, ‘‘Verilen ciplerden haberim yok’’ yalanını televizyon ekranından bağırdı. Oysa, federasyonun resmi evrağı, haberleri olduğunun bir delili. İkincisi, cipler verilirken, arkada Türkiye Futbol Federasyonu'nun binası var. Bu bir yalan.
15-20 gün önce TV ekranlarına, ‘‘Toto bize tek kuruş vermedi’’ diyen Aksu, Erdenay Oflas'ın rakamları açıklamasıyla yalanlarına devam etti, ‘‘Verdi ama, az verdi’’ dedi. Toto kurulduğundan bu yana futbol kulüplerine 3 trilyona yakın para ödenmiş. Ata'nın yutturmacasına bakın. Arkadaş, Toto kurulduğu zaman 1 dolar, 10 liraydı.
TOTO’NUN DESTEĞİ
Nasıl bugünkü rayiçten, yani 700 bin liradan yapılan yardımı hesaplıyorsun? Ey Ata Aksu, bugün profesyonel kulüplerin oynadığı statların büyük bir bölümü, Toto'nun desteği ile yapılmıştır. Hatta amatör tesisler de... Ama bizim Ata, yalanlarını bir türlü doğruya çeviremedi. Bekliyorum.
Süren'den hayali gelirler
G.Saray Spor Kulübü Mali Bütçesi geçen gün yapıldı ve ibra edildi. Zaten başkası da beklenmiyordu. Otomatik parmakların otomatikçe kalkacağı belliydi. Toplam borç, 113 milyon dolar.
Şimdi sıkı durun. Ey Süren, ben ‘‘G.Saray'ın borcu 70 milyon dolar’’ derken sen, ‘‘Gerçekleri bilmiyorlar’’ diye televizyon ekranlarına çıkmadın mı? Şimdi yine sen, toplam borcun 113 milyon dolar olduğunu söylüyorsun. Ayrıca, AIG'den gelen 20 milyon doların da havaya uçtuğunu bile bile...
‘‘Alacağım ise 76 milyon dolar’’ diyorsun. İyi, güzel de bu 76 milyon dolar içinde 20 milyon dolar bonservis ve futbolcu kira bedeli var sayılmış. Avrupa Kupaları'ndan 9 milyon dolar, halka açılıştan 15 milyon dolar ve daha bunun gibi bir sürü hayalciliğe dayanan gelirleri bütçenden rahatlıkla gösteriyorsun. Peki arkadaş, senin 2001 yılında hiçbir masrafın olmayacak mı? 2001 yılında G.Saray Spor Kulübü'nün her uzvu dondurulacak, sonra 2002 yılında tekrar mı canlandırılacak? Ama ne yazık ki, üzülerek ve utanarak söylüyorum, G.Saray Genel Kurulu'nun üzerine ölü toprağı serilmiş.
Önümüzdeki günlerde G.Saray Spor Kulübü'nün ne gibi zavallı duruma düşeceğini ne yazık ki izleyeceğiz. İşte o zaman kafalar duvarlara vurulacak ama hiçbir faydası olmayacak.