Sedat ERGİN
TÜRKİYE, doğal gaz boru hatları stratejisinde ibreyi Türkmenistan'dan Azerbaycan'a çevirmeyi ‘‘tarttığı’’ yeni bir arayışa yöneliyor.
Bu arayışın gerisinde Türkmenistan Cumhurbaşkanı Safarmurad Türkmenbaşı'nın Hazar geçişli doğal gaz projesine nihai olurunu geciktirmesinin Ankara'da yarattığı sıkıntı yatıyor.
Türkmenbaşı, projeye ilişkin anlaşmaların tamamlanmasına karşılık, hattın yapımına başlanabilmesi için yeşil ışığı bir türlü yakmıyor.
Türkmenbaşı, yeşil ışığı yakabilmek için bir taraftan ABD'nin ön ödeme yapmasını isterken, diğer taraftan da Rusya ile uzun dönemli bir doğal gaz anlaşmasının pazarlığını yürütüyor.
ABD ile Rusya'yı birbirine karşı oynama taktiği projeyi geriye atarken, arada en çok sıkışan taraf, bu projenin en hararetli destekçisi olan, bunu stratejik önceliklerinden biri haline getiren Türkiye oluyor.
İki nedenle: Birincisi, bütün ağırlığını koyduğu, üstelik ABD'yi de uzun ısrarlar sonucu dahil ettiği bir projenin sürüncemede kalması, Türkiye açısından her şeyden önce bir prestij sorunu yaratıyor.
İkincisi, Ankara, geçen kış bütün ülkenin yaşadığı enerji darlığının ışığında geleceği kurtarma baskısını üzerinde hissediyor.
Ankara'nın Türkmenbaşı'nın oyalama taktikleri karşısında daha ne kadar beklemeye tahammülü var?
Bu soru, Ankara'yı Azerbaycan seçeneği üzerinde ciddi bir şekilde düşünmeye sevk ediyor.
Bu noktada, Ankara'nın önünde cazip bir öneri var. Öneri, aynı zamanda Bakü-Ceyhan boru hattının yapımını da üstlenen konsorsiyum içindeki BP-AMACO şirketi tarafından getiriliyor.
Azerbaycan'ın Hazar'daki Şah Deniz havzasında yeni keşfettiği büyük doğal gaz rezervlerinin işletme hakkı BP-AMACO'nun başını çektiği ikinci bir konsorsiyumun elinde bulunuyor.
Azerbaycan Devlet Başkanı Haydar Aliyev'in de kuvvetle desteklediği bu öneri çerçevesinde, BP-AMACO, Ankara 'evet' derse, ilk aşamada yılda 5 milyar metreküp Azeri doğal gazını en geç üç yıl içinde Gürcistan sınırında Türkiye'ye teslim edebileceğini belirtiyor.
Bu seçeneğin önemli bir kolaylığı, Azerbaycan'ın Bakü'den Gürcistan sınırına kadar uzanan eski bir boru hattı şebekesine zaten sahip olması.
Bu şebekeyi Türkiye'ye bağlayabilmek için önce Gürcistan toprakları üzerinde 250 kilometrelik bir boru hattı, ikinci ayakta ise Doğu Anadolu doğal gaz iletim hattını Horasan üzerinden Gürcistan sınırına bağlayacak yine 250 kilometrelik ikinci bir hattın yapımı gerekiyor.
Bu yıl sonuna kadar karar verilmesi durumunda, 2003'ün ilk yarısında Azeri doğal gazının Türk sınırından teslimi pekala mümkün.
Ankara'nın tek çekincesi, Azeri doğal gazına yöneldiği takdirde Türkmenistan'a verilen stratejik önceliğin ikinci plana düşecek olması.
Buna karşılık, Azeri seçeneği ağır bassa bile, ikinci aşamada Türkmen doğal gazının bu hatta eklenmesinde bir sıkıntı yaşanmayacak. Bir başka deyişle, Azeri seçeneği Türkmen seçeneğini dışlamıyor.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in 11-12 Temmuz tarihlerinde Azerbaycan'a yapacağı ziyaret, bu konudaki kararın netleşmesi açısından önem taşıyor.