23 Ekim 2000,
Pazartesi
 Ana Sayfa
 Haber İndeksi
 Türkiye
 Ekonomi
 Dünya
 Spor
 Yaşam
 Dizi
 Yazarlar
 Hürriyet İstanbul
 Hürriyet Ege
 Hürriyet Akdeniz
 Kelebek
 İnsan Kaynakları
 
 Piyasanet
 Teknonet
 Astronet
 Eğlence
 Şehir Rehberi
 Hava Durumu
 Televizyon
 Bulmaca
 Seri İlanlar
 
 Üniversite Rehberi
 
 Türk Basın Özetleri
 
 İnternet Media Kit
 E-mail

O artık fıstık kraliçesi

EDA TANRIKULU

1991 senesinde Türkiye Güzeli seçilen ve ardından mankenlik hayatına adım atan Özlem Kaymaz, şimdilerde Türkiye distribütörlüğünü üstlendiği fıstıklarla gündemde. Mankenlikten sonra evlenip Hollanda'ya yerleşen Kaymaz'la, Türkiye'ye dönüşü, anneliği, iş hayatını ve fıstıkları konuştuk...

Önce güzellik kraliçesi seçildi. Ardından mankenlik hayatıyla gündeme geldi. Aşk ilişkilerine ve skandallara adını karıştırmadan mankenliğe devam eden Özlem Kaymaz, bir süre önce de evlenip Hollanda'ya yerleşmişti. Şimdilerde, iki yaşındaki kızıyla ilgilenen ve ev kadınlığı yapan Kaymaz, bir de tek ayağı Türkiye'de olan bir iş kadını oldu. Kızını ve evliliğini ihmal etmeyecek şekilde iş kadını olmanın yararlarını anlatan Özlem Kaymaz, şimdilerde tanıtımını yaptığı fıstıklarla haşır neşir...

Fıstık üretimi yapan bir şirket açarak geri döndünüz...

Evet. Artık iş hayatına atılmamın zamanı gelmişti. Beş çeşit çerezimiz var. Katkı maddesi içermiyor, tamamen bitki özleriyle üretiliyor, yağ oranı düşük, yani hanımların kilo sorununa karşı duyarlıyız. Çok leziz olduğu için biracılara, sağlıklı olmasından dolayı da çocuklara hitab ediyor. Marketlerde de araştırmalar yaptık, satışlarımız iyi gidiyor.

Evlilik, çocuk ve yabancı ülkede yaşamak nasıl?

Evlendiğimizin ertesi günü gittik eşimle Hollanda'ya. Bambaşka bir ortam ama hiç çıkmadığım bir ortam değil. Dört yaşından beri gidip gelirim Avrupa'ya. Mankenlikten önce sporculuk hayatım oldu, yüzme ve sörf müsabakaları için Avrupa'da kamplara gittim hep. Bir de burada bazı şeylerden kaçmak istedim. Trafik, elektrik ve su kesintisi gibi tersilkler, orada yok tabii. Hem burada çok meşhur olduğum için orada insanların beni tanımaması hoşuma gitti. Çok hoş geldi, hala da geliyor. Medeniyete alışmak her zaman daha kolay. Esas zor olan kötü şartlara alışmak...

Lolitaların ilkiyim

Şimdiki mankenlerden tanıdıklarınız var muhakkak..

Benim dönemim bundan bir önceki dönemdi. İlk 14 yaşında Marie Claire Dergisi'yle başladım. Bayağı bir fotomodellik sürdü zaten. Derken güzellik yarışması ve mankenlik geldi. Düşünün, ilk defileme Nergis Kumbasar'la çıktım. 15 yaşındaydım, Vizon Show'ların favorisi halindeyim. Esasında lolitaların ilkiyim. Okul formamla giderdim defilelere. Artık 14 yaşında podyuma çıkana kötü gözle bakılıyor. O zaman takdir ediliyordu. Aslında saygı duyulacak birşey, o yaşta o cesarete sahip olmak.

Şimdiki mankenleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kötü. Soyunma yoluyla daha profesyonelleştirdiklerini düşünüyorlar belki de işi. Ama biz açık saçık bir kıyafetle podyuma çıkacağımız zaman, toplu iğnelerle tuttururduk elbiseyi. Bazı modacılar açısından tutucu olarak değerlendirilebilirim ama olsun. Şimdi belki askı olmak açısından daha rahat olabilirler bu zamandaki mankenler. Ama maalesef, olayın ahlaki yönünü kaybetmiş haldeler. Burada yaşıyorsak, buranın ölçülerine göre hareket edeceğiz, bu bu kadar basit. Örf, adet, gelenek ve görgü kurallarına göre böyle davranılmaz. Davranırsan bu damgayı yersin.

Türkiye Hollanda arası gidip gelmek zor olmayacak mı?

Çok problemli günler, uykusuz geceler oluyor ama herkesin hayatında oluyor bunlar. Ne kadar çok başarıyı istersem, o kadar çabuk ulaşırım gibi geliyor bana. Allah yardım eder diye düşünüyorum. Bilmiyorum, ben evlenmeden önce de herkes bana tepki gösterdi. 'Yabancı bir ülkeye gitmek, hem de burada kraliçeyken oraya gitmek seni demoralize eder' dediler. Hepsini kulak arkası ettim. Eşim beni ben olduğum için sevdi. Avrupa'da da bana ben olduğum için bakıyorlar. Türkiye'de idol oluyorsun. Ama şimdi buraya gelip, işimi kaldığı yerden devam ettirmek istiyorum. Bu sefer manken olarak değil, işkadını olarak geri dönüyorum. Mankenlik devam edecek bir meslek değil. Hepimiz mutlu bir yuva için uğraşıyoruz. Ben ona sahibim. Sadece kızım okula başlayınca bir yerde oturmak zorunda kalacağız. Avrupa'da okumasını istiyoruz.

Kimdir Özlem Kaymaz?

1974 doğumluyum.

10 yaşındayken Galatasaray Lisesi'nden milli yüzücü seçildim.

Yüzmede sayısız Türkiye rekoru ve şampiyonluğum var.

Ardından wind-surf'e geçtim.

Türkiye'den dışarı açılan ilk milli wind-surf'çüyüm.

Dünya şampiyonasına katıldım, 11. oldum.

Mayo defilelerinde tercih edilmemin sebebi, mayoyla büyümüş olmam.

1992'de İtalyan Lisesi'nden mezun oldum.

Mezuniyetle beraber taç geldi.

Üniversiteye devam etmedim, tacı seçtim.

İlk defa bir televizyon kanalının güzellik yarışması canlı yayınlanmıştı.

Gaye Sökmen'le mankenliğe başladım.

Dört sene profesyonel mankenlik yaptım.

Aşklarım ve skandallarımla değil, mankenlik kariyerimle göze girdim.

1997'de evlendim.

1998'de kızım doğdu.

Eşim beni destekliyor. O da bir işadamı. İşe karşı hazzı var.