|
|
|
|
 |
Son güncelleme: 12:00 |
|
|
Adalet Bakanlığı, kendi af taslağını sakıncalı buldu
Af yasası için bir taslak hazırlayan Adalet Bakanlığı, kendi hazırladığı tasarının sakıncalarını raporlaştırdı. Raporda, taslağın adaletsiz uygulamalara yol açabileceği belirtiliyor.
Raporda, hazırlanan 'Af Yasası Tasarısı' ile Cumhurbaşkanı'nca daha önce veto edilen Bazı Suç ve Cezaların Affına İlişkin Kanun karşılaştırıldı. Bakanlık, taslaktaki eksikler nedeniyle, Anayasa Mahkemesi'nin geçmişteki gibi iptal kararları vererek, istenmeyen suçların af kapsamına girmesini sağlayabileceğine dikkat çekti. Taslaktaki sakıncalı hususlar şöyle sıralandı:
-Ölüm cezasının yerine getirilmemesi öngörülüyor, yerine getirilmeyecek ölüm cezası yerine çekilecek cezadan herhangi bir indirim yapılmamaktadır.
-Müebbet ağır hapis ile diğer cezaların hepsinde aynı miktar olarak 10 yıllık indirim yapılmaktadır. Bu durum kendi içinde adil sonuçlar doğurmayacaktır. Şöyle ki, tehlikelilik hali birbirinden farklı olan, örneğin idam cezası iyi hali görülerek müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen de 10 yıllık bir indirimden yararlanacak. Buna göre daha az tehlikeli olan örneğin 11 yıl ağır hapis cezasına mahkum olan da 10 yıllık indirimden yararlanacaktır. Bu itibarla herkesten aynı miktarda indirim yapılması yerine 3713 sayılı Kanun'da olduğu gibi (1991'de çıkarılan ve şartla tahliyeyi öngören Terörle Mücadele Yasası) şartlı tahliye süresi için hükümlülük süresinin belli bir kısmının çekilmesinin aranması daha adil olacaktır.
-Kişi yürürlükteki hükümlere göre daha erken serbest bırakılmasına karşılık Türk Ceza Kanunu'nun 121-124. maddeleri gereğince bihakkın tahliye tarihinin bitmesini bekleyecek. Bu süre zarfında kanuni yasaklılığı bulunduğu için herhangi bir iş yapamayacaktır. Bu durum toplum açısından daha büyük tehlikeler doğurabilecektir. Zira kişi dışarıda serbest olarak dolaşmasına karşılık herhangi bir iş sahibi olmadığı için suç işlemesi an meselesi olabilecektir.
Adaletsiz sonuçlar doğabilir -Anayasa Mahkemesi, Terörle Mücadele Kanunu'ndaki şartlı tahliye için farklı süreler öngörülmesi ile bazı suçların kapsam dışında bırakılmasını iptal etmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin şartlı tahliye açısından aynı kanunda farklı düzenlemeler getirilmesini iptal etmesi karşısında, hazırlanan taslakta bazı suçların şartlı tahliye kapsamı dışında tutulmasını da iptal etmesi kuvvetle muhtemeldir. Bu nedenle taslak ile 647 sayılı Kanun'a eklenmesi amaçlanan geçici 11. maddenin 5. numaralı bendinde yer alan (kapsam dışında bırakılan suçlar) bazı suçlar için iptal kararı vererek, kapsama istenmeyen suçların girmesi söz konusu olabilir. Buna karşılık af veya erteleme şeklindeki düzenlemelerin kapsamına bazı suçların alınmaması kanun koyucunun takdirinde bulunmakta olup aynı durumda olanlar açısından farklı sonuçlar doğurmayacak şekilde yapılacak düzenlemelerin anayasal açıdan daha doğru olacağı görülmektedir.
-Taslak ile ertelemeye ilişkin getirilen düzenleme ile sadece davaların ertelenmesinin hükme bağlandığı, cezaların ise ertelenmediği hatırlatıldı. Bu durumda 23 Nisan 1999 tarihinden önceki bir tarihte erteleme kapsamına giren aynı suçu işleyen iki kişiden birisi hemen yakalanıp yargılanıp kesin hükme bağlanmışsa, bu kişi hakkında sadece indirim yapılacak ve daha erken serbest bırakılacak, ancak aldığı mahkumiyet adli sicil kaydından silinmeyecek. Yasaklanmış haklarını bihakkın tahliye kararından 5 yıl bekledikten sonra geri isteyebilecek. Aynı suçu işleyen diğer kişi kaçmış ve davası karara bağlanmamış ise yasa yürürlüğe girdikten sonra bir ay içinde başvurursa davası ertelenecektir. Erteleme tarihinden itibaren 3 yıl içinde ertelemeye konu suç ile aynı cins kasıtlı bir suç işlenmemesi durumunda kişi hakkında dava açılmayacak, açılmış dava ise ortadan kaldırılacaktır. Hakkında hüküm kurulmadığı için sabıka kaydı oluşturulmayacaktır. Bu durum, sadece kaçanlar ile kaçmayanlar arasında değil, davaları çabuk sonuçlandıran hakimin görev yaptığı mahkemede yargılananlar ile davaları geç sonuçlandıran hakimin görev yaptığı mahkemede yargılananlar arasında bile adaletsiz sonuçlar meydana getirebilecektir.
Yargı reformuna zemin oluşturmuyor -Şartlı tahliye günümüzde ağır iş yükü altında bulunan mahkemeler ile Yargıtay'ın işlerinde herhangi bir rahatlamaya neden olmayacak, başka bir ifade ile amaçlanan yargı reformu için uygun bir zemin oluşturmayacaktır. Buna karşılık erteleme veya genel af şeklindeki düzenlemeler, mahkemelerin ve Yargıtay'ın iş yükünü hafifletecek ve gelecek açısından daha adil ve makul sürede davaların sonuçlandırılması için uygun zemin oluşturacaktır.
-Tasarıda, şartla tahliye ve indirim için 10 yıllık süre öngörülmüştür. Cumhurbaşkanı'nca veto edilen af yasasında bu süre 12 yıl olarak belirlenmiştir. Kanunlarda paralelliğin sağlanması bakımından dikkate alınması gerekmekle birlikte bu husus takdire ilişkindir.
Hazırlanan metinde, tasarı taslağının, veto edilen af yasasına göre daha az suçu af kapsamı dışında bıraktığı vurgulandı. Veto edilen af yasasında küçüklere ve çocuklara yönelik daha lehte hükümler yer aldığı ancak, tasarı taslağının çocuk ve küçükler için ayrı ve lehte hükümler içermediği belirtildi. | |