9 Temmuz 2000, Pazar
 Ana Sayfa
 Haber İndeksi
 Türkiye
 Ekonomi
 Dünya
 Spor
 Yaşam
 Dizi
 Yazarlar
 Hürriyet Ege
 Hürriyet Akdeniz
 İnsan Kaynakları
 
 Piyasanet
 Teknonet
 Astronet
 Hava Durumu
 Televizyon
 Seri İlanlar
 
 Türk Basın Özetleri
 Dış Basın Özetleri
 
 İnternet Media Kit
 E-mail

Yalçın Bayer: Güler Hanım tamamen haklıdır





Yalçın BAYER

OKUR HATTI

SAYIN Bayer,

Dünkü köşenizde Güler Dinleç adlı Ankaralı bir okurumuzun mektubunu yayımladınız. Okurunuz mektubunda, Kemal Sunal'ın kaybından dolayı yapılan yayınları, cenaze töreninden verilen görüntüleri izlediğini belirtiyor.

Bütün bunların Kemal Sunal'ın hakkı olduğunu belirtiyor. Ancak 28 Haziran günü kaybettiğimiz ünlü ut virtüözü ve bestecisi Cinucen Tankorur hakkında gazetelerin çoğunda tek satır dahi haber ve yazının çıkmadığını belirterek bizi eleştiriyor.

Bunlar arasında Hürriyet Gazetesi'nin de bulunduğunu yazıyor.

Okuyucumuza tamamen hak veriyorum. Gazete olarak bu kıymetli sanatçımız için gereken yayın hassasiyetini göstermediğimizi üzülerek kabul ediyorum.

Bu hatamızı önümüzdeki günlerde gidereceğimizi belirterek, Güler Hanım'a da bu hassasiyetinden dolayı teşekkür ediyorum.

Ertuğrul ÖZKÖK

Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni

Edirne Havaalanı inşaatında mülkiye başmüfettişi 200 milyar haksız ödeme tespit etti. DLM Müdürü ise 'fazla ödeme yapılmadığı kanaatindeyiz' diyor

Uçaklar değil ama paralar uçtu gitti

(Müteahhit parti başkanlarının hiçbir zaman ortadan kalkmadığının bir kanıtı olan bu yazı, 'ANAP müteahhit partisi olmaktan çıkacaktır' diyenlere ithaf olunur.

EDİRNE'de bundan dört yıl kadar önce havaalanı yapımı gündeme gelir.

Bulgaristan sınırına üç kilometre uzaklıktaki bu alanın adı ilk olarak Şükrü Paşa, sonra Demirhanlı, son olarak da Mimar Sinan Havaalanı konulur.

Havaalanı pistinin yapımını Edirne İl Özel İdaresi üstlenir.

Aslında havaalanının yer seçimi yanlış olmuştur. Çünkü pist Bulgaristan hava sahasında kalmaktadır.

İhale açılır, 565 milyar keşif tutarlı işi, yüzde 53 gibi görülmemiş bir indirimle 'Tavşanoğlu ve Öztürk İnş. San. TAŞ' şirketi kazanır.

Öztürk İnşaat, ANAP Edirne İl Başkanı Asım Öztürk'ündür. Ve her ANAP'lı İl Başkanı gibi Rizeli'dir. Edirne'de birçok okul inşaatı yapmaktadır.

O kadar cömerttir ki, geçenlerde ANAP'a il binası armağan etmiştir.

Demirel bir Edirne ziyaretinde, 2105x30 ebadındaki pisti yetersiz bularak 3000x45'e çıkartır.

İnşaatın kontrollük hizmetlerini Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı Demiryolları, Limanları ve Hava Meydanları İnşaat Genel Müdürlüğü İstanbul 4. Bölge Müdürlüğü üstlenir.

Bu arada Ulaştırma Bakanlığı'nın stol havaalanı olarak düşünülen havaalanı için Özel İdare'ye 121 milyar lira gönderilir.

MÜFETTİŞ USULSÜZLÜK SAPTADI

Özel İdare'lerin başı, valiliklerdir. Edirne Valisi de, adam dövdüğü ve İstanbullu bir kişiye Keşan'da ikametgah gösterilerek tabanca ruhsatı verdiği iddiaları nedeniyle İçişleri Bakanlığı'nca teftişe uğrayan Mehmet Canseven'dir.

Bu inceleme sırasında havaalanındaki yolsuzluk ve usulsüzlükler de saptanır.

Buraya kadar yazdıklarımız, Sirkeci'den postaya verilmiş bir başmüfettişin raporunda yer almaktadır.

Ancak raporda kapalı ifadeler arasında usulsüzlük yapıldığı şu sözcüklerle anlatılmaktadır.

‘‘... Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi'nin 6. maddesi ve konuya ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanlığı genelgelerine aykırı olarak 1999 yılı içerisinde toplam 178.526.338.500 TL'sının (KDV dahil) yüklenici firmaya kum-çakıl fiyat farkı olarak usulsüz ödendiği...’’

Raporda, bu işlem sırasında akaryakıt için ayrıca fiyat farkı ödendiği ve bunların geri alınması gerektiği hususları yer alır.

Açıkcası başmüfettiş, 'Haksız ödenen 178.5 milyar geri ödenmelidir' demek istiyor. Belki bu miktar faiziyle 200 milyarı aşabilecektir.

Dikkat edilirse, müteahhite yapılan söz konusu ödemeler sadece 1999 yılını kapsamaktadır.

Bu arada İçişleri Bakanlığı da, işin içinden çıkabilmek için dosyayı Sayıştay'a gönderir.

ANAP'LI MÜTEAHHİT ZORDA

Mülkiye başmüfettişinin raporu üzerine ANAP İl Başkanı, müteahhit Asım Öztürk'ün etekleri tutuşur. Bazı ANAP'lı milletvekilleriyle bakanlıkların kapısını aşındırmaya başlar. Hatta Saadettin Tantan'ın babasının Sapanca'daki cenazesine çiçek bile gönderir.

Vali Canseven gelişmeler karşısında sıkıntıya düşer. Hele kendisinin Öztürk'le sık sık İstanbul'a gittikleri öğrenilirse ne diyecektir?

200 milyarın geri ödenmesi kolay değildir. ANAP'lı başkan Öztürk'ün, başmüfettişe giderek, ‘‘Aman beni yakma’’ dediği de öğrenilir.

Mülkiye başmüfettişi, ‘‘Hakedişlerle haksız kum, çakıl fiyat farkı ödenmesine neden olan DLH İstanbul 4.Bölge Müdürlüğü teknik personeli hakkında ön inceleme yapılmasını’’ istediğinden, raporun bir örneği İçişleri Bakanlığı'nca İstanbul Valiliği'ne gönderilir. Valilik de uzman kuruluş olarak DLH'ye...

DLH'DEN AKLAMAMI MI?

Artık siyaseten bir şeylerin yapılması gerekmektedir. Aracılar devreye girer. Ve aradan 12 gün geçer.

7.6.2000'de DLH İstanbul Bölge Müdürü Salih Gümgüm, İstanbul İl İdare Kurulu'na gönderdiği altı sayfalık yazıda, başmüfettişin iddialarının aksine ‘‘... sıralanan gerekçelerle, ilgili raporda belirtilen ve haksız ödendiği iddia edilen 178.526.338.500 TL'nın hesabında hata olmadığı ve herhangi bir fazla ödeme yapılmadığı kanaatindeyiz’’ der.

Bir yerde 'aklama' anlamına gelen bu ifadeler kuşkuluyla karşılanır.

Kelime oyunları yapılan her iki raporda bazı ifadeleri mühendisler bile çözemez.

DLH Genel Müdürü Dr. İhsan Gülay bu yazıdan sonradan haberdar olur ve duruma el koyar. 4. Bölge Müdürlüğü personeli, mühendisler Ümit Çelik, Ayhan Mızrak, Cevat Çakmakçı, Sıraç Karayağız, Ayda Doğan, Recep Başer ve Emin Çakıcı'nın sorumlulukları bulunup bulunmadığını araştırmaya koyulur.

Dr. Gülay, Ulaştırma Bakanı Prof. Enis Öksüz'ü arayarak bilgi verir. İstanbul'dan istediği dosyayı, gereği yapılmak üzere Ulaştırma Bakanlığı Teftiş Kurulu'na gönderir. ‘‘Görünmeyen gizli pislikler ve alet olanlar varsa yerinde tutulmaz’’ der.

Bu arada akla Emlakbank eski müteahhidi Sadri Şener'in Atatürk Havaalanı 3. pistinin ihalesi geliyor. 3 trilyona ihale edilen pist için bugüne kadar 22 trilyon ödendi, daha 22 trilyon lira ödenecek.

Neden mi?

Toprak hafriyatı ve çakıl, kum taşıma işlerinde gariban mühendisler hesaplamalarda yanlışlık yaptıklarından!

İşte devlet böyle soyuluyor.

Sorumlu çok

BİR havaalanı yapmak özel idarenin işi midir?

DPT'nin onayı var mıdır? Genelkurmay'dan izin alınmış mıdır?

Yoksa ihale edelim, birilerine verelim, bir parti başkanına rant yaratalım anlayışı mıdır?

Karadenizli Bayındırlık Müdürü Kemal Hacıoğlu teknik adamlarına çakıl-kum fiyatlarını hiç denetletmez mi, onların Öztürk'ün bürosundan neden çıkmadıklarını hiç sorgulamaz mı?

Bulgaristan sınırında sanayisi olmayan, Kapıkule'si çöken, köy yollarını onarmak için bile para bulamayan Özel İdare'nin üstesinden gelemeyeceği bu iş sonunda Ulaştırma Bakanlığı'na devredilecek.

Ama para nerede? Bugünkü hesaplara göre havaalanının tümüyle bitirilebilmesi için 6 trilyona ihtiyaç bulunuyor.

Edirne Havaalanı ile ilgili soruşturma dosyası şimdi İçişleri, Ulaştırma ve Bayındırlık Bakanlıkları arasında gidip gelecek ve çakıl-kumla devletten götürülen 200 milyarın geri alınıp alınmaması konusunda ciddi bir sınav verilecektir.

Bir de MHP'li müteahhit var

MHP Edirne İl Başkanı Ömer Demir Karadenizli bir müteahhit... Onun da Sağlık Bakanlığı'ndan aldığı Uzunköprü Devlet Hastanesi'nin ek inşaatı ve kayan sağlık lojmanlarının onarım ihaleler var. Resmi bir görevli, ‘‘Ömer Bey, hakedişlerini gayet kolay alıyor. DYP Milletvekili Ayvaz Gökdemir'in (Komanda Ayvaz) kayınbiraderi olan Başhekim Dr. Orhan Şimşir ile gayet iyi anlaşıyor. İktidar ortağı Karadenizli müteahhit il başkanlarının, hükümetle bir sorunla yok maşallah...’’ diyor.