17 Ekim 2000,
Salı
 Ana Sayfa
 Haber İndeksi
 Türkiye
 Ekonomi
 Dünya
 Spor
 Yaşam
 Dizi
 Yazarlar
 Hürriyet İstanbul
 Hürriyet Ege
 Hürriyet Akdeniz
 Kelebek
 İnsan Kaynakları
 
 Piyasanet
 Teknonet
 Astronet
 Eğlence
 Şehir Rehberi
 Hava Durumu
 Televizyon
 Bulmaca
 Seri İlanlar
 
 Üniversite Rehberi
 
 Türk Basın Özetleri
 
 İnternet Media Kit
 E-mail

Dul kadın psikolojisine girmem

Yener SÜSOY

Genç yaştaki evliliğimiz alışkanlık oldu

Türk pop müziğinin son starı Hande Yener, henüz 27 yaşında ama hayli deneyim geçmiş başından. Özellikle evliliğiyle ilgili olan anıları, aşkın ve evliliğin ‘‘gerçekten’’ ne olduğunu merak edenler için düşünülmeye değer şeyler. Hande, bugün 9 yaşındaki oğlu Çağın'la çok mutlu. Kendine inancı tam ve yeniden evlenmeyi aklına bile getirmiyor.

Liseden ayrıldıktan sonra 17 yaşında ilk aşkım Uğur Kulaçoğlu'yla evlendim. Ablasıyla birlikte gümrük komisyonculuğu yapıyordu. Beş ay flört dönemi geçirdik. Yaşım evlenmeye tutmuyor. Ben şarkıcı olmakta hálá ısrarlıyım. Ailem baktı ki 18'imi geçtikten sonra bana hákim olamayacak, evlenmeme izin verdiler. Uğur'u o kadar çok seviyordum ki, ailem izin vermese ona kaçacaktım. Çocukluk aşkı işte. Yakışıklı, iyi huylu, beni seven, bana değer veren bir insandı. Ailesi de çok düzgün, Sürmeneliler. Fatih'te nikahımız kıyıldı, bir süre sonra da askere gitti. O arada ben hamile olduğumu anladım. İkimiz de korunma bilincinde değildik. Çocuğu aldırmak ters geldi bize. Yaşımız büyüdükçe Uğur'la çatışmalarımız başladı. O dönem ithalat ihracat da çok kötü olduğu için işe gitmiyordu. Ben erkeğin manevi olarak da güçlü olmasını seviyorum. Evde tatil yaşamayı alışkanlık haline getirdiği gibi, hoşuma gitmeyen birtakım serseri arkadaşlar edinmişti. İkimiz de o kadar çok uç olmuştuk ki... Ben klas, ağır olmayı seven bir insanım. Çocukken bile annem benden beş yaş büyük ablamı bana emanet ederdi. İşim nedeniyle evimi hiç ihmal etmedim. Yemeğimi de yaptım, evimi de temizledim, çok pratik olduğum için her yere yetişebilirim. Çok yağmurlu bir gecede ona artık ayrılmamız gerektiğini söyledim. Bu konuşmayı yapmak bana çok zor geldi, ama aşk evliliğimiz alışkanlığa dönüşmüştü. Değil bana dokunması, onunla aynı evde yaşamak bile batıyordu. Boşandıktan sonra dul kadın psikolojisine girmedim, yoğun çalıştım. Bir süre yüzüğümü çıkarmadım, insanlar hemen atlama durumlarına geçmesin, kurt kapanına düşmeyeyim diye. Anne ve babam da keşke ben iki yaşımdayken boşansalardı. Çünkü onlar ayrıldığında 17 yaşındaydım, büyük acılar çektim. Yeniden evlenmeyi düşünmüyorum.

Bana şampanya patlatan erkekten nefret ederim

Erkeğin önce kendine güveni olacak, bana kabaca, ukalaca yaklaşmayacak. Kendini kasan erkekten hoşlanırım. İki dakika önce bir kadınla konuşup, iki dakika sonra dönüp bana ‘‘Senin için ölüyorum, bitiyorum’’ diyenlere gülüyorum. Ben o erkek için özel biri olmalıyım, bunu hissetmeliyim. Benim için çok uğraşmalı. İki sene süren son flörtüm benim peşimden tam üç ay koştu. Bu süre içinde boyunca onun yanında bir tane bile kız görmedim. Öyle abartılı çiçekler gönderilmesinden, şampanyalar patlatılmasından nefret ederim. İlişkideki temel kuralım her şeyi paylaşmaktır. Bir de yalan söylemeyecek. Yalanını öğrendim zaman yurt dışına filan kaçsın yani. Sahne öyle bir yer ki, isim ollma birileri size hayran oluyor, ayılıp bayılıyor, şampanya açıyor. Benden böyle bir yüz bulamazlar.

Sezen Aksu’dan azar da işittim

Sezen Aksu'yu ekranda her gördüğümde onu öpmek, kucaklamak gelirdi içimden. Acayip sıcak, natürel bir insandı. Onunla tanıştıktan sonra da karşımda hep aynı Sezen'i buldum. İşinde çok prensipli, cok ciddi bir insandır. Vokalistliğinin dışında iki sene de asistanlığını yaptım. Bu arada azarını da işittim. Onun kızgınlıkları anlıktır, uzatmaz. Akıllıysanız Sezen Aksu'yla çalışabilirsiniz. Ama ağırkanlı, kolay anlayamayan, saftrik biriyseniz asla yapamazsınız. Albümüm çıktıktan sonra aradım kendisini, ulaşamadım. Yanındakilere albümümü çok beğendiğini söylemiş. Aslında benim ona gitmem gerekiyordu ama, bir türlü olmadı. O çat kapı gidilecek bir insan değil. İlk karşılaşmamızda kendisine ‘‘Bu işi sizden öğrendiklerimin desteğiyle yaptım, size şükranlarım var’’ diyeceğim.

En büyük hayalim yurtdışına açılmak

Yıllardır amacım bugüne gelmekti, bunun için koştum. Şu günden sonra bu bayrağı daha yukarılara taşımak istiyorum. Bugüne kadar bütün hayellerim gerçekleşti, şimdiki hayalim ise yurtdışına açılmak. Bir şeyi kafama koyarsam aşama aşama onu gerçekleştiririm. İddialı ve hırslıyım. Hırsım zarar verici değil, çok temkinli ve sabır doludur. Ben adım adım giderim. Zamana, kadere çok inanan insanım, dini inançlarım kuvvetlidir. 2000 yılı bana uğurlu geldi. Sekiz yıldır müzik dünyasında olmama rağmen mesleğime çok yeni başlamışım gibi geliyor, kendimi 18 yaşında hissediyorum.