Muharrem SARIKAYA
MALİYE Bakanlığı'nın telefonunda bekleme müziği olarak ‘‘Neşeli ol ki genç kalasın’’ şarkısı çalıyor. Ancak karşımıza çıkan Sümer Oral'ın sesinin neşesi, telefon müziğiyle tezat oluşturuyor.
Daha ‘‘Nasılsınız?’’ sorusunu dahi sormadan, evden ‘‘Allah bugün şevkimi kırmasın’’ diye sokağa adımını attığını belirtiyor ve on dakika kadar konuşuyor.
Kayınbiraderinden dolayı kendisine yöneltilen eleştirilerin tahammül sınırını aştığını vurguluyor ve ekliyor:
‘‘38 yıllık meslek hayatım sonucunda varlığım da, ekonomik durumum da ortada...’’
Kayınbiraderi Orhan Aslıtürk için soruşturmanın derinleştirilmesi talimatını bizzat kendisinin verdiğini, bunun sonucunda birçok pisliğin ortaya çıkarıldığını anımsatıyor ve ekliyor:
‘‘O kişi evlendiğimizde 4-5 yaşındaydı. İnsan arkadaşını seçmede özgürdür. Ama kardeşini, akrabasını veya eşinin akrabasını seçme özgürlüğü var mıdır? Bu kişiyle aramda irtibat olduğunu ispat edebilecek varsa çıksın. Yolsuzluğu yapan kim olursa olsun üzerine giderim, gittim de. Bu konularda akraba, kardeş tanımam.’’
Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan af tasarı taslağında banka soyanların da af kapsamı içine alınmasını nasıl karşıladığını sorduğumuzda biraz duraklıyor.
Henüz tasarıyı görmediğini belirtiyor.
Birçok kişinin, ‘‘Bundan sonra vergi vermeyeceğim’’ tepkisini dile getirdiğini hatırlattığımızda, tasarıya bakışını da ortaya koyuyor:
‘‘Türkiye büyük zorluklarla bir ekonomik program uyguluyor. Başarı da elde etti. Türkiye bu mücadeleyi bırakırsa o zaman sıkıntıya girer.’’
Oral'ın görüşlerini, hemen ardından konuştuğumuz ANAP Grup Başkanvekili Beyhan Arslan da dile getiriyor.
Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın af tasarı taslağı üzerinde çalışma görevi verdiği Aslan, banka hortumcularının af kapsamı içine alınmasının toplum vicdanını rahatsız edeceğini söylüyor.
Aslan, ekonomik suça ekonomik ceza ilkesini reddetmiyor. Ancak, bu suçu işleyenlerin de belirli bir cezayı çekmeleri gerektiğini vurgulayıp ekliyor:
‘‘Hiç değilse cezalarının dörtte üçü af kapsamına girsin. Örneğin, 10 yıllık bir ceza indirimi geliyorsa 2.5 yılı af kapsamı dışında kalsın, yatsın. 12 yıl ise üç yıl yatsın. Yaptıkları yanlarına kár kalmasın...’’
Aslan da vergi yasalarının bu kadar yük getirdiği bir ortamda, bankaları dolandıranların affedilmesini kimsenin kabul edemeyeceğini vurguluyor.
Koalisyon ortağı MHP'nin ardından, ANAP da ‘‘hortumculara affa’’ sıcak bakmadığını kayda geçiriyor.
Aslında, hortumculara affa DSP içinde de sıcak bakmayan çok sayıda milletvekili olduğu biliniyor.
Önce fikir suçları için başlatılan af çalışması, daha sonra kader mahkûmlarını da kapsayacak şekilde genişliyor.
Hükümete geldiğinde ise kamu kaynaklarından haksız menfaat sağlayanlar da kapsam içine dahil oluyor.
Yani her bir adımda eklenen bir maddeyle yeni birileri kurtuluyor.
Partinin paralarını yok etmekten yargılanan, kapatılan RP'nin yasaklı lideri Necmettin Erbakan dahi bir anda kapsam içine giriyor.
Hükümetin önümüzdeki hafta başı Meclis gündemine getirmeye hazırlandığı af, her bir adımda içinden daha çıkılmaz bir duruma geliyor.
Bu da affın çıkışını her bir aşamada daha zorlaştırıyor.