10 Mayıs 2000, Çarşamba
 Ana Sayfa
 Haber İndeksi
 Türkiye
 Ekonomi
 Dünya
 Spor
 Yaşam
 Dizi
 Yazarlar
 Hürriyet İstanbul
 Hürriyet Ege
 Hürriyet Akdeniz
 Kelebek
 
 Piyasanet
 Teknonet
 Astronet
 Hava Durumu
 Televizyon
 Seri İlanlar
 
 Türk Basın Özetleri
 Dış Basın Özetleri
 
 İnternet Media Kit
 E-mail

El yazısıyla itiraf

Mumcu suikastı zanlısı Yusuf Karakuş'un, örgüte girmek için Hizbullah Lideri Hüseyin Velioğlu'na yazdığı bir sayfalık mektup, 7 yıllık sırrı çözdü. Karakuş, eylemin nasıl yapıldığını ayrıntılarıyla mektupta anlatıyor.

UĞUR Mumcu suikastını örten 7 yıllık sırrı, zanlı Yusuf Karakuş'un, çatışmada öldürülen Hizbulhah Lideri dinci terörist Hüseyin Velioğlu'na gönderdiği ‘itiraf mektubu’ çözdü.

Suikast soruşturmasını yürüten üst düzey bir emniyet yetkilisi Hürriyet'e bu mektubun soruşturmanın en önemli delillerinden birisi olduğunu söyledi. Yetkili şu bilgiyi verdi:

‘‘Karakuş'un Velioğlu'na gönderdiği itiraf mektubu elimizde. Karakuş el yazısıyla kaleme aldığı bu mektubunda, Mumcu suikastını gerçekleştirenlerin kimler olduğunu, eylemin nasıl yapıldığını ayrıntılarıyla anlatmış. İşte mahkemeye sunulacak en iyi delil. Zaten Mumcu suikastı buradan çözüldü. Hiç kimse delil yok diye endişe etmesin. Elimizde son derece önemli ve hafife alınmayacak yeteri kadar delil var.’’

Karakuş'un yazdığı bir sayfalık mektupta, ‘‘Ben Tevhid Selam grubundan ayrıldım. Sizin gruba geçip çalışmak istiyorum. Önceki yıllarda yaptıklarımı referans olarak veriyorum. Ben, Uğur Mumcu suikastında da bulundum’’ sözleri yer aldı. Karakuş ifadesinde de, Hizbullah ile bağlantıyı eşi Aslı Karakuş'un ağabeyi Murat Filiz aracılığıyla kurduğunu vurgulamıştı.

Zanlılardan Yusuf Karakuş ve Abdulsamet Çelik, pişmanlık yasasından yararlanabilmek için mahkemede delil olabilecek çok sayıda ayrıntıyı da polise anlatıyor. Bunların arasında Ankara'da kaldıkları otelin kayıtları ve telefon kayıtları da bulunuyor. Karakuş'un Ankara'da verdiği ifadesinde, faili meçhul kalmış başka suikastları da üstlendiği bildirildi.

BİR HAFTA SORGUDALAR

Mumcu soruşturmasını Ankara DGM Başsavcısı Cevdet Volkan'la yürüten Ankara DGM Savcısı Hamza Keleş, dün gözaltındaki 9 zanlı için 2 günlük ek gözaltı süresi verdi. Keleş'in verdiği ek gözaltı süresi önceki gece yarısından itibaren geçerli olacak. Zanlılar için bugünden itibaren DGM Yedek Hákimliği 3 gün daha ek süre verebilecek. Savcılık ve Emniyet yetkilileri bir haftayı bulan gözaltı süresini sonuna kadar kullanacaklarını açıkladılar. Mumcu sanıklarının Ankara'da benzer yöntemle seri şekilde öldürülen ve faili meçhul kalan diplomat cinayetleri konusunda da sorgulandıkları belirlendi. İsrailli diplomat Ehud Şadan, Suudi diplomat Aldülşivebi, Amerikalı Çavuş Victor Marwick, Mısırlı Basın Ataşesi El Kurabi ile Prof Dr Bahriye Üçok bombalı suikastlar sonucu Ankara'da öldürülmüşlerdi.

Eğitim kampı gibi ev

MUMCU operasyonunda gözaltına alınan ve örgütün kuryeliğini yaptığı belirtilen Arif Tarı'nın, İzmit'in Servetiye Köyü, Hasbahçe mevkiindeki 2 katlı ahşap evi, eğitim kampı gibi. Evde çok sayıda yatak ve giyecek ile gıda maddesi bulunuyor. 2 yıl önce Hizbullah operasyonunda gözaltına alınan Tarı'nın evinde depremzedelere gönderilen yardım malzemeleri de var. Evde 5 Mayıs 2000 tarihli gazetelerin bulunması Tarı ve yakınlarının, kısa süre öncesine kadar burada olduğunu gösteriyor. Tevhid Selam Grubu'ndan 15 kişi, Bosna'ya Sırplar'a karşı savaşmaya gitmeden önce, burada silahlı eğitim görmüş.

Baba Karakuş: Yusuf katil

UĞUR Mumcu suikastında gözcülük yaptığı belirlenen Yusuf Karakuş'un Çorum'un Dodurga ilçesi Tutuş köyünde oturan babası 75 yaşındaki Mustafa Karakuş, oğluna öfke kustu. Baba Karakuş, ‘‘Oğlum katildir. 23 yıl önce pusu kurarak bir kişiyi öldürüp 12 yıla mahkûm olmuştu. Annesi de oğlunun hasretiyle öldü’’ dedi.

2'si kız 4 çocuk babası Mustafa Karakuş, oğlunun yakalandığını televizyondan duyduğunu söyledi. Oğlunu cezaevine girdikten sonra sadece 2 yıl önce ölen eşi Emine Karakuş'un cenazesinde gördüğünü anlatan Mustafa Karakuş, şöyle konuştu:

‘‘Köyümüze bir kilometre uzaklıkta ADL Alpagut Dodurga linyit İşletmeleri bulunuyor. 1976'da burada işe başladı. Aynı yıl sendikal faaliyetler sırasında da sağ sol olayına girdi. Sağcıların yanında yer aldı. Bir yıl sonra da Mustafa Kuru ile Hüseyin Yılmaz öldürüldü. Kuru'yu öldürmekten oğlum yakalandı ve 12 yıla mahkûm oldu. Çorum, Bartın, Kastamonu ve Bursa cezaevlerinde yattı. Cezaevinden çıktıktan sonra evlendi, 3 çocuğu bulunuyor.’’