17 Ocak 2001,
Çarşamba
 Ana Sayfa
 Haber İndeksi
 Türkiye
 Ekonomi
 Dünya
 Spor
 Yaşam
 Dizi
 Yazarlar
 Hürriyet İstanbul
 Hürriyet Ege
 Hürriyet Akdeniz
 Kelebek
 İnsan Kaynakları
 
 
 Piyasanet
 Teknonet
 Astronet
 Kültür Sanat
 Şehir Rehberi
 Hava Durumu
 Televizyon
 Bulmaca
 Seri İlanlar
 
 Üniversite Rehberi
 
 Agora'da Bugün
 Türk Basın Özetleri
 
 E-mail
Son güncelleme: 14:15

Medeni kanun yenileniyor

Adalet Komisyonunda görüşülmekte olan medeni kanun sonunda yenilenme aşamasına geldi. Adalet Bakanı Bakanı Hikmet Sami Türk,Türk Medeni Kanun Tasarısı'nın dilini eleştiren FP milletvekilerini, ''50 yıldır hazırlanan tasarıyı engellerseniz, sorumluluğunu üstlenirsiniz'' diye uyardı. Medeni kanun 1926 yılında kabul edilmişti.

Adalet Komisyonu'nde görüşülen tasarıda, halen yürürlükteki kanunda yer almayan kelime ve kavramların kullanılmasına itiraz eden komisyonunun FP'li üyeleri, Adalet Bakanı Türk'ü ''ırkçılık yapmak'' ve ''Türkçe'ye ihanet etmekle'' suçladılar.

FP İstanbul Milletvekili Nazlı Ilıcak, tasarıda kullanılan dil ile ideolojik bir tavır sergilendiğini savundu ve parti olarak bu konuda bazı rezervleri olacağını söyledi. Türkçe'de bazı kelimelerin kökü alınarak ''uydurma kelimelerle'' yeni bir dil yaratılmaya çalışıldığını iddia eden Ilıcak, kelimelerin kendi tabii ömrü içinde yaşadığını ve zorlamayla kullanımdan kaldırılamayacağını söyledi.

''Sadeleştirme adı altında Türkçe kıyımı yapılıyor'' diyen Ilıcak,eleştirdikleri 12 Eylül yönetiminin en başarılı çalışmasının Türk Dil Kurumu'nu kapatmak olduğunu iddia etti. Ilıcak, Atatürk'ün de ''Güneş-Dil Teorisi'' ile yapılan yanlışları gördüğünü kaydetti. Ilıcak, ''Almanya'da nasyonalistlerin yaptığı ırkçılığı, ne yazık ki Türkiye'de sol kesim yapıyor. Bu bizi rencide ediyor'' diye konuştu.

FP Erzurum Miletvekili Fahrettin Kukaracı da halen yürürlükte olan kanundaki 30-40 kelimenin mutlaka yeni tasarıda da yer almasını istedi. Bu amaçla çok sayıda önerge veren Kukaracı, önergelerin kabul edilmemesi üzerine, ''Madem hiçbirşey değişmeyecek o zaman boşuna zaman öldürmeyelim'' dedi.

FP istanbul Milletvekili Mehmet Ali Şahin, dil konusunda tutucu olmadığını, ancak tasarıda Anayasa'da bile kulanılmayan kelimeler bulunmasını yadırgadığını ifade etti.

''ANAYASA DİLİ ESAS ALINDI''

Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, FP milletvekilerinin eleştirilerini yanıtlarken, tasarının hazırlanmasında ''ideolojik yaklaşım'' izlenmediğini belirterek, 1926 yılındaki kanunun artık hiç kimse tarafından anlaşılmadığını, Anayasa dili esas alınarak kapsamlı bir çalışma yaptıklarını söyledi.

''Kanunu eline alan herkes, ne olduğunu anlayacak'' diyen Türk, kendilerinin kelime icat etmediklerini, Türk hukuk dilinin ulaştığı noktanın yansıtıldığını vurguladı.

FP'lilerin ortaya koyduğu tavrı ''nezaketsizlik'' olarak değerlendiren Bakan Türk, ''önce gerekçeyi, şimdi de dilini eleştirdiniz. Bununla, 50 yıllık bir çalışmayı engelleme sorumluluğunu üstlenirsiniz. Dil, tasarının amacının başında geliyor. Bugünkü kuşaklar, mevcut kanunu ancak sözlükle anlıyorlar. Buna gerek yok...''dedi.

DSP'li milletvekilleri de FP'lilerin tutumunu eleştirerek Adalet Bakanı Türk'e destek verdi.

HUKUKÇULAR, MİLLETVEKİLLERİNİ İKNA ETTİ

Tasarıda, FP milletvekillerinin karşı çıktığı, ''şart'' yerine ''koşul'', ''temyiz'' yerine ''ayırtım'', ''rüşt'' yerine ''ergin'', ''tahsis'' yerine ''özgülenmek'', ''teşkilat'' yerine ''örgütlenme'' sözcükleri konusunda Tasarıyı hazırlayan komisyonun Başkanı Prof.Dr. Turgut akıntürk ve bazı öğretim üyeleri, milletvekillerine açıklamadabulunarak, çekinceleri giderdi.

Komisyonda uzun süre tartışma konusu olan bir diğer konu da ''yerleşim yeri'' ile ilgili maddeler oldu. Tasarıda, yerleşim yeri ile oturulan yer arasında bir ayrım yapılmasına karşı çıkan bazı milletvekileri, ''ikamet''' kelimesinin yaygın olarak kullanıldığını belirterek, bunun yeni tasarıda da kullanılmasını istediler.

Hukukçu Akıntürk, ''ikametgah'' kelimesinin resmi makamlar tarafından bile yanlış kullanıldığını belirterek, ''Bir kişinin yerleşim yeri ile oturtuğu yer farklıdır'' dedi.

Akıntürk, milletvekillerinin ''Bizim 2 konutumuz var. Biri seçim bölgesinde diğeri TBMM lojmanlarında. Hangisi konutumuz olacak?'' sorularına ise toplantı sonrasında açıklık getirdi.

''BÜLENT ERSOY ERKEK KALSA MI İYİYDİ...''

Tasarıda, ''cinsiyet değişikliği'' maddesi de eleştiri konusu oldu.

FP'li Ilıcak, konunun önemli olduğunu belirterek, üzerinde tartışılmasını istedi. Ilıcak, ''Bu bir sosyal ihtiyaç mı, tartışalım. Bülent Ersoy erkek kalsa mıydı daha iyi, yoksa kadın olması mı?'' diye sordu.

Adalet Bakanı Türk, 1988 yılında yasaya eklenen bir madde ile evli insanlara da cinsiyet değiştirme hakkı tanındığını hatırlatarak ancak yeni yasa ile bunun zorlaştırıldığını söyledi. Sosyal ve aile birliğinin korunması amacıyla cinsiyet değişikliğinin çeşitli koşullara bağlandığını hatırlatan Türk, ''Bazı ülkeler, aynı cinsten insanların evliliğine veya birlikte yaşamasına imkan veren düzenlemeler yaptılar. Ancak ahlaki anlayışımız buna imkan tanımıyor''dedi.



Ana Sayfa | | | | | | | | | |
Piyasanet | Teknonet | | Şehir Rehberi | İnsan Kaynakları | | | | | |
| | Bize yazın |
© Copyright 2001  Hürriyetim