21 Ocak 2001,
Pazar
 İnsan Kaynakları
 
 Piyasanet
 Teknonet
 Astronet
 Kültür Sanat
 Şehir Rehberi
 Bulmaca
 Seri İlanlar
 
 Üniversite Rehberi
 
 
 E-mail

Oktay Ekşi: Tepkimiz ulusal olmalı





Oktay EKŞİ

ŞİMDİ sonuç alacak önlem ve tepki koyma zamanı. O nedenle sorumluluk öncelikle Dışişleri Bakanlığı'na düşüyor. Bakalım Sayın İsmail Cem ve emrindeki diplomatlarımız yarın (22 Ocak günü) toplanacak olan Milli Güvenlik Kurulu'na, Fransa'ya karşı alınacak önlemler ve gösterilmesi doğru olan tepkiler konusunda ne öneriler getirecekler? Ve doğrusu birkaç şeyi daha merak ediyoruz:

Fransız Parlamentosu ‘‘Ermeni soykırımı yasası’’nı, Türkiye Cumhuriyeti'nin suratına tokat atarcasına yani oybirliği ile kabul edinceye kadar ne yaptık? Örneğin, Paris'teki Büyükelçimiz Sayın Sönmez Köksal acaba Ankara'yı gerektiği gibi uyardı mı? Önerilerini söyledi mi? Kendisi orada inisiyatif kullandı mı? Ankara'nın bir karşı plan hazırlamasını talep etti mi? Ettiyse Dışişleri Bakanlığı bu konuda herhangi bir hazırlık yaptı mı?

ABD Kongresi'nde aynı konu gündeme geleceği zaman tüm mesaisini söz konusu önerinin kabulünü önlemeye tahsis eden Washington Büyükelçimiz Baki İlkin'in çalışmalarını Türkiye'den bile hissedebiliyorduk.

Acaba Paris Büyükelçiliğimiz de öyle bir gayret içindeydi de, bizim mi haberimiz olmadı?

Bunları ilgililer yanıtlarsa iyi olur diye düşünüyoruz, ama ondan önce... Yıllardır Türkiye'yi yönetenler, bu bile bile üstümüze yürüyen vahim iddialar ve onlara karşı alınması gereken önlemler hakkında ne yaptı diye sormak gerekmez mi?

Ve eski cumhurbaşkanlarımıza ve başbakanlarımızın bu konuda yıllardır neler yaptıklarını açıklamalarını beklesek, onlar da bizi aydınlatsalar doğru olmaz mı?

Öyle ya... ‘‘Ermeni katliamı’’ suçlaması pat diye gökten düşer gibi karşımıza çıkmadı. Ermeniler kampanyaya taa 1973 yılında Mehmet Bahadır ve Bahadır Demir isimli iki diplomatımızı ABD'de öldürerek başladılar. Ve kafamıza dank etsin istermiş gibi çoğu diplomat 41 insanımızı öldürdüler.

Ya biz?

Öldürülenleri gömecek bir şehitlikten başka ne yaptık?

Hadi biz yapmadık. Yapacak olanlara bile yardım etmedik. Örneğin -tüm aksine iddialara rağmen- herkes biliyor ki Osmanlı arşivlerini araştırmacılara hálá tam olarak açmadık.

Dün de yazdığımız gibi, biz Fransa'nın bu çirkin, bu (fırsat bulunca örnekleriyle ortaya koyacağımız) çifte standart ürünü yasayı çıkarması karşısında çok ve etkin önlemler alma ve tepki gösterme olanağına hálá sahibiz. Ama bunu bir süre önce İtalya'ya gösterdiğimiz gibi oradan gelen sebze vs. sandıklarını sokağa dökmek yahut bayrak yakmak gibi enayice ve ilkel tepkilere dönüştürmemeliyiz.

İşte bunun için Milli Güvenlik Kurulu'nun tavsiyelerini ve hükümetin kararını beklemek bizce en doğrusudur.

Böylece hem bireysel tepkimizi ulusal çapa çıkartabiliriz, hem de bu ulusal konuda tam bir birlik ve bütünlük içinde olduğumuzu gösterebiliriz.



Ana Sayfa | | | | | | | | | |
Piyasanet | Teknonet | | Şehir Rehberi | İnsan Kaynakları | | | | | |
| | Bize yazın |
  Hürriyet