Emin ÇÖLAŞAN
AVRUPA İnsan Hakları Mahkemesi bugün Apo davasını görüşmeye başlayacak. Bu mahkeme bu davada acaba ne yapacak, neyi yargılayacak ve kararını neye göre ve nasıl verecek!
Apo bir katildi. Hatta geçen yüzyılın en büyük katillerinden biriydi. Dahası, yüreksiz biriydi.
Binlerce Kürt insanını dağlara salmış, ölümlerine neden olmuştu. Pek çoğunun cesetleri dağ başlarında kurtlara kuşlara yem olurken Apo Suriye'nin başkenti Şam'da krallar gibi yaşıyor, haremini karşısına alıp karnını kaşıyor, onlarla tatlı hayat sürdürüyordu.
PKK terörü Türkiye'de 40 bin'e yakın insanın canını aldı. Buna terörist takımı dahildir.
Türkiye altüst edildi. Ne uğruna?
Emperyalist Avrupa'nın uğruna.
Apo Avrupa'nın maşası, Avrupa'nın piyonu idi.
Avrupa zaman zaman Türkiye'nin içini kaşır. Bazen şeriatçı, bazen Kürtçü isyanlar çıkarır. Bazen de Sünni-Alevi, sağcı-solcu, Türk-Kürt kavgası yaratmak için uğraş verir.
Osmanlı döneminden beri böyle gelmiş böyle gider. Biz bu filmi çok gördük. Atalarımız daha da çok gördüler.
Türkiye'ye yönelik terörün biri bitince öbürünü başlatır Avrupa.
İstiklal Harbi sırasında şeriatçı isyanlar, hemen ardından Ermeni isyanları, sonra Musul'u yitirmemize neden olan Şeyh Sait isyanı ve diğerleri...
1970'li yıllarda sağ-sol, Sünni-Alevi kavgaları.
Sonra Türk-Kürt kaşıması...
Ve 1970'li yılların sonlarında başımıza Ermeni terör örgütü ASALA'nın musallat edilmesi. ASALA'yı bitirmemizle birlikte bu kez Apo ve örgütünün piyasaya çıkarılması.
Şimdi dikkat ediniz, Apo ve örgütü bitti. Bu kez Ermeni meselesi yine Avrupa ve Amerika tarafından ısıtılıyor. Başımıza yeni bir bela açılmak isteniyor.
***
Ama hiç kuşku yok, başımıza açılan en büyük bela PKK idi. Tam 15 yıl boyunca maddi ve manevi açıdan çok sıkıntı çektik.
PKK her türlü yardım ve desteği Avrupa'dan gördü.
Merkez üssü bazı Avrupa ülkeleriydi. Bugün de öyle.
En sonunda ne oldu? Türkiye, Suriye'ye bastırdı ve Apo oradan ihraç edilmek zorunda kaldı. Uzun süren Avrupa ve Afrika serüveni boyunca yine bazı Avrupa ülkelerinin koruması altındaydı.
Bir süre sonra Kenya'da enselenip Türkiye'ye getirildi. Yargılandı ve idam cezası aldı. Yargılayan DGM'de asker yargıç yoktu.
Türkiye'ye getirildikten sonra işkence görmedi. Kendisine kötü davranılmadı.
Kalıbının adamı değilmiş ki, duruşmalarda bülbül gibi öttü, bildiklerinin pek çoğunu anlattı. Bir anlamda itirafçı oldu.
Bugün bile İmralı'dan ‘‘özgürce’’ ötmeye devam ediyor. Onun her konudaki çok değerli görüşlerini her gün gazetelerde okumaya devam ediyoruz!
İmralı'ya çeşitli zamanlarda ‘‘insan hakları’’ heyetleri gidip beyefendiyi makamında ziyaret ettiler. İşkence görmediğini, kendisine kötü davranılmadığını onlara da söyledi. Yakınlarıyla ve avukatlarıyla düzenli görüşüyor, gazete ve kitap okuyor, radyosundan müzik dinliyor, besleniyor, çamaşırları yıkanıyor.
Televizyonu yokmuş. Eh, bu kadar kusur kadı kızında da olur!
İdam derseniz, nasılsa asılmayacak... Çünkü Türkiye'ye Apo'nun ölüsü değil dirisi lazım.
Eğer asılacak olsaydı, bugüne kadar bin defa, melekler gibi göklere uçurulmuş olması işten bile değildi.
***
Ben şimdi çok merak ediyorum, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bu davada neye bakacak ve neye karar verecek?
Böyle bir katil kendi ülkelerinde olsaydı, örneğin İngiltere'de 40 bin'e yakın İngiliz'in, Almanya'da Alman'ın, İsveç'te aynı sayıda İsveçlinin katili yakalanmış olsaydı, o ülkeler ne yapardı?
Bırakın her şeyi bir yana, o ülkeler çökerdi efendim.
Bu, Avrupa'nın Türkiye'ye karşı uyguladığı çifte standartların son örneğidir.
Apo ve örgütü tarafından yok yere öldürülen öğretmenlerin, bebeklerin, ihtiyarların, kadınların, köylü ve kentlilerin, şehit edilen binlerce subay, astsubay ve polisimizin ve hatta aynı örgüt tarafından dağlara sürülüp öldürtülen binlerce teröristin ‘‘insan hakkı’’ yok muydu?
Bizdeki ve Avrupa'daki ‘‘insan hakçıları’’ için insan hakları, sadece terörist için var. Öldürülen, sakat bıkarılan, evinden köyünden yoksun kalan, okulu elinden alınan, açlığa mahkûm edilen kişilerin ve onların yakınlarının ‘‘insan hakkı’’ hiç yok.
Duyduk duymadık demeyin, mahkeme bugün başlıyormuş! Orada Apo'nun ‘‘insan hakları’’ ele alınacakmış!
Apo ve insanlık! İkisi birbirine ne de yakışıyor!